
Uçak bakımında lisanslı personele talep artıyor: Yetki maaşı da değiştiriyor
Türkiye’de büyüyen havacılık sektörü, uçak bakımında görev alan lisanslı teknik personele ihtiyacı artırıyor. SHGM lisansı ve uçak tip yetkisi kariyerde belirleyici oluyor.
Türkiye’de sivil havacılık ve savunma sanayisindeki büyüme, uçakların tasarımından bakımına kadar farklı alanlarda çalışan mühendis ve teknisyenleri öne çıkarıyor. Ancak sektörde sıkça birbirinin yerine kullanılan “uçak mühendisi” ile “lisanslı hava aracı bakım teknisyeni” aynı yetkilere sahip değil.
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün (SHGM) mevzuatına göre bir hava aracının bakımını yaparak ilgili bakım çıkış sertifikasını imzalayabilmek için uygun kategoride hava aracı bakım lisansına sahip olmak gerekiyor. Üniversiteden uçak mühendisi olarak mezun olmak tek başına bu imza yetkisini vermiyor.
SHGM, konuyla ilgili açıklamasında lisanslı personelin yetkisini açık biçimde tanımlıyor: “Hava aracı teknisyenlerinin, bir hava aracının bakımını yapıp uçuşa elverişlilik belgesini imzalayabilmesi için Genel Müdürlüğümüzden SHY-66 hava aracı bakım teknisyeni lisansına sahip olması gereklidir.
UÇAK MÜHENDİSİ İLE BAKIM TEKNİSYENİ ARASINDAKİ FARK
Uçak mühendisleri; hava araçlarının tasarımı, aerodinamik, yapı, itki, uçuş mekaniği, performans, üretim ve AR-GE gibi geniş bir çalışma alanına sahip.
Bakım tarafında ise gövde, motor, elektronik ve aviyonik sistemlerin kontrolü, bakımı ve onarımı lisanslı hava aracı bakım personelinin temel çalışma alanları arasında bulunuyor.
SHGM’nin güncel sınıflandırmasında bakım lisansları A, B1, B2, B3 ve C kategorilerini içeriyor. B1 mekanik sistemler, B2 ise ağırlıklı olarak aviyonik alanındaki yetkilendirmeler açısından öne çıkıyor. C kategorisi üs bakım faaliyetlerini kapsıyor.
Her lisans sahibinin her uçakta otomatik olarak imza yetkisi bulunmuyor. SHGM’ye göre personelin bakım çıkış sertifikasını imzalayacağı uçak için gerekli tip eğitimini tamamlaması ve söz konusu uçak tipinin lisansında yer alması gerekiyor.
LİSANS İÇİN SADECE DİPLOMA YETERLİ DEĞİL
Havacılık sektöründe kariyer hedefleyen gençler açısından en fazla karıştırılan konulardan biri de eğitim ile mesleki lisans arasındaki fark.

Uçak Mühendisliği ve Havacılık-Uzay Mühendisliği gibi dört yıllık programlar mühendislik kariyerinin temel yolları arasında bulunuyor. Makine ve farklı mühendislik disiplinlerinden mezun olanlar da şirketlerin ihtiyaçlarına göre havacılık projelerinde görev alabiliyor.
Bakım lisansında ise ayrı bir süreç işliyor. SHGM, ilk kez hava aracı bakım lisansı almak isteyen kişinin 18 yaşını doldurmasını ve talep edilen kategoriye uygun aktif bakım deneyimini belgelemesini istiyor.
SHGM’nin yayımladığı bilgilere göre teknik bölümlerden mezun olmayan adaylarda gerekli bakım tecrübesi, talep edilen lisans kategorisine bağlı olarak 3 ila 5 yıl arasında değişebiliyor. Bu deneyim SHY-145 yetkili bakım kuruluşlarında uçak üzerinde çalışılarak kazanılabiliyor.
