Antalya’da 17 Ağustos uyarısı: Zemin etütleri formalite değildir
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, Marmara Depremi’nin 27’nci yılında Antalya’daki yeni yapılaşmada zemin koşullarının dikkate alınmasını istedi.
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçti. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Antalya Şubesi, yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada depremde yaşamını yitirenleri anarken Antalya’nın yapılaşma sürecine ilişkin uyarılarda bulundu.
Şubenin açıklamasında özellikle yeni yerleşim alanları, turizm tesisleri, ulaşım projeleri ve altyapı yatırımlarında jeolojik ve hidrojeolojik koşulların planlamanın temel unsurlarından biri olması gerektiği belirtildi.
JEOLOJİK-JEOTEKNİK ETÜTLER BİR FORMALİTE DEĞİLDİR
JMO Antalya Şubesi, yapı güvenliğinin yalnızca binanın taşıyıcı sistemi üzerinden ele alınamayacağını belirtti. Açıklamada, “Jeolojik-jeoteknik etütler bir formalite değildir” ifadesine yer verildi.
Zemin ve temel etütlerinin yetkin meslek mensupları tarafından hazırlanması, hazırlanan çalışmaların da belediyeler ve ilgili kamu kurumlarınca etkin biçimde incelenmesi istendi.
AFAD’ın yürürlükteki Türkiye Deprem Tehlike Haritası da yerel zemin koşullarından kaynaklanabilecek sıvılaşma, büyütme ve farklı oturma gibi etkileri doğrudan içermiyor. Bu nedenle parsel ve yerleşim ölçeğindeki zemin çalışmalarının yapılaşma kararlarında ayrı bir önemi bulunuyor.
ANTALYA ÇEVRESİNDE 386 DEPREM KAYDI

Antalya İl Afet Risk Azaltma Planı'ndaki veriler de kentin deprem tehlikesinin yerel koşullarla birlikte ele alınması gerektiğini gösteriyor. Planda Antalya ve çevresinde aletsel dönemde büyüklüğü 4 ve üzerinde yüzlerce deprem kaydı bulunduğu belirtiliyor.
AFAD verilerine dayanan plana göre belirlenen sınırlar içerisinde 4,0 ile 5,0 arasında 338, 5,0 ile 6,0 arasında 44 ve 6,0 ile 7,0 arasında 4 deprem kaydedildi. Bu rakamlar toplam 386 depreme karşılık geliyor.
AFAD ayrıca Türkiye Deprem Tehlike Haritası'nın bir “risk haritası” olmadığının altını çiziyor. Deprem riskinin belirlenebilmesi için yapı stoku, nüfus, ekonomik kayıplar ve çevresel etkiler gibi başka verilerin de değerlendirmeye katılması gerekiyor.
BELEDİYELERE JEOLOJİ MÜHENDİSİ ÇAĞRISI
JMO Antalya Şubesi, yerel yönetimlere zemin ve temel etütlerinin denetimini güçlendirme çağrısı yaptı. Belediyelerde yeterli sayıda jeoloji mühendisi çalıştırılması gerektiği belirtildi.
Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde ise kentin jeolojik, jeoteknik ve hidrojeolojik özelliklerini birlikte değerlendirecek, yer bilimleri odaklı kalıcı bir kurumsal yapı kurulması önerildi.
Şube, bu çalışmaların yalnızca yeni yapılaşma için değil, mevcut yapı stokunun yenilendiği kentsel dönüşüm uygulamalarında da gerekli olduğunu vurguladı.
KENTSEL DÖNÜŞÜMDE ZEMİN DE HESABA KATILMALI
Açıklamada kentsel dönüşümün yalnızca eski binaların yıkılıp yenilerinin yapılması şeklinde değerlendirilmemesi istendi. Deprem tehlikesi, yerel zemin koşulları, mevcut binaların güvenliği ve bölgede yaşayanların ihtiyaçlarının aynı planlama içinde ele alınması gerektiği kaydedildi.

JMO Antalya Şubesi afet politikasında müdahale yerine risk azaltmanın öne çıkması gerektiğini şu sözlerle ifade etti:
Önlem almak, enkaz kaldırmaktan daha ekonomik; can kayıplarının ardından yaraları sarmaya çalışmaktan çok daha insanidir.
17 AĞUSTOS TÜRKİYE’DE AFET YÖNETİMİNİ DEĞİŞTİRDİ
17 Ağustos 1999'da saat 03.02'de meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki Marmara Depremi 45 saniye sürdü. AFAD, depremin Türkiye'de afet yönetimi ve koordinasyonunun yeniden ele alınmasında dönüm noktası olduğunu belirtiyor.
JMO Antalya Şubesi de 27’nci yıl mesajında 1999'dan sonraki depremlerin yapılaşma, denetim ve afet öncesi risk azaltma çalışmalarının önemini tekrar ortaya koyduğunu belirtti.
Şube, Antalya’nın afetlere karşı daha dirençli hale gelmesi için bilimsel ve mesleki katkı sunmaya hazır olduğunu bildirdi.
Kaynak: TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, AFAD Türkiye Deprem Tehlike Haritası ve Antalya İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP).
