Antalya’nın Kumluca ilçesinde Onur Civelek’in öldüğü trafik kazasına ilişkin dava, bilirkişi raporundaki eksikliklerin giderilmesi için ertelendi; ailesi yeniden tutuklama istedi.
Mahkeme, bilirkişi raporunun eksiklikleri tamamlanarak yeniden sunulmasını kararlaştırdı. İlk celsede esas hakkında hüküm açıklanmadı. Haberde sonraki duruşmanın tarihi belirtilmedi.
AİLENİN AVUKATI RAPOR EKSİKLİKLERİNE ÖNE ÇIKTI
Civelek ailesinin avukatı Ceren Akkelle, adli tıp ve bilirkişi raporlarındaki eksiklikler giderilmeden karar verilmesini uygun bulmadıklarını belirtti. Akkelle, tutuksuz yargılanan otomobil sürücüsü N. M.’nin yeniden tutuklanmasını talep etti.

Sanık avukatı Serkan Öztürk ise müvekkilinin kazanın ardından yaralıya yardım ettiğini ve ambulans çağırdığını savundu. Olayın basit taksir kapsamında değerlendirilmesini isteyen Öztürk, adli kontrolün kaldırılmasını ve yargılamanın tutuksuz sürmesini talep etti.
N. M., mahkemede aktarılan savunmasında babasıyla hastaneden dönerken evlerinin bulunduğu bölgede sinyal vererek sola döndüğünü söyledi. Dönüş sırasında fren sesi duyduğunu, ardından motosikleti ve Civelek’i yerde gördüğünü anlattı. Ölüm nedeniyle üzgün olduğunu ve daha dikkatli davranmadığı için pişmanlık duyduğunu ifade etti.
HAZİRANDAKİ KAZADAN İLK DURUŞMAYA UZANAN SÜREÇ
Kaza, Kumluca’nın Yeni Mahalle Mimar Sinan Caddesi’nde otomobil ile Onur Civelek’in kullandığı motosikletin çarpışması sonucu meydana geldi. Hastaneye kaldırılan 27 yaşındaki Civelek yaşamını yitirdi.

Antalya Körfez’in 6 Ağustos 2026’da İHA kaynaklı yayımladığı haberde, sürücünün 29 günlük tutukluluğun ardından tahliye edildiği aktarılmıştı. Ailenin avukatı Cennet Ceren Akkelle, o tarihte tahliyeye itirazlarının reddedildiğini ve Adli Tıp Kurumu raporunun beklendiğini açıklamıştı. İlk duruşmada da rapor eksikliklerinin gündeme gelmesiyle dosyanın teknik inceleme süreci devam ediyor.
Aynı arşiv haberinde baba Yavuz Civelek, oğlunun nişanlısıyla kazadan yaklaşık bir saat önce 14 Ağustos için nikâh tarihi aldığını anlatmıştı. İlk duruşmanın ardından açıklama yapan anne ve baba, sanığın yeniden tutuklanmasını ve cezalandırılmasını istedi.
BASİT TAKSİR İLE BİLİNÇLİ TAKSİR ARASINDAKİ FARK

Adalet Bakanlığı’nın UYAP Mevzuat sisteminde yayımlanan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85’inci maddesine göre, taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçunda iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.
Aynı kanunun 22’nci maddesi, kişinin sonucu öngörmesine rağmen istemediği sonucun gerçekleşmesini bilinçli taksir olarak tanımlıyor. Bu durumda taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılıyor. Savunmanın basit taksir talebi henüz mahkemenin kabul ettiği bir sonuç değil; davada hukuki nitelendirme ve kusur değerlendirmesi hakkında hüküm verilmiş değil.
