Milyonlarca çalışanın beklediği asgari ücrete Temmuz ayında ara zam yapılıp yapılmayacağı sorusu gündemdeki yerini koruyor. Memur ve emekli maaşlarına yapılan temmuz zammının ardından gözler asgari ücrete gelecek olası artışa çevrilmiş durumda.
Mevcut durumda net 22.104 TL olan asgari ücretin yılın ikinci yarısında artırılması için işçi sendikaları ve bazı sivil toplum kuruluşları çağrıda bulunurken, resmi bir açıklama henüz yapılmadı. Hükümet kanadından gelen sinyaller, asgari ücrete ara zam yapılması konusunda henüz bir karar alınmadığı yönünde.
Türk-İş, Hak-İş ve DİSK gibi işçi konfederasyonları, enflasyon karşısında eriyen alım gücüne dikkat çekerek asgari ücretin yüzde 25-30 oranında artırılarak net 28.000 TL seviyesine çekilmesini talep ediyor. Türk-İş'in yaptığı açıklamada, "Dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 20 bin TL'yi, yoksulluk sınırı ise 65 bin TL'yi aşmış durumda. Mevcut asgari ücretle geçinmek imkansız hale gelmiştir" ifadelerine yer verildi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkilileri, asgari ücrete ara zam konusunun henüz resmi olarak gündemlerinde olmadığını ancak enflasyon verileri ve ekonomik göstergelerin yakından takip edildiğini belirtiyor. Bakanlık kaynakları, "Asgari ücret, aralık ayında yapılan toplantılar sonucunda belirlenmiştir. Yıl ortasında bir revizyon için Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun toplanması gerekmektedir. Şu an için böyle bir toplantı planlanmamıştır" açıklamasında bulundu.
Ekonomist Prof. Dr. Mahmut Demir konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: "Asgari ücrete yapılacak her 1.000 TL'lik net zam, işverene yaklaşık 1.700 TL maliyet olarak yansıyor. 28 bin TL gibi bir hedef, yıllık bazda kamuya ve özel sektöre yaklaşık 500-600 milyar TL ek maliyet anlamına geliyor. Hükümetin enflasyonla mücadele programı çerçevesinde böyle bir artışa sıcak bakmadığı ancak sosyal baskı nedeniyle sınırlı bir artışa gidebileceği değerlendiriliyor."
İşveren kesimi ise ara zamma temkinli yaklaşıyor. Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), asgari ücrete yapılacak her artışın istihdam maliyetlerini artıracağını ve kayıt dışı istihdamı tetikleyebileceğini belirtiyor. TİSK yetkilileri, "Asgari ücret artışı yapılırken işverenin rekabet gücü ve istihdamın korunması da göz önünde bulundurulmalıdır. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için ek maliyetler ciddi bir yük oluşturabilir" uyarısında bulundu.
