İçeriğe geç
PusnetPUSNET
Keşfetİl HaberleriSon DakikaDünyaGündemAsayişEkonomiSporKültür-SanatÇevreEğitimSağlıkYaşamMagazinBiyografiTeknolojiGenelTurizmSiyasetTakip Edilenlerİletişim

Yasal ve Destek

Kullanım KılavuzuKullanım ŞartlarıGizlilik PolitikasıÇerez PolitikasıKVKKZiyaretçi AydınlatmaHata / İstek BildirRSS BeslemesiAtom Beslemesi

Küresel Topluluğu Birlikte Büyütelim

Doğru bilgi, güçlü topluluk. Haberini paylaş, sesini duyur.

Hemen Paylaş
Ana Sayfa›Siyaset›Mehmet Uçum’dan Osman Kavala kararı sonrası AİHM çıkışı: Türkiye sözleşmeyi gözden geçirebilir
Siyaset

Mehmet Uçum’dan Osman Kavala kararı sonrası AİHM çıkışı: Türkiye sözleşmeyi gözden geçirebilir

Bircan Subaşı
Bircan Subaşı
@dexignercode

Paylaşıldı: 26.08.2026 12:46

Güncellendi: 02.09.2026 11:30

Mehmet Uçum’dan Osman Kavala kararı sonrası AİHM çıkışı: Türkiye sözleşmeyi gözden geçirebilir

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi’nin Osman Kavala hakkında verdiği yeni kararın ardından sert bir açıklama yaptı. Uçum, AİHM kararlarının Türkiye açısından hiyerarşik bir üst mahkeme kararı niteliğinde olmadığını savunurken, kararların bu yönde devam etmesi halinde Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) taraflığını ve AİHM’e bireysel başvuru sistemindeki konumunu gözden geçirebileceğini söyledi.

AİHM KAVALA'NIN SERBEST BIRAKILMASINI İSTEDİ

AİHM Büyük Dairesi, 25 Ağustos 2026’da açıkladığı Kavala/Türkiye (No. 2) kararında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin çeşitli hükümlerinin ihlal edildiğine hükmetti. Mahkeme, Türkiye’nin Kavala’nın mümkün olan en kısa sürede serbest bırakılmasını sağlaması ve mahkûmiyetinin doğurduğu sonuçları ortadan kaldırması gerektiğini belirtti. AİHM ayrıca Kavala hakkındaki ceza mahkûmiyetinin Sözleşme hukuku bakımından geçersiz kabul edilmesi gerektiği değerlendirmesinde bulundu.

2170/24 başvuru numaralı dava, Kavala’nın AİHM’in 10 Aralık 2019 tarihli ilk kararından sonraki tutukluluğunu ve devamında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edildiği yargılama sürecini kapsıyor. Dosya Aralık 2025’te Büyük Daire’ye taşınmış, 25 Mart 2026’da duruşma yapılmıştı.

UÇUM: AİHM HİYERARŞİK BİR ÜST YARGI MERCİİ DEĞİL

Kararın ardından değerlendirmede bulunan Mehmet Uçum, AİHM’in Türkiye’deki mahkemelerin üzerinde yer alan bir temyiz veya derece mahkemesi olmadığını vurguladı. Bu nedenle AİHM denetiminin hiyerarşik bir yargı denetimi olarak değerlendirilemeyeceğini savunan Uçum, Strasbourg Mahkemesi’nin kararlarına ulusal yargı mercilerinin kararlarıyla aynı nitelikte sonuç bağlanmasına karşı çıktı.

Uçum, AİHM’in Türkiye hakkında siyasi saiklerle karar verdiğini ileri sürerek, bu yaklaşımın sürmesi durumunda Türkiye’nin Avrupa insan hakları sistemiyle ilişkisini yeniden değerlendirmesinin gündeme gelebileceğini ifade etti.

