İçeriğe geç
PusnetPUSNET
Keşfetİl HaberleriSon DakikaDünyaGündemAsayişEkonomiSporKültür-SanatÇevreEğitimSağlıkYaşamMagazinBiyografiTeknolojiGenelTurizmSiyasetTakip Edilenlerİletişim

Yasal ve Destek

Kullanım KılavuzuKullanım ŞartlarıGizlilik PolitikasıÇerez PolitikasıKVKKZiyaretçi AydınlatmaHata / İstek BildirRSS BeslemesiAtom Beslemesi

Küresel Topluluğu Birlikte Büyütelim

Doğru bilgi, güçlü topluluk. Haberini paylaş, sesini duyur.

Hemen Paylaş
Ana Sayfa›Biyografi›Alparslan Arslan ve Danıştay saldırısının yargı süreci
Biyografi

Alparslan Arslan ve Danıştay saldırısının yargı süreci

Bircan Subaşı
Bircan Subaşı
@dexignercode

Paylaşıldı: 03.09.2026 22:17

Güncellendi: 03.09.2026 22:17

Alparslan Arslan ve Danıştay saldırısının yargı süreci

Alparslan Arslan, 20 Haziran 1977’de Bingöl’ün Kiğı ilçesinde doğan, avukatlık yapan ve 17 Mayıs 2006’da Danıştay 2. Dairesine düzenlediği silahlı saldırıyla Türkiye kamuoyunda tanınan isimdir. Saldırıda Danıştay üyesi Mustafa Yücel Özbilgin hayatını kaybetti; Danıştay 2. Daire Başkanı Mustafa Birden, üyeler Ayla Gönenç ve Ayfer Özdemir ile tetkik hâkimi Ahmet Çobanoğlu yaralandı. Arslan, olayın ardından Danıştay binasında yakalandı ve uzun yıllar sürecek bir yargılama sürecinin sanığı oldu.

Alparslan Arslan kimdir?

Türkiye Barolar Birliği ve İstanbul Barosu kayıtlarına yansıyan bilgilere göre Arslan, ilk, orta ve lise öğreniminin ardından 1994 yılında Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesine girdi. 1998’de fakülteden mezun oldu, avukatlık stajını tamamladıktan sonra 2001 yılında İstanbul Barosuna kaydoldu. Üniversite kayıtlarında lise öğrenimini Elazığ’daki Kovancılar Lisesinde tamamladığı bilgisi yer aldı.

Arslan’ın mesleki yaşamı, 2006’daki Danıştay saldırısına kadar kamuoyunda geniş biçimde bilinen bir kariyer değildi. Saldırının gerçekleştiği tarihte İstanbul Barosuna kayıtlı bir avukat olması, Danıştay binasına giriş süreci ve güvenlik uygulamaları da olaydan sonra tartışılan başlıklar arasına girdi. Dönemin açıklamalarına göre Arslan, avukat kimliğini kullanarak Danıştay’ın Ankara’daki eski binasına girmişti.

Danıştay saldırısı nasıl gerçekleşti?

17 Mayıs 2006 sabahı Danıştay 2. Dairesinin toplantı halinde bulunduğu müzakere salonuna giren Arslan, burada silahla ateş açtı. Daire üyesi Mustafa Yücel Özbilgin aldığı yaralar sonucu yaşamını yitirirken dört yargı mensubu yaralandı. Arslan, saldırı sonrasında binadan ayrılmaya çalışırken yakalandı. Olay, Türkiye’de yüksek yargı kurumlarını doğrudan hedef alan en ciddi saldırılardan biri olarak kayıtlara geçti.

Saldırının arka planında, Danıştay 2. Dairesinin 8 Şubat 2006 tarihinde verdiği ve kamuoyunda başörtüsü tartışmaları çerçevesinde değerlendirilen bir karar bulunuyordu. Arslan da ilk ifadelerinde saldırıyı bu karara tepki amacıyla gerçekleştirdiğini söyledi. Saldırı öncesinde bazı basın yayın organlarında kararı veren Danıştay üyelerinin isim ve fotoğraflarının yayımlanmış olması da soruşturma ve kamuoyu tartışmalarında ele alınan konulardan biri oldu.

Soruşturma sürecinde Arslan’ın yalnızca Danıştay saldırısıyla değil, Cumhuriyet gazetesine yönelik el bombalı saldırılarla bağlantısı da incelendi. Emniyet birimleri, Danıştay saldırısının ardından başka kamu kurumlarına yönelik eylem planları bulunduğuna ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Ancak yıllar içinde ortaya atılan örgütsel bağlantı iddiaları ile Danıştay saldırısının daha geniş bir yapılanmanın parçası olduğu yönündeki tezler, farklı mahkemelerde ve Yargıtay aşamalarında ayrıca değerlendirildi.

Alparslan Arslan hangi cezalara çarptırıldı?

