Antalya’nın 19 ilçesinin isimleri nereden geliyor?
Antalya’nın bugünkü 19 ilçesinin adları, kentin binlerce yıllık geçmişinden izler taşıyor. Alanya’dan Finike’ye, Demre’den Korkuteli’ne bazı isimlerin kökeni antik kentlere, bazıları coğrafi özelliklere, bazıları ise Türk ve Osmanlı dönemlerine uzanıyor.
Antalya Valiliği kayıtlarına göre kent bugün Akseki, Aksu, Alanya, Demre, Döşemealtı, Elmalı, Finike, Gazipaşa, Gündoğmuş, İbradı, Kaş, Kemer, Kepez, Konyaaltı, Korkuteli, Kumluca, Manavgat, Muratpaşa ve Serik olmak üzere 19 ilçeden oluşuyor.
ANTALYA ADI KRAL II. ATTALOS’A UZANIYOR
İlçelere geçmeden önce Antalya adının kendisi de oldukça eski. Antalya Valiliğinin tarihçesine göre Bergama Kralı II. Attalos, bugünkü kent merkezinin bulunduğu yerde bir şehir kurdu. Şehre kralın adına atfen “Attaleia” adı verildi.
Attaleia adı zaman içerisinde Atalia ve Adalya biçimlerinde kullanıldı, daha sonra Antalya'ya dönüştü. Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü de kentin adını “Attalos Yurdu” anlamıyla açıklıyor.
ALANYA: KORAKESION’DAN ALAİYE’YE
Alanya'nın adı kentin farklı dönemlerini doğrudan yansıtan örneklerden biri. Antik çağlarda kent Korakesion adıyla biliniyordu. Bizans döneminde ise Kalonoros adı kullanıldı.
Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubat'ın 13. yüzyılda kenti ele geçirmesinin ardından şehir “Alaiye” adını aldı. Cumhuriyet döneminde ise Alaiye adı Alanya olarak değişti. Böylece ilçenin bugünkü ismi, Selçuklu döneminden kalan tarihsel adın devamı oldu.
FİNİKE: ANTİK PHOINIKOS'UN İZİ
Finike'nin adı çok daha eskiye gidiyor. Antalya Valiliğinin Finike tarihçesinde ilk yerleşimin MÖ 5. yüzyılda Arykandos ağzında “Phoinikos” adıyla kurulduğu belirtiliyor.
Burası Likya'nın önemli limanlarından biriydi. Finike adının Fenikelilerle bağlantılı olduğu da resmi kaynaklarda aktarılan görüşler arasında. Ancak bu bağlantı kesin bir etimolojik hükümden çok tarihsel bir rivayet olarak belirtiliyor.
GAZİPAŞA'NIN ESKİ ADI SELİNUS'TU
Bugünkü Gazipaşa'nın geçmişinde Selinus adı bulunuyor. İlçenin tarihi MÖ 7. yüzyıla kadar götürülüyor. Yerleşim, Hacımusa Çayı'nın iki yakasında gelişen antik Selinus kentiyle bağlantılı.
Osmanlı döneminde bölge Selinti adıyla anıldı. Cumhuriyet döneminde ise Gazipaşa adı verildi. Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün aktardığı bilgilere göre Gazipaşa adıyla ilçe yapılmasına ilişkin karar 21 Ekim 1921 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı. İlçelik statüsü daha sonra kaldırıldı, 1948'de yeniden verildi.
DEMRE: MYRA'NIN BULUNDUĞU TOPRAKLAR
Demre'nin tarihsel kimliği, bugünkü ilçe adından çok sınırları içerisindeki Myra Antik Kenti ile biliniyor. Likya'nın önemli kentlerinden Myra, özellikle kaya mezarları ve Aziz Nikolaos ile bağlantısı nedeniyle dünya çapında tanınıyor.
İlçenin yakın geçmişte kullanılan adı ise Kale'ydi. Daha sonra Demre adı resmileşti. Bu nedenle Demre'nin bugünkü adı ile antik Myra adını doğrudan birbirinden türetmek doğru değil.
