Antalya Dayanışma Grubu’nun 184 sayfalık sürdürülebilirlik raporu, kentin 2050-2100 dönemi için ulaşım, su yönetimi ve afetlere dirençli yapılaşma önerilerini gündeme taşıdı.
Antalya Valisi Hulusi Şahin’e sunulan çalışma, nüfus artışı ve turizm yoğunluğuyla büyüyen kentte imar kararlarının, altyapı yatırımlarının ve doğal kaynakların birlikte planlanmasını öneriyor. Antalya Dayanışma Grubu Teknik Kurulu’nun hazırladığı raporda, bugünkü sorunlarla uzun vadeli ihtiyaçlar aynı çerçevede değerlendiriliyor.
Akdeniz Gerçek’in 29 Eylül tarihli toplantı haberine göre raporun sunumunu yapan İnşaat Mühendisi Akın Akıncı, çalışmanın yedi ana başlık ve 49 alt başlıktan oluştuğunu belirtti. İnşaat, çevre, makine ve harita mühendisleri ile ekonomistlerin katkı sunduğu rapor; kentleşmeden sosyal politikalara uzanan bir kapsam taşıyor.
İMAR KARARLARINDA MAHALLE VE BÖLGE ÖLÇEĞİ
Raporda, Antalya’nın büyümesinin parçalı kararlarla yönetilmesinin kent bütünlüğünü ve altyapı kapasitesini zorladığı değerlendirmesi yapılıyor. Tek tek parseller üzerinden şekillenen uygulamalar yerine mahalle ve bölge ölçeğinde planlama öneriliyor.
Bu yaklaşımda kentsel dönüşüm, afetlere dirençli yapılaşma ve yaşam kalitesi birlikte ele alınıyor. Kent estetiği de yalnızca binaların görünümüyle sınırlı tutulmuyor; Antalya’nın kimliği ve kamusal alanların niteliğiyle ilişkilendiriliyor.
ULAŞIMDA DÖRT SİSTEMİN BİRLİKTE PLANLANMASI
Ulaşım bölümünde, nüfus ve ziyaretçi hareketliliğinin oluşturduğu yük karşısında uzun vadeli bir Ulaşım Master Planı hazırlanması isteniyor. Dijital verilere dayanması önerilen planın kara yolu, raylı sistem, deniz ve hava ulaşımını birlikte değerlendirmesi hedefleniyor.
Raylı sistemlerin toplu taşımanın ana omurgasını oluşturması, havalimanı kapasitesinin ise 2050 projeksiyonları dikkate alınarak planlanması öneriler arasında bulunuyor. İmar kararlarıyla ulaşım yatırımlarının aynı planlama sürecinde ele alınması da çalışmanın temel taleplerinden biri.
SU KAYNAKLARI VE YAĞMUR ALTYAPISI İÇİN ORTAK YAKLAŞIM
Raporda su kaynakları üzerindeki baskı, iklim değişikliği, nüfus artışı ve plansız kentleşmeyle ilişkilendiriliyor. Yeraltı ve yerüstü sularının birlikte yönetilmesi; suyun korunması ve kullanımının bütüncül biçimde planlanması öneriliyor.
Ani ve şiddetli yağışlara karşı drenaj sistemlerinin suyun doğal akışını ve havza bütünlüğünü gözeterek tasarlanması isteniyor. Enerji alanında ise yerel yenilenebilir kaynakları esas alan bir master plan hazırlanması gündeme getiriliyor.
Kıyıların ve falezlerin korunması da raporun çevre başlığında yer alıyor. Bu alanlarda yapılaşma sınırlarının bilimsel esaslarla belirlenmesi ve doğal çevrenin taşıyabileceği kullanım yoğunluğunun dikkate alınması öneriliyor.
PLANLAMA AJANSI VE AYRINTILI ÇALIŞMA ÖNERİSİ
Akdeniz Gerçek’in aktardığı öneriler arasında Antalya Planlama Ajansı kurulması da bulunuyor. Ajansın ortak hedeflerin belirlenmesi, projelerin geliştirilmesi ve finansman planlamasına katkı sağlaması öngörülüyor. Ekonomi ve sosyal politika başlıklarında ise turizmin çeşitlendirilmesi, yerel istihdam, kira ve barınma sorunları ele alınıyor.
Akın Akıncı, sonraki aşamada raporun ana başlıklarının akademisyenler, üniversiteler ve kentteki farklı aktörlerle ayrı ayrı çalışılmasının planlandığını belirtti. Böylece genel önerilerin belirli sorunlara yönelik daha ayrıntılı çalışmalara dönüştürülmesi amaçlanıyor.
ŞUBATTA TANITILDI, EYLÜLDE VALİLİK TOPLANTISINDA ELE ALINDI
DHA’nın 11 Şubat 2026 tarihli haberine göre sürdürülebilirlik raporu, yılın başında düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna tanıtıldı. Çalışma, 29 Eylül’de Vali Hulusi Şahin’in katıldığı Antalya Dayanışma Grubu toplantısında yeniden ele alındı.
Antalya Valiliğinin toplantıya ilişkin açıklamasında Şahin’in, raporun kentteki sorunları sistematik biçimde ortaya koyduğunu belirttiği aktarıldı. Şahin, çözüm sürecinde toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurgulayarak doğru imar ve sürdürülebilir şehircilik anlayışının Antalya’nın geleceği açısından önemine işaret etti.










