Can Yılmaz, 8 Aralık 1968’de İstanbul’da doğan Türk senarist, yazar ve oyuncudur. Aslen Sivas’ın Gürün ilçesinden olan Yılmaz, özellikle sinema senaryoları, televizyon ve sahne için hazırladığı metinler, dergi yazıları ve yayımlanan kitaplarıyla tanınmaktadır. Komedyen, oyuncu ve yönetmen Cem Yılmaz’ın ağabeyi olan Can Yılmaz, uzun yıllar boyunca daha çok kamera arkasındaki üretimi tercih etmiştir.
Can Yılmaz kimdir?
Can Yılmaz’ın annesi ev hanımı, babası ise elektrikli ev aletleri satan bir esnaftı. İstanbul’da büyüyen Yılmaz, profesyonel yaşamında metin yazarlığına ağırlık verdi. Dizi, skeç ve tiyatro metinleri kaleme alan yazar, mizahın farklı anlatım biçimlerinde çalışmalar yaptı. Kariyerinin önemli bir bölümünde popüler kültürde geniş karşılık bulan sinema ve eğlence projelerinin yazım aşamasında görev aldı.
Can Yılmaz’ın kamuoyundaki bilinirliği, Cem Yılmaz’ın projeleriyle gerçekleştirdiği ortak çalışmalarla önemli ölçüde arttı. Kaynaklarda 1990’lı yılların ikinci yarısından itibaren kardeşinin çeşitli projelerinde görev aldığı belirtilmektedir. Buna karşın Can Yılmaz, oyunculuktan çok yazarlık, senaryo geliştirme ve yaratıcı üretimin kamera arkasındaki bölümleriyle özdeşleşti.
Can Yılmaz hangi filmlerin senaryosunda yer aldı?
Can Yılmaz, Türk sinemasının yüksek izleyici sayılarına ulaşan çeşitli komedi yapımlarının senaryo ekiplerinde bulundu. “Her Şey Çok Güzel Olacak”, “G.O.R.A.”, “Hokkabaz”, “A.R.O.G.” ve “Yahşi Batı”, adının senaryo çalışmalarıyla birlikte anıldığı başlıca filmler arasındadır. Daha sonraki yıllarda “Pek Yakında” gibi yapımlarda da senaryo çalışmalarına katkı sağladı. Bu filmler, özellikle 2000’li yıllarda Türk sinemasındaki ana akım komedi anlayışının öne çıkan örnekleri arasında yer aldı.
Yılmaz’ın senaryo yazarlığındaki çalışmaları yalnızca sinema ile sınırlı kalmadı. Televizyon, skeç ve tiyatro için de metinler hazırladı. Tolga Çevik’in sahne ve televizyon formatıyla geniş kitlelere ulaşan “Komedi Dükkânı” projesinin metin yazarlığını üstlendiği de biyografi kaynaklarında yer almaktadır. Bunun yanında Salih Memecan’ın çizimlerinden uyarlanan “Sizinkiler” ile yardım amacıyla sahnelenen “Çabaladık, Oynadık” gibi tiyatro projelerinde yazarlık yaptı.
Edebiyat çalışmalarında hangi eserler öne çıktı?
Can Yılmaz’ın kariyerinde kitap yazarlığı da önemli bir yer tutmaktadır. Yılmaz’ın yayımlanan eserleri arasında “Klişe Hayatlar Matbaası”, “Yap Bi Babalık”, “Bilinmeyen Numaralar”, “Kafa’da Kalmasın”, “Hayatım Roman” ve daha sonraki dönemlerde yayımlanan başka kitaplar bulunmaktadır. Eserlerinde günlük hayat, insan ilişkileri, aile, sıradan görünen olayların mizahi tarafları ve gözleme dayalı anlatılar öne çıkmaktadır. Güncel kitap kataloglarında “Amcamı Almasak Begonvil Kaça Olur?” ve “Devren Kiralık Hayat” gibi yeni eserleri de yer almaktadır.
Yılmaz’ın edebiyatla ilişkisini güçlendiren alanlardan biri de dergi yazarlığı oldu. Uzun süre KAFA dergisinde yazılar kaleme aldı. Bu yazılarının bir bölümü daha sonra kitaplaştırıldı. 2018’de yayımlanan “Kafa’da Kalmasın”, dergide yayımlanan metinlerinden oluştu ve kitapta farklı toplumsal kesimlerden insanların gündelik ve yer yer trajikomik hikâyeleri bir araya getirildi.
Can Yılmaz oyunculuk yaptı mı?
Kariyerini ağırlıklı olarak yazarlık ve senaryo çalışmaları üzerine kurmasına rağmen Can Yılmaz zaman zaman oyuncu olarak da kamera karşısına geçti. “Karakomik Filmler” ve “Erşan Kuneri” gibi yapımlarda rol aldı. “Erşan Kuneri” dizisinde farklı karakterleri canlandırması, daha önce sınırlı tuttuğu oyunculuk çalışmalarının daha görünür hale geldiği örneklerden biri oldu.
Can Yılmaz, oyunculuk dışında dijital yayıncılık alanında da içerik üretti. Oyuncu Zafer Algöz ile birlikte hazırladığı sohbet programları ve çevrim içi yayınlarla sinema, sanat, gündelik yaşam ve mesleki deneyimler üzerine anlatılarını izleyiciyle paylaştı. Böylece senaryo ve kitap yazarlığının yanında sözlü anlatı ve dijital içerik alanında da üretimini sürdürdü.
Can Yılmaz’ın Türk mizahındaki yeri nasıl değerlendiriliyor?
Can Yılmaz’ın kariyeri, tek bir sanat dalıyla sınırlı olmayan bir yazarlık çizgisiyle şekillendi. Sinema senaryoları, televizyon metinleri, tiyatro oyunları, dergi yazıları ve kitaplar arasında geçiş yapan Yılmaz, özellikle gündelik hayatın ayrıntılarını mizah yoluyla aktaran anlatımıyla tanındı. Kamera önünde sınırlı görünmeyi tercih etmesine rağmen, senaryosunda veya yazım sürecinde yer aldığı geniş kitlelere ulaşan projeler sayesinde Türk popüler kültüründe uzun süreli bir üretim geçmişi oluşturdu.
