Nepal ile Çin sınırındaki Himalaya bölgesini vuran büyük sel ve heyelan felaketinde bilanço ağırlaşmaya devam ediyor. Nepal Ulusal Afet Riskinin Azaltılması ve Yönetimi Kurumu'nun (NDRRMA) güncel verilerine göre Nepal tarafında can kaybı 1.003'e yükselirken 3 bin 916 kişiden halen haber alınamıyor. Çin'in Tibet bölgesinde açıklanan 16 can kaybıyla birlikte felakette yaşamını yitirenlerin sayısı 1.019'a ulaştı.
Arama ve kurtarma çalışmalarının yedinci gününde en büyük belirsizlik, kayıp durumundaki binlerce kişinin akıbeti. Nepal'de kayıp listesinde 30'dan fazla ülkeden 583 yabancı da bulunuyor. Çin tarafında ise son açıklamalara göre 546 kişi kayıp; bunların 261'inin yabancı olduğu bildirildi.
FELAKET 26 AĞUSTOS'TA BAŞLADI
Afet, 26 Ağustos'ta Nepal-Çin sınırına yakın yüksek Himalaya bölgesinde meydana gelen büyük bir buzul ve kaya kütlesi çökmesinin ardından başladı. Oluşan ani su ve moloz akışı Bhotekoshi-Trishuli nehri hattı boyunca ilerleyerek yerleşimleri, yolları, köprüleri ve enerji tesislerini etkiledi.
Selin en ağır vurduğu yerler arasında Rasuwa ve Nuwakot bölgeleri bulunuyor. Nepal hükümetinin ilk kapsamlı durum raporuna göre felaketten yaklaşık 1,6 milyon kişi çeşitli düzeylerde etkilendi. Dhading, Gorkha ve Chitwan da ciddi hasarın kaydedildiği bölgeler arasında yer aldı.
YÜZLERCE ENERJİ ÇALIŞANI ARANIYOR
Kurtarma operasyonlarının önemli bir bölümü hidroelektrik santrallerinin bulunduğu alanlara yoğunlaştırıldı. NDRRMA verilerine göre hidroelektrik projelerinde çalışan 639 kişinin halen kayıp olduğu değerlendiriliyor. Bazı çalışanların sel ve çamur nedeniyle girişleri kapanan tünellerde mahsur kalmış olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.
Arama çalışmalarında Nepal ordusu, polis ve silahlı polis birliklerinin yanı sıra uluslararası ekipler de görev yapıyor. Dağlık arazi, yıkılan ulaşım bağlantıları ve devam eden heyelan tehlikesi karadan erişimi zorlaştırırken, izole kalan bölgelere helikopterlerle personel ve yardım malzemesi ulaştırılıyor.
11 BİNDEN FAZLA KİŞİ KURTARILDI
Nepal Başbakanlığı tarafından paylaşılan bilgilere göre felaketin ardından 11 binden fazla kişi güvenli bölgelere ulaştırıldı. Arama ekipleri bir yandan kayıp kişilere ulaşmaya çalışırken diğer yandan sel nedeniyle dış dünyayla bağlantısı kesilen yerleşimlere gıda, içme suyu ve temel ihtiyaç malzemeleri taşıyor.
Felaket enerji altyapısında da ağır hasara neden oldu. Hidroelektrik tesislerinde yüzlerce megavatlık üretim kapasitesinin devre dışı kaldığı, çok sayıda yol ve köprünün kullanılamaz hale geldiği bildirildi. Özellikle Bhotekoshi ve Trishuli nehirleri çevresindeki ulaşım ağının zarar görmesi kurtarma operasyonlarını güçleştiriyor.
KAYIP SAYISI DEĞİŞMEYE DEVAM EDİYOR
Afetin ilk günlerinden bu yana açıklanan ölü ve kayıp sayıları, yeni bölgelere ulaşılması ve kayıp olarak bildirilen bazı kişilerin bulunmasıyla sürekli güncelleniyor. NDRRMA'nın 31 Ağustos verilerinde Nepal'de 903 can kaybı ve 4 bin 247 kayıp bildirilmişti. 1 Eylül'deki güncellemelerde can kaybının yükseldiği, kayıp sayısının ise 3 bin 916'ya gerilediği açıklandı.
Yetkililer, kayıp sayısındaki azalmanın tamamının ölüm veya kurtarma anlamına gelmediğini; iletişim yeniden kuruldukça daha önce ulaşılamayan kişilerin de listeden çıkarıldığını belirtiyor. Arama ve kimlik tespit çalışmaları sürdüğü için bilançonun önümüzdeki günlerde yeniden değişebileceği ifade ediliyor.
HİMALAYALARDA BUZUL RİSKİ YENİDEN TARTIŞILIYOR
Felaketin ardından Himalayalar'daki buzulların istikrarsızlaşması ve yüksek rakımlı bölgelerde oluşabilecek yeni taşkınlar yeniden tartışma konusu oldu. İlk değerlendirmeler, büyük bir buz ve kaya kütlesinin çökmesinin aşağı havzada yıkıcı bir su ve moloz dalgası oluşturduğuna işaret ediyor. Bölgedeki uzmanlar ve yetkililer, devam eden yağışların yanı sıra yeni oluşabilecek geçici göller ve heyelan setlerinin de yakından izlenmesi gerektiğini belirtiyor.
Nepal ve Çin'deki ekipler kayıp binlerce kişiye ulaşabilmek için çalışmalarını sürdürürken, öncelik ulaşılamayan yerleşimler ile hidroelektrik tesislerinin tünellerine veriliyor. Felaketin kesin bilançosunun, arama çalışmaları ve kimlik tespit süreçleri tamamlandıkça netleşmesi bekleniyor.