“AİHS'E TARAF OLMA DURUMU GÖZDEN GEÇİRİLEBİLİR”

Uçum’un açıklamasındaki en dikkat çekici bölüm Türkiye’nin AİHS içindeki geleceğine ilişkin değerlendirmesi oldu. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, Türkiye aleyhine siyasi hesaplarla karar verildiğini savunarak bunun sürmesi halinde AİHS’e taraflığın ve AİHM’e bireysel başvuru imkanının gözden geçirilmesinin kaçınılmaz hale gelebileceğini öne sürdü. Uçum ayrıca böyle bir gelişmenin yalnızca Türkiye açısından değil, AİHM sisteminin bütünü açısından sonuçları olacağını savundu.

Uçum’un sözleri Türkiye’nin sözleşmeden çekildiğine veya bu yönde resmi bir süreç başlatıldığına ilişkin bir karar anlamına gelmiyor. Açıklama, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı tarafından AİHM’in Kavala kararına yönelik siyasi ve hukuki bir değerlendirme olarak yapıldı.

AVRUPA PARLAMENTOSU RAPORTÖRÜNE DE TEPKİ GÖSTERDİ

Uçum, Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor’un karar sonrasında yaptığı açıklamalara da tepki gösterdi. Amor’un AİHM kararını Türk yargısının bağımsızlığı tartışmalarıyla ilişkilendiren değerlendirmelerini reddeden Uçum, Türk yargısının bağımsızlığına yönelik eleştirilerin kabul edilemez olduğunu savundu.

Adalet Bakanlığı kaynaklarından da AİHM kararına eleştiri geldi. Bakanlık kaynaklarının basına yansıyan değerlendirmesinde kararın hem ele alınış biçimi hem de hukuki değerlendirmeleri bakımından AİHM’in Türkiye’ye yönelik “yanlı yaklaşımının” bir örneği olduğu savunuldu.

KAVALA DOSYASI 2019'DAN BU YANA STRAZBURG'UN GÜNDEMİNDE

AİHM, Osman Kavala hakkında 10 Aralık 2019’da verdiği ilk kararda özgürlük ve güvenlik hakkıyla bağlantılı ihlaller tespit ederek serbest bırakılması gerektiğine hükmetmişti. Kararın uygulanmaması üzerine Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi süreci AİHM’e taşıdı. Büyük Daire, 11 Temmuz 2022’de Türkiye’nin ilk AİHM kararına uymadığı sonucuna vardı.

Kavala/Türkiye (No. 2) dosyası ise 2019 kararından sonraki tutukluluk ve ceza yargılamasını ayrı olarak ele aldı. AİHM’in 25 Ağustos 2026 tarihli son kararıyla birlikte Kavala dosyası, Türkiye ile Avrupa insan hakları sistemi arasındaki uzun süredir devam eden hukuki ve siyasi tartışmanın yeniden merkezine yerleşti.

0

0 yorum

Sen

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yap!

İlgili Haberler

  • Alanya hangi parti? Alanya Belediyesi hangi partide?Siyaset
  • Kılıçdaroğlu 2 Cumhurbaşkanı adayını açıkladıSiyaset
  • İmralı’daki “bahçeli ev” iddiasında yeni detaylarSiyaset
  • İYİ Parti heyeti Antalya’da yangından etkilenen bölgeleri incelediSiyaset
Pusnet

Alanya ve Antalya öncelikli, doğrulanmış ve tarafsız yerel haber platformu.

Kurumsal
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • Künye
  • Düzeltme Politikası
  • İletişim
Yasal
  • Gizlilik Politikası
  • KVKK
  • Çerez Politikası
  • Kullanım Şartları
  • Ziyaretçi Aydınlatma
Keşfet
  • Son Dakika
  • Gündem
  • Bölgeler / İl Haberleri
  • RSS Beslemesi
  • Atom Beslemesi
© 2026 Pusnet. Tüm hakları saklıdır.
  • Keşfet
  • Ara
  • Bildirim
  • Profil