Türkiye’de yeniden tartışılmaya başlanan “bölgesel asgari ücret” modeli TBMM gündemine taşındı. DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, kamuoyuna yansıyan iddiaların açıklığa kavuşturulması için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi.
Çiçek, önergesinde Bakanlığa bölgesel asgari ücret konusunda herhangi bir çalışma, taslak veya hazırlık bulunup bulunmadığını sordu. Milletvekili ayrıca Bakanlık bünyesinde bu konuda bir çalışma grubu ya da komisyon oluşturulup oluşturulmadığının ve olası uygulamada hangi iller veya bölgeler arasında farklı ücretlerin gündeme gelebileceğinin açıklanmasını istedi.
“TEK ASGARİ ÜCRET” KURALI DEĞİŞECEK Mİ?
Tartışmanın hukuki boyutu da önergenin önemli başlıklarından biri oldu. Çiçek, Asgari Ücret Yönetmeliği ve 2026 yılı Asgari Ücret Tespit Komisyonu kararındaki milli seviyede tek asgari ücret yaklaşımını hatırlatarak, bölgesel modele geçilmesi halinde mevzuat değişikliği yapılıp yapılmayacağını sordu.
Türkiye’de 2026 yılı için net asgari ücret 28 bin 75 lira 50 kuruş olarak belirlenmişti. Çiçek, ücretlerin belirlenmesinde yalnızca enflasyon verilerinin değil; gıda, barınma, ulaşım, sağlık ve eğitim gibi zorunlu harcamaların da ne ölçüde hesaba katıldığının açıklanmasını talep etti.
GEÇİM MALİYETİ DE ÖNERGEDE
Çiçek, BİSAM’ın Ağustos 2026 verilerini de önergesine taşıdı. Milletvekilinin aktardığı verilere göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için gereken aylık gıda harcaması 37 bin 203 liraya, yoksulluk sınırı ise 122 bin 217 liraya çıktı.
Önergede yüksek enflasyon karşısında asgari ücretin yıl içinde satın alma gücünü kaybetmesinin önüne geçilmesi için ücretin yılda en az iki kez yeniden belirlenmesine yönelik bir çalışma bulunup bulunmadığı da Bakan Işıkhan’a soruldu.

TARTIŞMA TEMMUZ AYINDA YENİDEN ALEVLENDİ
Bölgesel asgari ücret yeni bir tartışma değil. Model, Temmuz 2026’da iş dünyasından gelen açıklamalarla yeniden gündeme gelirken işçi konfederasyonları buna karşı çıktı. TÜRK-İŞ, 25 Temmuz’da yaptığı açıklamada bölgesel asgari ücret yerine çalışanların insanca yaşayabileceği bir geçim ücretinin tartışılması gerektiğini savundu. DİSK de bölgelere göre farklı ücret belirlenmesinin düşük ücretli bölgelerde gelirleri daha da aşağı çekebileceği görüşünü dile getirdi.
Tartışmanın merkezinde, İstanbul ve diğer büyükşehirlerle Anadolu kentleri arasındaki yaşam maliyeti farklılıklarının ücretlere yansıtılıp yansıtılmaması bulunuyor. Modeli savunan çevreler bölgesel yaşam maliyetlerini gerekçe gösterirken, karşı çıkan sendikalar aynı işi yapan çalışanların farklı asgari ücretlere tabi tutulmasının gelir eşitsizliğini artırabileceğini belirtiyor.
BAKAN IŞIKHAN'A 15 SORU YÖNELTTİ
Çiçek’in önergesinde toplam 15 soru yer aldı. Bakanlıktan olası modelin hangi bölgeleri kapsayacağı, çalışanlar arasında aynı işe farklı ücret sonucunun doğup doğmayacağı, sendikaların görüşlerinin alınıp alınmadığı ve dezavantajlı bölgelerde ücretlerin gerilemesini engellemek için hangi hukuki ve sosyal güvencelerin düşünüldüğü konusunda bilgi istendi.
Milletvekili ayrıca Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısını da gündeme getirerek farklı işçi konfederasyonları ve sendikaların daha geniş temsil edildiği bir sisteme geçilip geçilmeyeceğini sordu. Kamuoyuna yansıyan bölgesel asgari ücret tartışmasının somut bir hükümet hazırlığına dayanıp dayanmadığına ilişkin yanıt ise Bakanlığın önergeye vereceği açıklamayla netleşecek.
