Türkiye’de tütün kullanımı halk sağlığındaki ağırlığını koruyor. Uzmanlar, ölümler ve pasif içicilik nedeniyle çocukları koruyacak yeni önlemler istiyor.
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, tütün kullanımının Türkiye’nin önemli halk sağlığı sorunlarından biri olduğunu belirtti. İlhan, tütün ve ilişkili nedenlerle ülkede her yıl yaklaşık 100 bin kişinin yaşamını yitirdiğini ifade etti.
HER ÜÇ KİŞİDEN BİRİ TÜTÜN KULLANIYOR
Türkiye’de tütün kullanımının yaygınlığı farklı araştırmalarda da yüksek seviyelerde ölçülüyor. Dünya Sağlık Örgütü tarafından açıklanan ulusal araştırma sonuçlarında tütün ürünü kullananların oranı yüzde 34,8, her gün kullananların oranı ise yüzde 31,3 olarak kaydedildi. Erkeklerde kullanım oranı yüzde 46,1’e çıkarken kadınlarda yüzde 23,6 olarak belirlendi.
Tütünün yol açtığı ölümlere ilişkin farklı kurumların kullandığı yöntem ve tahminlere göre rakamlar değişebiliyor. Sağlık Bakanlığından aktarılan güncel verilere göre Türkiye’de tütüne bağlı yıllık ölüm sayısının yaklaşık 125 bine ulaştığı, bunların yaklaşık 25 bininin pasif içicilikle ilişkilendirildiği bildiriliyor.
PASİF İÇİCİLİK DE CİDDİ RİSK TAŞIYOR
Dünya Sağlık Örgütü, tütünün kanser, kalp ve damar hastalıkları, inme ve akciğer hastalıkları dahil çok sayıda sağlık sorunuyla bağlantılı olduğunu bildiriyor. Örgütün 2026'da güncellediği verilere göre tütün dünya genelinde yılda 7 milyondan fazla ölüme yol açarken, 1,6 milyondan fazla ölüm tütün kullanmayan ancak dumana maruz kalan kişilerde görülüyor.
İlhan da pasif maruziyetin özellikle çocuklar ve tütün kullanmayan yetişkinler açısından önlenmesi gerektiğini vurguladı. Tütünle mücadelenin yalnızca ürünü kullanan kişilere yönelik değil, dumana maruz kalanları koruyacak düzenlemelerle birlikte yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
YENİ KISITLAMALARA TOPLUMDAN YÜKSEK DESTEK
Yeşilay’ın tütün kontrol politikaları için yaptığı iki ayrı kamuoyu araştırması da yeni düzenlemelere yönelik yüksek destek ortaya koydu. Dijital araştırmaya 1.461, Türkiye’nin yedi bölgesinde yüz yüze gerçekleştirilen saha çalışmasına ise 5.481 kişi katıldı.

Dijital araştırmada katılımcıların yüzde 91,4’ü çocuk ve gençleri tütün ve nikotin bağımlılığından koruyacak yeni düzenlemeleri destekledi. Tütün ürünlerinin satış noktalarında görünür biçimde sergilenmesinin engellenmesine destek yüzde 84,5, kamusal alanlarda kullanım ve görünürlüğün azaltılmasına destek ise yüzde 91,6 olarak ölçüldü.
2015 SONRASI DOĞANLAR İÇİN SATIŞ KISITLAMASI GÜNDEMDE
Araştırmada ele alınan başlıklardan biri de “Tütünsüz Nesil” yaklaşımı oldu. 2015 ve sonrasında doğanlara tütün ürünü satışının engellenmesini öngören yaklaşıma destek dijital araştırmada yüzde 89,3, yüz yüze saha araştırmasında yüzde 83,2 olarak kaydedildi.
İlhan; dijital yaş doğrulama sisteminin kullanılması, satış noktalarında ürünlerin görünürlüğünün azaltılması, sosyal medya dahil dijital mecralarda tütün ürünlerinin özendirilmesinin önlenmesi ve pasif maruziyeti azaltacak uygulamaların güçlendirilmesini önerilen tedbirler arasında sıraladı.
TÜTÜNE BAŞLAMADA GENÇ YAŞLAR ÖNE ÇIKIYOR
İlhan’ın verdiği bilgiye göre Türkiye’de tütün kullanımına başlama yaşı ortalama 16 seviyesinde bulunuyor. Merak ve özenmenin yanı sıra aile ve yakın arkadaş çevresinde tütün kullanımının bulunması da başlama sürecinde etkili faktörler arasında gösteriliyor.
Uzmanlar, ürünlerin market ve satış noktalarında günlük tüketim maddeleri gibi görünür biçimde sergilenmesinin normalleşme algısını güçlendirebileceğine işaret ediyor. Bu nedenle çocuk ve gençlerin tütün ürünleriyle temasını ve ürünlerin günlük hayattaki görünürlüğünü azaltacak politikalar, tütünle mücadelede öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.










