Antalya’da kırsal kalkınma kooperatiflerine sağlanan süt soğutma tankları, üreticinin gelirine doğrudan katkı sağlıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin açıkladığı verilere göre, 2019-2026 döneminde kooperatiflere hibe edilen 34 adet 4 tonluk tankla yılda 39 bin 420 ton süt soğuk zincire alınıyor. Süt fiyatına eklenen litre başına 1,8 TL’lik soğutma primi ve desteklerle üreticilerin yıllık kazancı 70 milyon 956 bin TL’ye ulaşıyor.
34 TANKLA GÜNDE 108 TON SÜT SOĞUTULUYOR
Antalya Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde yürütülen çalışma, özellikle hayvancılık ve süt üretiminin yoğun olduğu kırsal bölgelerdeki kooperatifleri kapsıyor. Belediyenin paylaştığı bilgilere göre 2019’dan 2026’ya kadar 34 adet, 4 ton kapasiteli süt soğutma tankı kooperatiflere hibe edildi.
Tankların ortalama yüzde 80 kapasiteyle çalıştığı hesabına göre günlük yaklaşık 108 ton süt soğutuluyor. Bu miktar yıllık 39 bin 420 tona karşılık geliyor. Böylece üreticiden alınan çiğ sütün önemli bir bölümü sağımdan sonra kontrollü biçimde soğutularak toplama ve sevkiyat sürecine dahil ediliyor.
SOĞUK ZİNCİR ÜRETİCİNİN GELİRİNE NASIL YANSIYOR?
Sistem yalnızca sütün muhafaza koşullarını iyileştirmiyor. Belediye tarafından açıklanan verilere göre soğutma şartlarını sağlayan üreticiler, süt fiyatının yanı sıra litre başına 1,8 TL ek gelir elde edebiliyor. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın çiğ sütün kalitesinin korunması ve kayıtlı üretimin desteklenmesine yönelik uygulamaları ile süt alımı yapan firmaların sağladığı ek ödemeler, soğuk zincirin üretici açısından ekonomik değerini artırıyor.
Yıllık 39 milyon 420 bin litre seviyesindeki süt miktarı ile litre başına 1,8 TL'lik ek ödeme birlikte hesaplandığında 70 milyon 956 bin TL'lik tutara ulaşılıyor. Böylece soğutma tanklarına yapılan ekipman desteği, kooperatifler üzerinden üreticilerin düzenli biçimde yararlanabildiği bir gelir kalemine dönüşüyor.
ELMALI’DA GÜNDE 14-15 TON SÜT TOPLANIYOR
Uygulamanın sahadaki örneklerinden biri Antalya’nın önemli hayvancılık merkezlerinden Elmalı ilçesinde bulunuyor. Yuva Mahallesi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi'ne iki süt soğutma tankı hibe edildi. Kooperatif Başkanı Muhammed Tonbul'un verdiği bilgiye göre mahallede sabah ve akşam üreticilerden alınan süt miktarı günlük ortalama 14-15 tonu buluyor.
Toplanan süt yaklaşık 3 dereceye kadar soğutularak muhafaza ediliyor. Üreticilerin sütlerini ayrı ayrı pazarlaması yerine kooperatif aracılığıyla toplu biçimde sisteme vermesi, hem toplama organizasyonunu kolaylaştırıyor hem de soğutma şartlarının ortak bir merkezde sağlanmasına imkan tanıyor.
Yuva Mahallesi’nde hayvancılık yapan Necati Toy da sütün kooperatif tarafından sabah saatlerinde üreticilerden toplandığını, sağımın ardından bidonlara aktarılan sütün soğutma tanklarına ulaştırıldığını belirtti. Toy, toplu süt alımı ve soğutma primi uygulamasının üreticilere ekonomik katkı sağladığını ifade etti.
SÜT NEDEN SAĞIMDAN SONRA HIZLA SOĞUTULUYOR?
Çiğ sütte soğuk zincir, ürünün üretim noktasından işleme tesisine ulaşıncaya kadar kalitesinin korunmasının temel aşamalarından biri. Sütün sağımdan sonra uygun sıcaklığa indirilmesi, mikrobiyolojik gelişmenin sınırlandırılması ve ürünün sonraki aşamalara daha kontrollü koşullarda ulaştırılması açısından önem taşıyor.
Özellikle yaz sıcaklıklarının yüksek olduğu Antalya gibi illerde sütün üretildiği noktaya yakın yerde soğutulabilmesi daha da önem kazanıyor. Kooperatif bünyesindeki ortak tanklar, tek başına soğutma altyapısı kurması güç olan küçük ve orta ölçekli üreticilerin de soğuk zincire dahil olmasına olanak sağlıyor.
2019’DAN 2026’YA UZANAN DESTEK
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin açıkladığı rakamlar, süt tankı programının tek dönemlik bir ekipman dağıtımı olmadığını gösteriyor. Hibelerin 2019-2026 yılları arasında hayvancılık faaliyetlerinin yoğun olduğu bölgelerdeki kırsal kalkınma kooperatiflerine yönlendirildiği bildirildi.
Gelinen noktada 34 tankın oluşturduğu kapasite, belediyenin hesabına göre yılda yaklaşık 40 bin ton sütün soğuk zincire alınmasını sağlıyor. Güncel veriler üzerinden hesaplanan 70 milyon 956 bin TL'lik yıllık ek gelir ise desteğin yalnızca sütün korunmasına değil, kırsaldaki üreticinin elde ettiği gelire de yansıdığını ortaya koyuyor.
