Akdeniz’de mikroplastik kirliliğine karşı denetimler sürerken Adana’daki 12 tesisin faaliyeti durduruldu; çalışma Alanya kıyılarındaki kirlilik tartışmasını yeniden öne çıkardı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 8-10 Eylül tarihlerinde Adana’da gerçekleştirdiği denetimler, geri dönüşüm ve atık ithalatı yapan 170 tesisi kapsadı. Denetimlerde çevre mevzuatına aykırılık tespit edilen 13 tesise toplam 30 milyon 499 bin lira idari para cezası uygulanırken 12 tesisin faaliyeti durduruldu.
Resmi açıklamaya ilişkin yayımlanan bilgiler, kapatılan 12 tesisin Alanya’da değil Adana’da bulunduğunu gösteriyor. Denetimlerin Alanya açısından önemi ise ilçenin kıyılarında daha önce yapılan bilimsel çalışmalarda mikroplastiklerin önemli bölümünün geri dönüşüm faaliyetleriyle ilişkilendirilmesinden kaynaklanıyor.
DENETİM AĞI ALTI İLE YAYILDI
Bakanlığın mikroplastik kirliliğine yönelik çalışmaları yalnızca Adana ile sınırlı değil. Adana, Antalya, Hatay, Mersin, Gaziantep ve Muğla’da 1 Temmuz’dan bu yana su ve deniz kirliliği ile atık yönetimi başlıklarında toplam bin 396 denetim gerçekleştirildi.
Bu denetimlerde çevre mevzuatına aykırılık tespit edilen 76 tesise toplam 153 milyon 599 bin 814 lira idari para cezası uygulandı. Aynı dönemde 28 tesis hakkında faaliyet durdurma kararı verildi.

ALANYA'DAKİ ARAŞTIRMA KAYNAĞA İŞARET ETMİŞTİ
Alanya Belediyesi, yaz sezonunda kıyılarda görülen plastik ve mikroplastik yoğunluğunun kaynağını araştırmak için Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedat Gündoğdu ile çalışma yürüttü. Sonuçları ağustos ayında açıklanan araştırmada Konaklı, Kleopatra Plajı, Damlataş açıkları ve Dim Çayı önü dahil farklı noktalardan örnekler alındı.
Araştırmada bazı örnekleme noktalarındaki mikroplastik yoğunluğunun Akdeniz’deki mevcut kirlilik seviyesinin 60-65 katına kadar ulaşabildiği bildirildi. İncelenen bazı örneklerdeki mikroplastiklerin yüzde 60 ila yüzde 93’ünün plastik geri dönüşüm tesisleriyle ilişkili olduğuna dair bulgular paylaşıldı.
Çalışma yalnızca Alanya kıyılarını değil, Adana’dan başlayarak Kemer ve Fethiye yönüne uzanan Akdeniz kıyı hattındaki kirlilik hareketlerini de ele aldı. Bilimsel değerlendirmelerde geçmiş yıllarda özellikle Adana ve Mersin çevresinde gözlenen sorunun 2026'da daha geniş bir kıyı şeridinde belirginleştiği kaydedildi.
KIYI KİRLİLİĞİ TEK KAYNAKLA SINIRLI DEĞİL

Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik de eylül ayındaki Belediye Meclisi toplantısında deniz kirliliğinin kaynağına göre farklı kurumların yetki ve sorumluluğunun bulunduğunu belirtti. Bakanlık, Sahil Güvenlik, DSİ, ASAT ve belediyenin kendi görev alanlarında çalışma yürüttüğünü ifade eden Özçelik, denetimlerin sürekli hale getirilmesi gerektiğini söyledi.
Alanya’daki çevre tartışmasının bir başka başlığını ise yerel atık su bağlantıları oluşturuyor. Özçelik, haziran ayındaki meclis toplantısında daha önce 22 otelin kanalizasyon bağlantısının denize ulaştığının tespit edildiğini açıklamıştı. Belediye Başkanı, kanalizasyonunu yağmur suyu hattına veya doğrudan denize veren işletmeler konusunda denetim ve kamuoyunu bilgilendirme çalışmalarının sürdürüleceğini belirtmişti.
AKDENİZ İÇİN DENETİMLER DEVAM EDİYOR
Bakanlığın açıkladığı son rakamlar, mikroplastik ve atık kaynaklı kirlilikle mücadelede denetimlerin bölgesel ölçekte sürdürüldüğünü ortaya koyuyor. Alanya’da yapılan araştırmalar da denizde görülen plastik parçacıklarının yalnızca kıyıdaki yerel kaynaklarla açıklanamayacağını, Akdeniz boyunca taşınan atıkların da değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.