MANAVGAT'IN ADI ANTİK ÇAĞDAN TÜRK DÖNEMİNE TAŞINIYOR
Manavgat ve çevresi antik Pamfilya'nın doğu kesiminde bulunuyor. Bölgenin tarihi Side başta olmak üzere çok sayıda antik yerleşimle iç içe.
Manavgat adının kökeni konusunda farklı açıklamalar bulunuyor. Adın Türklerin bölgeye yerleşmesinden sonraki dönemlerde kullanılan biçimlerden bugüne ulaştığı kabul edilse de, tek ve tartışmasız bir etimolojik açıklama vermek mümkün değil. Bu nedenle Manavgat ismini belirli bir antik kelimeye kesin olarak bağlayan popüler anlatılara temkinli yaklaşmak gerekiyor.
KORKUTELİ'NİN ADI OSMANLI HANEDANINDAN İZ TAŞIYOR
Korkuteli'nin eski adlarından biri İstanoz'du. İlçenin bugünkü adı ise Osmanlı tarihinde önemli bir yere sahip olan Şehzade Korkut ile ilişkilendiriliyor.
Şehzade Korkut, II. Bayezid'in oğluydu ve bir dönem Teke bölgesinde görev yaptı. İlçenin Korkuteli adı da bu tarihsel bağlantıyı yaşatıyor.
AKSU ADINI BÖLGENİN SU VARLIĞINDAN ALIYOR
Aksu adı doğrudan bölgedeki Aksu Çayı ile bağlantılı. İlçenin bulunduğu alan aynı zamanda Pamfilya'nın en önemli antik kentlerinden Perge'ye ev sahipliği yapıyor.
Bugünkü Aksu ilçesi ise Antalya'nın idari tarihinde oldukça yeni. 2008 yılında yapılan düzenlemeyle ilçe kuruldu ve Antalya'nın merkez ilçelerinden biri haline geldi.
DÖŞEMEALTI'NIN ADINDA ROMA YOLUNUN İZİ VAR
Döşemealtı adı bölgenin coğrafyası ve eski ulaşım yollarıyla ilişkilendiriliyor. Antalya'nın kuzeyindeki tarihi döşeme yol, uzun yıllar boyunca bölgenin doğal geçitlerinden biri olarak kullanıldı. “Döşeme” olarak anılan bu tarihi yolun aşağı bölümündeki yerleşim alanları zamanla Döşemealtı adıyla tanındı.
Döşemealtı da Aksu gibi 2008'de gerçekleştirilen idari düzenlemeyle ilçe statüsü kazandı.
ELMALI VE KUMLUCA'DA COĞRAFYA ÖNE ÇIKIYOR
Antalya'nın bazı ilçe adlarında ise antik bir kentten çok Türkçe yer adlandırma geleneği görülüyor.
Elmalı adı uzun süredir bölge için kullanılıyor ve çevrenin tarımsal yapısıyla ilişkilendiriliyor. Kumluca'nın bugünkü adı da bölgenin arazi özellikleriyle bağlantılı anlatılıyor. Her iki ilçenin çevresinde çok daha eski Likya yerleşimleri bulunmasına rağmen bugünkü ilçe adları Türkçe.
KEMER ADI BİR YAPIDAN GELİYOR
Kemer'in adının ortaya çıkışında ilçeyi sellerden korumak amacıyla yapılan taş duvarın etkili olduğu aktarılıyor. Dağlardan gelen suların yerleşime zarar vermesini önlemek amacıyla inşa edilen uzun taş yapı halk arasında “kemer” olarak anıldı ve zamanla yerleşimin adı haline geldi.
KAŞ'IN ANTİK ADI ANTIPHELLOS
Kaş'ın bulunduğu bölgedeki en önemli antik yerleşim Antiphellos'tu. Likya döneminde Phellos'un limanı olarak gelişen Antiphellos'un kalıntıları bugün doğrudan Kaş ilçe merkezinde görülebiliyor.