Danıştay saldırısına ilişkin ilk dava Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinde 11 Ağustos 2006’da görülmeye başlandı. Mahkeme, Arslan hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs ile Mustafa Yücel Özbilgin’i görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme suçlarından iki ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Dosya temyize taşındığında Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Danıştay saldırısı davasıyla İstanbul’da görülen Ergenekon davası arasında bağlantı bulunduğu iddiasının birlikte değerlendirilmesi gerektiğine karar vererek hükmü bozdu.

Bu kararın ardından Danıştay saldırısı dosyası Ergenekon ana davasıyla birleştirildi. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Ağustos 2013’te sonuçlandırdığı Ergenekon davasında Arslan hakkında iki kez ağırlaştırılmış müebbet ve ayrıca 90 yıl 3 ay hapis cezası verdi. Ancak bu hüküm yargı sürecinin son aşaması olmadı. Yargıtay 16. Ceza Dairesi, Danıştay saldırısı ile Ergenekon davası arasındaki hukuki ve fiili bağlantının somut delillerle ortaya konulamadığı gerekçesiyle ilgili hükümleri bozdu.

Bozma kararının ardından Danıştay saldırısına ilişkin dosya Ergenekon ana davasından ayrılarak yeniden Ankara’ya gönderildi. Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesi, 31 Ağustos 2018’de Arslan’ı Mustafa Yücel Özbilgin’i kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürmek suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm etti. Mustafa Birden, Ayla Gönenç, Ayfer Özdemir ve Ahmet Çobanoğlu’na yönelik eylemleri nedeniyle ise dört ayrı öldürmeye teşebbüs suçundan toplam 72 yıl hapis cezası verildi.

2018 tarihli hüküm temyiz edildi ve dosya yeniden Yargıtay’a taşındı. Yargıtay 16. Ceza Dairesi 25 Kasım 2020’de Arslan hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet ve 72 yıl hapis cezalarını onadı. Böylece yıllar boyunca Ergenekon davasıyla birleşme, bozma ve dosyanın yeniden Ankara’ya gönderilmesi gibi aşamalardan geçen Danıştay saldırısı yargılamasında Arslan hakkındaki temel hüküm kesinleşmiş oldu.

Alparslan Arslan ne zaman ve nasıl öldü?

Alparslan Arslan, hükümlü bulunduğu Maltepe Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 16 Şubat 2023’te koğuşunda asılı ve hareketsiz halde bulundu. Sağlık görevlilerinin incelemesinde yaşamını yitirdiği belirlendi. Cenazesi ölüm nedeninin tespiti amacıyla Adli Tıp Kurumuna gönderilirken Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturma başlattı. Arslan’ın cenazesi 17 Şubat 2023’te İstanbul’da kılınan cenaze namazının ardından Çekmeköy’deki Yukarı Baklacı Mezarlığı’na defnedildi.

Danıştay saldırısı, yalnızca Arslan’ın biyografisinin belirleyici olayı değil, Türkiye’nin 2000’li yıllardaki hukuk, siyaset ve laiklik tartışmalarında da uzun süre gündemde kalan bir olay oldu. Saldırıda yaşamını yitiren Mustafa Yücel Özbilgin her yıl Danıştay tarafından anılırken, yüksek mahkeme saldırıyı yargı bağımsızlığına ve hukuk devletine yönelik bir eylem olarak değerlendirdi. Arslan’ın adı da saldırının faili olması, sonrasında yaşanan çok aşamalı yargılama ve Ergenekon davasıyla bir dönem kurulan ancak Yargıtay tarafından somut delillerle desteklenmediği belirtilen bağlantı nedeniyle yakın dönem Türkiye hukuk tarihinin tartışmalı dosyalarından biriyle özdeşleşti.

1

0 yorum

Sen

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yap!

İlgili Haberler

  • Eğitim yönetiminden bakanlığa Yusuf Tekin’in kariyer yolculuğuBiyografi
  • Pentagram’ın güçlü vokali Murat İlkan’ın müzik yolculuğuBiyografi
  • Deniz Gezmiş: 68 kuşağından idam sürecine uzanan yaşamBiyografi
  • Doğu Cephesi komutanı Kâzım Karabekir’in yaşamıBiyografi
Pusnet

Alanya ve Antalya öncelikli, doğrulanmış ve tarafsız yerel haber platformu.

Kurumsal
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • Künye
  • Düzeltme Politikası
  • İletişim
Yasal
  • Gizlilik Politikası
  • KVKK
  • Çerez Politikası
  • Kullanım Şartları
  • Ziyaretçi Aydınlatma
Keşfet
  • Son Dakika
  • Gündem
  • Bölgeler / İl Haberleri
  • RSS Beslemesi
  • Atom Beslemesi
© 2026 Pusnet. Tüm hakları saklıdır.
  • Keşfet
  • Ara
  • Bildirim
  • Profil