Adana’nın Saimbeyli ilçesindeki 5,0 büyüklüğündeki depremin ardından küçük artçılar sürerken, uzmanlar yapı güvenliği ve bölgedeki aktif faylara dikkat çekti.
AFAD verilerine göre ana sarsıntı 21 Eylül 2026 saat 04.02’de meydana geldi. Merkez üssü Saimbeyli olarak açıklanan depremin büyüklüğü 5,0, derinliği ise 7 kilometre olarak ölçüldü. Sarsıntı Adana’nın yanı sıra Kahramanmaraş, Osmaniye, Kayseri ve Gaziantep’te de hissedildi.
AFAD VE VALİLİK OLUMSUZLUK BİLDİRMEDİ
Depremin hemen ardından AFAD ve Adana Valiliği bölgede saha taraması başlattı. Yapılan ilk kontrollerde herhangi bir olumsuzluk tespit edilmediği, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne deprem kaynaklı ihbar ulaşmadığı açıklandı.
Ana depremin ardından Saimbeyli çevresindeki hareketlilik sona ermedi. AFAD’ın son depremler kayıtlarında 21 Eylül boyunca bölgede çok sayıda küçük sarsıntı yer aldı. Bunlar arasında saat 23.08’de kaydedilen 2,3 büyüklüğündeki deprem de bulunuyor. Saimbeyli’de 22 Eylül sabahı saat 06.34’te de 1,0 büyüklüğünde bir sarsıntı kaydedildi.
UZMANLAR SAİMBEYLİ ÇEVRESİNİ DAHA ÖNCE DE İŞARET ETMİŞTİ
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, Saimbeyli depreminden önce yaptığı bölgesel değerlendirmelerde Pozantı ve Saimbeyli çevresinde küçük depremler üretebilecek fayların bulunduğunu belirtmişti. Tatar, Adana’nın güneyinde ise Yumurtalık-Karataş çevresindeki aktif faylara dikkat çekmişti.
Adana ve yakın çevresinin depremselliğine ilişkin bilimsel çalışmalar da bölgede birden fazla aktif tektonik yapının bulunduğunu gösteriyor. Çukurova Üniversitesi araştırmacılarının yayımladığı çalışmada Yumurtalık, Ceyhan-Karataş, İmamoğlu, Kozan, Toprakkale, Savrun ve Çokak fayları ile Ecemiş Fay Zonu bölgenin depremselliğini etkileyebilecek yapılar arasında sıralanıyor.
YUMURTALIK-KARATAŞ HATTI NEDEN ÖNEMLİ?
Adana’nın güneyindeki Ceyhan-Karataş ve Yumurtalık çevresi, kentin deprem geçmişi açısından da önem taşıyor. Bilimsel çalışmalarda 27 Haziran 1998’de meydana gelen ve Adana ile Ceyhan’da ağır hasara yol açan 6,3 büyüklüğündeki depremin bu tektonik sistemle ilişkili olduğu belirtiliyor.
Dr. Mehmet Tatar, Ağustos 2026’daki değerlendirmesinde mevcut veriler ışığında Adana için 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem beklentisi görmediğini de ifade etmişti. Bununla birlikte uzmanların açıklamaları belirli bir tarihte deprem olacağı anlamına gelmiyor; depremlerin gününü ve saatini önceden kesin olarak belirleyen bilimsel bir yöntem bulunmuyor.
YAPI GÜVENLİĞİ YENİDEN ÖNE ÇIKTI
Saimbeyli’deki son deprem, bölgede yapı güvenliği konusunu da yeniden öne çıkardı. Tatar daha önceki açıklamalarında depremin engellenemeyeceğini, ancak uygun zemin seçimi ve deprem yönetmeliğine uygun dayanıklı yapılarla can kaybı riskinin azaltılabileceğini vurgulamıştı.
AFAD kayıtlarında artçı nitelikteki küçük sarsıntıların sürmesi nedeniyle bölgedeki güncel hareketlilik resmi kurumlar tarafından izleniyor. Vatandaşların depremle ilgili bilgi ve uyarılarda AFAD ile yerel makamların açıklamalarını takip etmesi önem taşıyor.










