Antalya'nın Konyaaltı ilçesi sınırlarındaki Feslikan ve Saklıkent yaylalarında mermer ocaklarının neden olduğu tahribat her geçen gün büyüyor. Yazın kent halkının serinlemek için akın ettiği, zengin bitki örtüsü ve su kaynaklarıyla öne çıkan dağlar iş makineleriyle kesilerek mermer bloklarına dönüştürülüyor.
Çevre savunucuları, "Antalya'nın çatısı" olarak nitelendirilen bölgenin madencilik faaliyetleri nedeniyle geri dönüşü zor bir yıkımla karşı karşıya kaldığını belirtiyor. Sahil şeridi kavurucu sıcaklarla mücadele ederken, yaylalarda hâlâ yeşil coğrafya ve serin iklim yaşamını sürdürüyor. Ancak bu eşsiz doğa, yıllardır genişleyen mermer ocaklarının baskısı altında her geçen gün biraz daha yok oluyor.
Sinandeğirmeni, Saklıkent, Moryer, Güzle ve Dereköy yaylaları geçmişte yalnızca yazlık yaşam alanları değil, aynı zamanda üretimin merkezleriydi. Zamanla insanlar bölgeden çekildi, yerlerini iş makineleri, dev kamyonlar ve taş ocakları aldı. Bir dönem yaşam üreten dağlar, bugün blok blok kesilerek ticari bir hammaddeye dönüştürülüyor.
Mermer ocaklarının tahrip ettiği alanın iki yanında Devlet Su İşleri'nin inşa ettiği sulama göletleri bulunuyor. Doyran Mahallesi'nde üreticiler bu göletlerden yararlanarak sebze yetiştirmeye çalışırken, hemen yanı başındaki dağlar dinamitle parçalanmaya devam ediyor. Tonlarca mermer blok Antalya Limanı'ndan Çin, Hindistan ve Körfez ülkelerine gönderiliyor. Çevreciler, bölgenin su kaynakları ve ekosistemi için acil önlem çağrısı yapıyor.
