Hüseyin Kıvrıkoğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde yaklaşık yarım yüzyıla yayılan askerî kariyerinin ardından Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı görevlerine yükselen Türk askerdir. 28 Aralık 1934’te Bilecik’in Bozüyük ilçesinde doğan Kıvrıkoğlu, 30 Ağustos 1998’de Türk Silahlı Kuvvetlerinin 23. Genelkurmay Başkanı olmuş ve 30 Ağustos 2002’de emekliye ayrılıncaya kadar bu görevi sürdürmüştür. Meslek hayatında kıta komutanlıklarının yanı sıra Genelkurmay, Millî Savunma Bakanlığı ve NATO karargâhlarında önemli görevler üstlenmiştir.
Hüseyin Kıvrıkoğlu kimdir?
Kıvrıkoğlu, lise öğrenimini Bursa’daki Işıklar Askerî Lisesi’nde tamamladıktan sonra Kara Harp Okuluna girdi. 1955 yılında topçu subayı olarak mezun oldu. 1957’de Topçu ve Füze Okulundaki eğitimini tamamladı ve izleyen yıllarda farklı topçu birliklerinde takım ve batarya komutanlığı yaptı. Kariyerinin ilk dönemindeki bu kıta görevleri, sonraki yıllarda üstleneceği kurmay ve komuta sorumluluklarının temelini oluşturdu.
1965-1967 yıllarında Kara Harp Akademisinde öğrenim görerek kurmay subay oldu. Ardından Dörtyol’daki 39. Tümen Topçu Komutanlığında batarya komutanlığı, Sarıkamış’taki 9. Piyade Tümen Komutanlığında ise karargâh subaylığı yaptı. 1970 yılında Silahlı Kuvvetler Akademisini bitirmesiyle birlikte kariyerinin uluslararası ve üst düzey karargâh görevleri ağırlık kazanmaya başladı.
Kıvrıkoğlu’nun NATO ve karargâh kariyeri nasıl gelişti?
1970’li yılların başında Napoli’de bulunan NATO Güney Avrupa Müttefik Kuvvetleri Komutanlığı karargâhında Harekât Başkanlığı bünyesinde plan subayı olarak görev yapan Kıvrıkoğlu, böylece NATO’nun komuta ve planlama sisteminde doğrudan deneyim kazandı. 1972-1973 döneminde Kara Harp Akademisinde öğretmenlik yaptı. 1974’te Roma’daki NATO Savunma Kolejini bitirerek uluslararası güvenlik ve ittifak planlaması alanındaki eğitimini ileri bir seviyeye taşıdı.
Daha sonraki yıllarda Genelkurmay Personel Başkanlığında general-amiral şubesinde kısım amirliği, Kara Kuvvetleri Personel Başkanlığında kurmay şube müdürlüğü ve Kara Kuvvetleri Genel Plan ve Prensipler Başkanlığında savunma araştırma şube müdürlüğü görevlerini yürüttü. 1978-1980 arasında Kara Harp Okulu Öğrenci Alay Komutanlığı yaptı. Bu görevler, Kıvrıkoğlu’nun yalnızca kıta komutanlığı değil; personel yönetimi, savunma planlaması ve askerî eğitim alanlarında da deneyim kazanmasını sağladı.
Generallik döneminde hangi görevleri üstlendi?
Hüseyin Kıvrıkoğlu 1980 yılında tuğgeneralliğe terfi etti. 1980-1983 arasında Belçika’nın Mons kentindeki NATO Avrupa Müttefik Kuvvetleri Yüksek Karargâhında harekât merkezi amirliği yaptı. Ardından Türkiye’ye dönerek 3. Tugay ve 11. Tugay komutanlıklarında bulundu. 1984’te tümgeneralliğe yükseldi; NATO Güneydoğu Avrupa Müttefik Kara Kuvvetleri karargâhında kurmay başkanlığı yaptıktan sonra 1986-1988 yıllarında Sarıkamış’taki 9. Piyade Tümenine komuta etti.