Kaş adı ise Antiphellos'un Türkçeleşmiş biçimi değil. Bugünkü adın Türk döneminde ortaya çıktığı kabul ediliyor.
KEPEZ VE KONYAALTI COĞRAFİ TANIMLARDAN GELİYOR
Kepez kelimesi Türkçede yüksek veya tümsek araziyi tanımlayan yer adlarında karşımıza çıkıyor. Antalya'nın kuzeyindeki ilçenin adı da bulunduğu coğrafyayla bağlantılı.
Konyaaltı'nın adı konusunda ise en yaygın açıklama, bölgenin eski dönemlerde “Konyaaltı” ya da buna yakın biçimlerde anılması ve Antalya'dan bakıldığında Konya yönüne uzanan yol güzergâhının altında kalmasıyla bağlantı kurulması. İsmin kökeni konusunda farklı anlatımlar bulunduğu için kesin bir tarihsel hüküm vermek güç.
MURATPAŞA ADINI KARATAY MEDRESESİ'NİN BANİSİNDEN DEĞİL, PAŞADAN ALIYOR
Antalya kent merkezinin önemli bölümünü kapsayan Muratpaşa, adını tarihi Murat Paşa Camii çevresinden aldı. Cami, 16. yüzyıl Osmanlı döneminin Antalya'daki önemli yapıları arasında bulunuyor. Zamanla çevredeki yerleşim Muratpaşa adıyla anılmaya başladı ve bu isim ilçeye taşındı.
AKSEKİ, İBRADI VE GÜNDOĞMUŞ
Torosların iç kesimlerindeki Akseki, İbradı ve Gündoğmuş'un isimleri Türkçe ve Türk-İslam dönemi yerleşim tarihinin izlerini taşıyor.
Akseki adının yerleşimin coğrafi özellikleriyle bağlantılı olduğu yönünde çeşitli açıklamalar bulunuyor. İbradı'nın adı tarihî belgelerde farklı yazılışlarla görülüyor. Gündoğmuş ise Cumhuriyet döneminde bugünkü adını aldı; yerleşimin daha önce Eksere adıyla bilindiği kaynaklarda yer alıyor.
SERİK'TE PAMFİLYA'NIN İZLERİ VAR
Serik ilçesi, antik Pamfilya'nın en önemli yerleşim alanlarından birinin üzerinde bulunuyor. Aspendos ve Sillyon gibi kentler bugünkü Serik sınırları içinde yer alıyor.
Ancak Serik adı doğrudan Aspendos veya Sillyon'dan türemiyor. İlçenin bugünkü adı daha sonraki yerleşim dönemlerinin ürünü. Bu durum Antalya'daki yer adlarının her zaman antik kent isimlerinin devamı olmadığını gösteren örneklerden biri.
19 İLÇE, BİNLERCE YILLIK BİR İSİM HARİTASI
Antalya'nın ilçe adlarına birlikte bakıldığında tek bir dönemden söz etmek mümkün değil. Finike gibi bazı isimler antik çağlara kadar izlenebilirken, Alanya'nın adında Selçuklu döneminin, Korkuteli'nde Osmanlı tarihinin, Gazipaşa ve Gündoğmuş'ta ise Cumhuriyet dönemindeki idari değişikliklerin izleri görülüyor.
Aksu, Kepez, Kemer, Elmalı ve Kumluca gibi adlarda ise coğrafya ve Türkçe yer adlandırma geleneği öne çıkıyor.
Antalya Valiliğinin kayıtlarına göre kent ve çevresinde insan yaşamının izleri yaklaşık 40 bin yıl öncesine kadar gidiyor. Bölge Hititlerden Pamfilya ve Likya kentlerine, Perslerden Roma'ya, Bizans'tan Selçuklu ve Osmanlı'ya kadar çok sayıda siyasi ve kültürel döneme tanıklık etti. Bugün kullanılan ilçe isimleri de bu uzun geçmişin farklı dönemlerinden kalan bir çeşit yer adı arşivi niteliğinde.
Kaynak: Antalya Valiliği; Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü; Antalya Büyükşehir Belediyesi