B1 VE B2 LİSANSLARI KARİYERDE ÖNE ÇIKIYOR
B1 kategorisi mekanik bakım alanında, B2 kategorisi ise aviyonik sistemlerde uzmanlaşmak isteyen personel için temel lisans kategorileri arasında.
B1 lisansı kendi içinde türbinli uçak, pistonlu uçak, türbinli helikopter ve pistonlu helikopter gibi alt kategorilere ayrılıyor. Personelin çalışma ve imza yetkisinin kapsamını sahip olduğu kategori, uçak tipi ve kuruluş içindeki yetkilendirmeler birlikte belirliyor.
Bu nedenle havacılıkta gelir hesabını yalnızca “uçak mühendisi maaşı” üzerinden yapmak yanıltıcı olabiliyor. Eğitim, deneyim, yabancı dil, bakım lisansı, tip yetkileri, vardiya düzeni ve çalışılan şirket ücret üzerinde ayrı ayrı etkili olabiliyor.
55 BİN-160 BİN TL MAAŞ İDDİASI İÇİN DİKKAT
Sektöre ilişkin bazı kariyer içeriklerinde uçak mühendisi ve bakım personeli için 55 bin TL ile 160 bin TL arasında değişen net maaşlardan söz ediliyor. Ancak bu aralığı tüm sektör için geçerli, resmi bir ücret tarifesi olarak değerlendirmek doğru değil.
SHGM’nin görev alanı lisanslandırma ve sivil havacılık düzenlemelerini kapsıyor; kurum tarafından tüm uçak mühendisleri veya lisanslı bakım teknisyenleri için geçerli tek bir maaş skalası yayımlanmıyor.

Ücretler; çalışılan şirket, kıdem, vardiya ve fazla mesai düzeni, yabancı dil seviyesi, SHY-66 kapsamındaki yetkiler ve uçak tip eğitimlerine göre ciddi biçimde farklılaşabiliyor. Özellikle birden fazla uçak tipi üzerinde yetkilendirilen deneyimli personelin kazancı başlangıç seviyesindeki çalışanlardan ayrılabiliyor.
İTÜ’DE UÇAK MÜHENDİSLİĞİNİN GEÇMİŞİ 1941’E UZANIYOR
Türkiye’de bu alandaki köklü eğitim kurumlarından İstanbul Teknik Üniversitesi’nin Uçak Mühendisliği Bölümü 1941 yılında Makina Fakültesi bünyesinde uçak mühendisi yetiştiren bir dal olarak kuruldu.
İTÜ’nün 2026 verilerine göre Uçak Mühendisliği Bölümü’nde 41 akademik personel görev yapıyor. Bölüm bugüne kadar 1269’dan fazla mezun verdi ve yıllık öğrenci kontenjanı 50 olarak açıklanıyor.
Üniversitenin programı yalnızca bakım alanına odaklanmıyor. Askeri ve sivil uçakların tasarımı, imalatı, bakım-onarım süreçleri ile havacılık alanındaki araştırma ve uygulamalar eğitimin kapsamı içinde bulunuyor.
HAVACILIKTA İNGİLİZCE VE SOĞUKKANLILIK DA ÖNEMLİ
Teknik bilgi kadar insan faktörü de uçak bakımında doğrudan önem taşıyor. SHGM, iyi bir hava aracı teknisyeninde sorumluluk bilinci, muhakeme yeteneği, el becerisi, yeterli İngilizce ve mesleki tecrübeyi öne çıkarıyor.
Kurum ayrıca bakım işlemlerinin zaman baskısı altında gerçekleştirilebildiğine işaret ederek soğukkanlılığın iş emniyeti açısından önemli olduğunu belirtiyor.
Uçak mühendisliği veya uçak bakım teknisyenliği düşünen adaylar açısından sonuç oldukça net: Üniversite diploması, bakım lisansı ve uçak tip yetkisi farklı kavramlar. Özellikle uçağın bakım sonrası hizmete verilmesinde imza yetkisi hedefleyenlerin SHGM’nin lisanslandırma şartlarını ayrıca karşılaması gerekiyor.