1988 yılında korgeneral olan Kıvrıkoğlu, 1990’a kadar Genelkurmay Personel Başkanlığı görevini yürüttü. Ardından 5. Kolordu Komutanlığı ve Millî Savunma Bakanlığı Müsteşarlığı görevlerinde bulundu. 1993’te orgeneralliğe yükselmesiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinin en üst komuta kademesine girdi. 1993-1996 döneminde NATO Güneydoğu Avrupa Müttefik Kara Kuvvetleri Komutanlığı yaptı; 1996’da ise 1. Ordu Komutanlığına atandı. Bu dönem, Soğuk Savaş sonrasındaki yeni güvenlik ortamında NATO’nun Balkanlar ve Güneydoğu Avrupa’ya ilişkin askerî yapılanmasının yeniden biçimlendiği yıllara denk geldi.
Kara Kuvvetleri Komutanlığı döneminde neler yaşandı?
Kıvrıkoğlu, 1997 yılında Kara Kuvvetleri Komutanlığına getirildi ve bir yıl boyunca bu görevi yürüttü. Bu dönemde Türk Silahlı Kuvvetlerinin PKK’ya karşı sınır içi ve sınır ötesi operasyonları yoğun biçimde devam etti. Çekiç ve Şafak harekâtları, dönemin öne çıkan geniş çaplı askerî faaliyetleri arasında yer aldı. Kıvrıkoğlu’nun Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Türkiye’nin güvenlik politikasında terörle mücadele ve Irak’ın kuzeyindeki gelişmelerin belirleyici olduğu bir döneme rastladı.
Kıvrıkoğlu’nun adı 5 Kasım 1997’de Kuzey Kıbrıs’ta gerçekleştirilen Toros-2/97 tatbikatındaki ölümcül olayla da gündeme geldi. Tatbikat sırasında protokol bölümüne ulaşan bir mermi Albay Vural Berkay’a isabet etti ve Berkay hayatını kaybetti. Dönemin resmî açıklamalarında olay seken bir mermiyle meydana gelen kaza olarak duyurulurken, sonraki yıllarda Kıvrıkoğlu’nun hedef alındığı yönünde suikast iddiaları da ortaya atıldı. Bu iddialar basında ve çeşitli soruşturma süreçlerinde yeniden gündeme gelmesine rağmen, olayın suikast olduğuna ilişkin iddia kesinleşmiş bir yargı hükmü olarak değerlendirilmemelidir.
Genelkurmay Başkanlığı dönemi neden önemlidir?
Hüseyin Kıvrıkoğlu, 30 Ağustos 1998’de Genelkurmay Başkanlığı görevini devraldı. Böylece TSK’nın 23. Genelkurmay Başkanı oldu. Göreve gelişi, 28 Şubat 1997 tarihli Millî Güvenlik Kurulu kararlarının siyasal ve toplumsal etkilerinin sürdüğü bir döneme rastladı. Dolayısıyla 28 Şubat süreci Kıvrıkoğlu’nun Genelkurmay Başkanlığından önce başlamış olmakla birlikte, sürecin uygulamalarının ve yarattığı tartışmaların önemli bir bölümü onun görev yıllarında devam etti.
Bu dönemde asker-sivil ilişkileri, laiklik tartışmaları ve “irtica” olarak tanımlanan faaliyetlere yönelik devlet politikası kamuoyunun başlıca gündem maddeleri arasındaydı. Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in 1999 yılı başında 28 Şubat’ın geride kaldığı yönündeki değerlendirmesine karşı Kıvrıkoğlu, sürecin sona ermediğini vurgulayan açıklamalarıyla gündeme geldi. Kendisine atfedilen ve 28 Şubat’ın gerekirse çok uzun süre devam edeceğini ifade eden söz, sonraki yıllarda dönemin asker-sivil ilişkilerine ilişkin tartışmalarda en sık hatırlanan ifadelerden biri oldu.
