Antalya, nüfus yoğunluğu, trafik, ulaşım süreleri ve yaşam maliyetleri gibi göstergelerin değerlendirildiği araştırmada Türkiye’nin en stresli beşinci şehri olarak sıralandı. Kentte özellikle konut giderleri ve ekonomik belirsizliğin günlük yaşam üzerindeki baskısı öne çıkarken, uzmanlar uzun süre devam eden maddi kaygıların psikolojik etkilerinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtiyor.
2026 yılında farklı kaynaklarda yayımlanan aynı sıralamada İstanbul ilk sırada yer alırken onu Ankara, İzmir ve Bursa takip ediyor. Antalya beşinci, Adana altıncı, Gaziantep ise yedinci sırada bulunuyor. Değerlendirmelerde nüfus yoğunluğu, trafik, işe ulaşım süreleri ve ekonomik koşullar temel stres başlıkları arasında gösteriliyor.
ANTALYA’DA NÜFUS 2,7 MİLYONU AŞTI
Kentin üzerindeki baskıyı artırabilecek göstergelerden biri nüfus büyüklüğü. TÜİK'in 2025 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçlarına göre Antalya'nın nüfusu 2 milyon 777 bin 677 kişiye ulaştı. Antalya bu rakamla İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa'nın ardından Türkiye'nin en kalabalık beşinci ili konumunda bulunuyor.
Turizm hareketliliğinin yoğun olduğu dönemlerde ise kentteki fiili insan hareketliliği daha da artıyor. Bu durum ulaşım, konut ve günlük hizmetler üzerindeki talebin özellikle yaz aylarında daha görünür hale gelmesine neden oluyor.
TRAFİKTEKİ ARAÇ SAYISI 1,6 MİLYONU GEÇTİ
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası'nın TÜİK verilerini temel alan Şubat 2026 göstergelerine göre kentteki motorlu kara taşıtı sayısı bir yılda yüzde 6,60 artarak 1 milyon 689 binin üzerine çıktı. Aynı dönemde Antalya'da 759 bin 753 otomobil ve 540 bin 445 motosiklet kayıtlıydı. Antalya, toplam trafiğe kayıtlı araç sayısında İstanbul, Ankara ve İzmir'in ardından Türkiye'de dördüncü sırada bulunuyor.
Bu tablo, nüfus artışı ve turizm sezonundaki hareketlilikle birlikte değerlendirildiğinde ulaşımın neden kent yaşamındaki önemli stres başlıklarından biri haline geldiğini de gösteriyor.
EKONOMİK BELİRSİZLİK PSİKOLOJİK YÜKE DÖNÜŞEBİLİYOR
Klinik Psikolog Gökçen Özvar, ekonomik belirsizliğin yalnızca bütçeyi ilgilendiren bir sorun olmadığını, uzun vadede insanların ruhsal durumunu da etkileyebildiğini belirtti. Özvar'a göre gelir-gider dengesindeki bozulma ve geleceğe ilişkin belirsizlik; kaygı, tükenmişlik ve umutsuzluk duygularını besleyebiliyor.

Uzun süre devam eden ekonomik baskının kişinin yaşamı üzerindeki kontrol hissini azaltabildiğini ifade eden Özvar, bunun aile ilişkilerine de yansıyabileceğini kaydetti. Maddi sorunların yoğunlaştığı dönemlerde tahammülün azalması, öfke ve aile içi çatışmaların artması olası sonuçlar arasında gösteriliyor.
GENÇLERDE “GELECEK” KAYGISI ÖNE ÇIKIYOR
Ekonomik koşulların gençler üzerindeki etkisine ayrıca değinen Özvar, gelecek kaygısı ile yetersizlik hissinin giderek daha sık karşılaşılan sorunlardan olduğunu söyledi. Harcanan emeğin ekonomik bağımsızlık veya güvenli bir gelecek kurmak için yeterli olmayacağı düşüncesinin motivasyon kaybını besleyebildiğini, bazı kişilerde kaygı ve depresif belirtilerle birlikte görülebildiğini ifade etti.
Ekonomik baskının etkisi yalnızca bireyle sınırlı kalmıyor. Özvar'a göre aile bütçesindeki sıkışma iletişim biçimini değiştirebilirken, evde oluşan stres ortamından çocuklar da etkilenebiliyor.
KONUT GİDERİ STRES TARTIŞMASININ MERKEZİNDE
Antalya'da yaşam maliyetine ilişkin kullanıcı ve piyasa verileri de konutun hane bütçesindeki ağırlığına işaret ediyor. 2026 yılına ilişkin farklı veri platformlarında kent genelindeki ortalama kiralar yaklaşık 23 bin lira seviyesinde hesaplanırken, ilçe, konum ve konut tipine göre rakamlar önemli ölçüde değişiyor. Bu veriler resmi kira istatistiği niteliğinde olmasa da barınma maliyetinin Antalya'daki ekonomik baskının önemli parçalarından biri olduğunu gösteriyor.
Antalya için ortaya çıkan tablo tek yönlü değil. Kent, 2026'da yayımlanan Numbeo Yaşam Kalitesi Endeksi'ni aktaran sıralamalarda Türkiye'de Bursa'nın ardından ikinci sırada da gösterildi. Farklı araştırmaların farklı yöntem ve veri setleri kullanması nedeniyle, “en stresli şehir” sıralamasının Antalya'daki bütün yaşam koşullarını tek başına açıklayan resmi bir gösterge olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.
Buna karşın nüfusun 2,7 milyonu aşması, kayıtlı araç sayısının 1,6 milyonun üzerine çıkması ve konut maliyetlerinin hane bütçelerindeki ağırlığı; Antalya'da ekonomik koşullar, ulaşım ve hızlı kentleşmenin günlük yaşam üzerindeki etkisinin tartışılmaya devam edeceğini gösteriyor.
