Yapay zekanın çalışma hayatında büyük bir dönüşüm yaratacağı beklentisi güçlenirken JPMorgan Market Intelligence, değişimin her meslekte aynı hızda gerçekleşmediğini ortaya koyan yeni değerlendirmesini paylaştı. Kuruma göre yapay zeka ajanlarının şirketlerde kullanım alanı genişliyor ancak uygulamada karşılaşılan sorunlar nedeniyle verimlilik kazanımları şimdilik beklentilerin gerisinde kalıyor.
YAPAY ZEKA ÇALIŞANLARIN YERİNİ Mİ ALACAK?
JPMorgan'ın analizinde yapay zekanın istihdama etkisini tek bir sonuç üzerinden değerlendirmenin yanıltıcı olabileceği vurgulanıyor. Etki; sektör, meslek ve çalışanların üstlendiği görevlere göre önemli ölçüde değişiyor. Şirketler bazı rutin işleri otomatikleştirirken yapay zeka sistemlerinin mevcut iş süreçlerine bağlanması, denetlenmesi ve doğru şekilde yönetilmesi yeni operasyonel ihtiyaçları beraberinde getiriyor.
Raporda Meta'nın bazı ekiplerde yürütülen işlerin yüzde 60'a kadarını yapay zeka ajanlarının gözetimindeki iş akışlarına taşımayı değerlendirdiği bilgisi de yer aldı. Buna karşılık JPMorgan, otonom sistemlerin şimdiye kadar ortaya çıkardığı verimlilik artışlarının yüksek beklentileri tam olarak karşılamadığını belirtiyor.

YAZILIMDA TALEBİN YÖNÜ DEĞİŞİYOR
Yapay zekadan en fazla etkilenmesi beklenen alanlardan biri yazılım sektörü. JPMorgan'ın değerlendirmesine göre pandemi sonrasında gerileyen yazılım geliştirici istihdamı 2025'in ikinci yarısından itibaren yeniden toparlanma eğilimine girdi.
Ancak şirketlerin aradığı niteliklerde değişim yaşanıyor. Özellikle kıdemli yazılım mühendisleri, sistem tasarımı konusunda deneyimli çalışanlar ve yapay zekayı mevcut altyapılara entegre edebilecek uzmanlara yönelik talebin arttığı belirtiliyor. Bu tablo, yapay zekanın teknoloji sektöründe yalnızca bazı görevleri otomatikleştirmediğini, aynı zamanda yeni uzmanlık ihtiyacı da oluşturduğunu gösteriyor.

Seyahat acenteleri de JPMorgan'ın incelediği örnekler arasında. Yapay zeka ajanlarının sektörde daha fazla kullanılmasına rağmen toplam çalışan sayısında belirgin bir düşüş görülmemesi, teknolojinin istihdam üzerindeki etkisinin sektörlere göre farklılaşabileceğine işaret ediyor.
JPMORGAN ABD HİSSELERİNDE TEMKİNE GEÇTİ
Kurumun değerlendirmesi yalnızca çalışma hayatıyla sınırlı kalmadı. JPMorgan'ın ABD piyasa istihbaratı ekibi, Amerikan hisse senetleri için kısa vadeli yaklaşımını "taktiksel olarak temkinli/nötr" seviyesine çekti. Banka temel ekonomik görünüm ve şirket kârlılıklarında ciddi bir bozulma görmüyor ancak önümüzdeki birkaç haftada endekslerin dalgalı ve daha çok yatay bir seyir izlemesini bekliyor.

Uluslararası piyasa haberlerinde de JPMorgan'ın kısa vadede yükseliş yönündeki güçlü yaklaşımından geri çekildiği aktarılıyor. Değişikliğin arkasında Fed'in faiz politikasına ilişkin belirsizlik, eylül ayının tarihsel olarak zayıf seyri ve özellikle yapay zeka bağlantılı hisselerdeki momentum kaybı bulunuyor.
FED BEKLENTİLERİ HESAPLARI DEĞİŞTİRDİ
ABD Merkez Bankası Başkanı Kevin Warsh'ın Jackson Hole'daki şahin mesajlarının ardından piyasalarda faiz artırım ihtimalinin yeniden güçlenmesi, JPMorgan'ın risk değerlendirmesinde öne çıkan başlıklardan biri oldu. Farklı piyasa ölçümlerinde oranlar gün içinde değişmekle birlikte, eylül toplantısında faiz artışı ihtimalinin Jackson Hole öncesine kıyasla belirgin biçimde yükseldiği görülüyor.

JPMorgan cephesinde özellikle 15-16 Eylül'deki Fed toplantısı yakından izleniyor. Bankanın değerlendirmesine göre önümüzdeki birkaç çeyrekte resesyon temel senaryo değil. Buna karşın enflasyon verileri ve faiz görünümündeki belirsizlik, hisse piyasalarında kısa vadeli risk iştahını sınırlayabilir.
MOMENTUM HİSSELERİNDE OYNAKLIK RİSKİ
Piyasadaki bir başka sinyal ise momentum stratejilerinde yaşanan sert geri çekilme. JPMorgan'ın JPMPURE momentum endeksi haziran ayındaki zirvesinden yüzde 21'in üzerinde, Classic momentum göstergesi ise yaklaşık yüzde 34 geriledi. Bu oranlar, kurumun tarihsel olarak olağan kabul ettiği yüzde 10-15 aralığındaki düzeltmelerin oldukça üzerinde bulunuyor.

JPMorgan geniş ABD endekslerinde ağır bir bozulmayı ana senaryo olarak görmüyor. Tarihsel eğilimler birkaç haftalık bant hareketinin ardından piyasanın yeniden yön arayabileceğine işaret ediyor. Buna karşılık yatırımcı pozisyonlarının yoğunlaştığı ve yükselişini güçlü momentuma borçlu hisselerde şirket bazında daha sert fiyat hareketlerinin görülebileceği değerlendiriliyor.
Ortaya çıkan tablo, yapay zeka dönüşümü ile finans piyasalarının giderek daha fazla iç içe geçtiğini gösteriyor. Şirketler bir yandan yapay zekayı iş süreçlerine dahil ederek verimlilik ararken diğer yandan teknoloji ve yapay zeka temalı hisselerdeki yüksek beklentilerin sürdürülebilirliği yatırımcıların yakından izlediği başlıklardan biri olmayı sürdürüyor.