Kıvrıkoğlu’nun Genelkurmay Başkanlığı yılları aynı zamanda Türkiye’nin çok hızlı değişen bir uluslararası güvenlik ortamıyla karşı karşıya olduğu bir dönemdi. 1999’daki Kosova Savaşı sırasında Türkiye NATO üyesi olarak ittifak faaliyetlerine katıldı; aynı yıl Türkiye’nin Avrupa Birliği adaylığı resmen kabul edildi. 11 Eylül 2001 saldırılarından sonra NATO’nun güvenlik gündemi köklü biçimde değişirken Afganistan merkezli yeni bir dönem başladı. Kıvrıkoğlu böylece Soğuk Savaş sonrası Balkan krizlerinden 11 Eylül sonrasındaki uluslararası güvenlik ortamına uzanan kritik bir geçiş döneminde TSK’nın en üst komuta makamında bulundu.

Genelkurmay Başkanlığı sırasında Türkiye’nin iç güvenlik gündeminde PKK ile mücadele de önemini korudu. Abdullah Öcalan’ın 1999 yılında yakalanarak Türkiye’ye getirilmesi ve sonrasında örgütün faaliyetlerindeki değişimler, güvenlik politikasının yeniden değerlendirilmesine yol açtı. Kıvrıkoğlu’nun görev yıllarında Türk Silahlı Kuvvetleri hem sınır güvenliği ve terörle mücadele faaliyetlerini sürdürdü hem de NATO çerçevesindeki uluslararası yükümlülüklerini yerine getirdi.
Hüseyin Kıvrıkoğlu hangi madalya ve nişanları aldı?
Kıvrıkoğlu’nun uzun askerî kariyeri Türkiye’de ve çeşitli yabancı ülkelerde verilen çok sayıda nişan ve madalyayla ödüllendirildi. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Şeref Madalyası, Türk Silahlı Kuvvetleri Üstün Hizmet Madalyası ve Türk Silahlı Kuvvetleri Şeref Madalyası bunların başında gelmektedir. Ayrıca ABD Liyakat Madalyası, Pakistan Nişan-ı İmtiyaz Madalyası, Romen Yıldızı Nişanı, Polonya Cumhuriyeti 1. Derece Üstün Hizmet Madalyası ve Kore Birleşik Millî Güvenlik Madalyası aldı.
Kazakistan Cumhuriyeti Dostluk Madalyası, Azerbaycan Bayrağı Madalyası, Macaristan Liyakat Madalyası, Gürcistan Şeref Nişanı, Azerbaycan Şeref Madalyası ve Arnavutluk Cumhuriyeti Altın Kartal Şeref Madalyası da Kıvrıkoğlu’na verilen yabancı devlet nişanları arasındadır. Bu geniş ödül listesi, kariyeri boyunca NATO bünyesinde ve ikili askerî ilişkiler çerçevesinde yürüttüğü uluslararası görevlerin boyutunu da göstermektedir.
Özel hayatı ve emeklilik süreci nasıldı?
Hüseyin Kıvrıkoğlu, Olcay Kıvrıkoğlu ile evlendi ve çiftin iki oğlu oldu. İngilizce bilen Kıvrıkoğlu’nun oğlu Haluk Kıvrıkoğlu 1988 yılında 29 yaşında hayatını kaybetti. Yaklaşık 59 yıl evli kaldığı eşi Olcay Kıvrıkoğlu ise 15 Mart 2015’te 79 yaşında yaşamını yitirdi. Kıvrıkoğlu’nun ailesinin kökeninin Türkmen olduğu belirtilen Kıvrıklar Aşireti’ne dayandığı aktarılmaktadır.
Fenerbahçe taraftarı ve kulübün kongre üyelerinden biri olarak da bilinen Hüseyin Kıvrıkoğlu, dört yıl sürdürdüğü Genelkurmay Başkanlığı görevinin ardından 30 Ağustos 2002’de yaş haddinden emekliye ayrıldı. Askerî kariyeri; topçu subaylığından NATO karargâhlarına, tümen ve kolordu komutanlıklarından 1. Ordu ve Kara Kuvvetleri Komutanlığına, son olarak Genelkurmay Başkanlığına kadar uzanan çok kademeli bir görev çizgisiyle şekillendi. Özellikle NATO tecrübesi, 1990’ların güvenlik politikaları ve 28 Şubat sonrasındaki asker-sivil ilişkilerinde üstlendiği rol nedeniyle Türkiye’nin yakın dönem askerî tarihinde öne çıkan genelkurmay başkanlarından biri olarak anılmaktadır.
