Alanya sahillerinde son aylarda tartışma konusu olan plastik ve yüzey kirliliğine karşı merkezi yönetimin yürüttüğü denetimler genişletildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Akdeniz'deki mikroplastik kirliliğiyle mücadele kapsamında Adana'da geri dönüşüm ve atık ithalatı yapan 170 tesisi denetledi. Üç gün süren kontroller sonucunda çevre mevzuatına aykırı faaliyet gösterdiği belirlenen 13 tesise toplam 30 milyon 499 bin TL idari para cezası uygulanırken, 12 tesisin faaliyeti durduruldu.
DENETİMLER ANTALYA'YI DA KAPSIYOR
Bakanlığın açıklamasına göre mikroplastik kirliliğine yönelik çalışma yalnızca Adana ile sınırlı değil. 1 Temmuz'dan bu yana Adana, Antalya, Hatay, Mersin, Gaziantep ve Muğla'da su ve deniz kirliliği ile atık konusunda eş zamanlı denetimler yürütülüyor. Bu süreçte toplam bin 396 denetim gerçekleştirildi; mevzuata aykırı faaliyet gösterdiği tespit edilen 76 tesise 153 milyon 599 bin 814 TL ceza kesildi ve toplam 28 tesis hakkında faaliyet durdurma kararı verildi.
Son denetimlerin önemli bölümü, geri dönüşüm ve atık ithalatı faaliyetlerinin yoğun olduğu Adana'daki Kemal Deniz, Yenidam ve Metal Sanayi bölgelerinde gerçekleştirildi. 8, 9 ve 10 Eylül'deki çalışmalara 10 denetim ekibinin yanı sıra emniyet ve jandarma ekipleri de destek verdi. Böylece kentte atık dönüşümü yapan 170 tesisin tamamı incelemeden geçirildi.
ALANYA'DA AYLARDIR TARTIŞILIYOR
Bakanlığın müdahalesi Alanya açısından ayrıca önem taşıyor. Kentte yaz aylarında sahillerde görülen plastik ve yüzey kirliliğinin kaynağı konusunda yoğun bir tartışma yaşandı. Alanya Belediye Başkan Yardımcısı Haydar Uyar, temmuz ayında yaptığı açıklamada Avrupa'dan ithal edilerek Türkiye'de işlenen plastik atıklara ilişkin araştırmaları gündeme getirmiş, sorunun yalnızca Alanya'daki yerel kaynaklarla açıklanamayacağını savunmuştu. Konu daha sonra Alanya'daki siyasi parti temsilcilerinin açıklamalarıyla ve TBMM'ye verilen soru önergeleriyle de gündeme taşındı.
ÖZÇELİK BAKANLIĞA SÜREKLİ DENETİM ÇAĞRISI YAPMIŞTI
Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik de eylül ayı başında deniz kirliliği konusunda merkezi idarenin sorumluluklarına dikkat çekmişti. Özçelik; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Sahil Güvenlik, DSİ, ASAT ve Alanya Belediyesi'nin farklı yetki ve sorumlulukları bulunduğunu belirterek kurumların koordineli hareket etmesi gerektiğini söylemişti. Bakanlığın yaptığı müdahaleyi olumlu karşılayan Özçelik, denetimlerin yalnızca ceza uygulanmasıyla sınırlı kalmaması ve sürekli hale getirilmesi gerektiğini vurgulamıştı.

Özçelik, bakanlığa yönelik çağrısında denetimlerin devam ettirilmesini ve kirliliğe yol açan atıkların yeniden denize ulaşmasının engellenmesini istemişti. Sorunun sadece Alanya'yı değil bütün Akdeniz kıyılarını ilgilendirdiğine işaret eden Özçelik, deniz kirliliğinin hem turizme hem de ekosisteme zarar verdiğini belirtmişti.
ALANYA İÇİN TURİZM VE EKOSİSTEM BOYUTU ÖN PLANDA
Deniz ve kıyı turizminin kent ekonomisinin temel unsurlarından biri olması, Akdeniz'deki kirlilikle mücadeleyi Alanya açısından doğrudan ekonomik bir meseleye de dönüştürüyor. Mikroplastikler çok küçük plastik parçacıklardan oluştuğu için yalnızca kıyı temizliğiyle ortadan kaldırılması mümkün olmayan bir çevre sorunu olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle kaynağında önleme, atıkların mevzuata uygun toplanması ve işlenmesi, tesislerin düzenli denetlenmesi ve yasa dışı deşarjların engellenmesi mücadelede belirleyici önem taşıyor.
DENETİMLERİN SÜREKLİLİĞİ KRİTİK
Bakanlığın 1 Temmuz'dan itibaren altı ilde başlattığı yoğun denetim programı, Alanya'da daha önce yapılan “sürekli denetim” çağrısıyla da örtüşüyor. Son rakamlar, yaptırımların yalnızca tek bir işletme veya kentle sınırlı tutulmadığını gösteriyor. Bundan sonraki süreçte Antalya dahil Akdeniz kıyılarındaki denetimlerin devam etmesi, kirliliğin kaynağının bilimsel ölçümlerle belirlenmesi ve tespit edilen ihlallerin önlenmesi, Alanya sahillerinin korunması açısından yakından takip edilecek.
