Hayatını İslam bilim tarihi araştırmalarına adayan Prof. Dr. Fuat Sezgin, Orta Çağ'da Müslüman bilim insanlarının matematikten astronomiye, tıptan coğrafyaya kadar birçok alandaki katkılarını uluslararası akademi dünyasında belgeleyen çalışmalarıyla tanındı. Kurduğu müzeler ve kaleme aldığı eserlerle bilim tarihine kalıcı bir miras bıraktı.
Prof. Dr. Fuat Sezgin; bilim tarihçisi, şarkiyatçı ve akademisyen. Özellikle İslam medeniyetinin bilim ve teknoloji alanındaki katkılarını yazılı kaynaklar üzerinden araştırarak dünya bilim tarihine kazandırdığı kapsamlı çalışmalarıyla tanınıyor.
En önemli eseri kabul edilen Geschichte des Arabischen Schrifttums (Arap-İslam Bilimler Tarihi), alanında en kapsamlı bibliyografik çalışmalar arasında gösteriliyor.
Nerede ve ne zaman doğdu?
Fuat Sezgin, 24 Ekim 1924'te Bitlis'te dünyaya geldi. İlk öğrenimini Doğubayazıt'ta, ortaokul ve liseyi Erzurum'da tamamladı.
Üniversite eğitimi için 1943 yılında İstanbul'a geldi. Başlangıçta mühendis olmayı düşünse de yaşamının yönü, İstanbul Üniversitesi'nde katıldığı bir seminerle değişti.
Hellmut Ritter ile tanışması hayatını değiştirdi
İstanbul Üniversitesi Şarkiyat Araştırmaları Enstitüsü'nde Alman şarkiyatçı Prof. Dr. Hellmut Ritter'in derslerine katılan Fuat Sezgin, hocasının İslam medeniyetinin bilim tarihindeki rolüne ilişkin değerlendirmelerinden etkilenerek bu alana yöneldi.
Ritter'in teşvikiyle Arapça başta olmak üzere birçok klasik dili öğrenmeye başlayan Sezgin, yaşamı boyunca bilim tarihine ilişkin yazma eserleri incelemeyi temel çalışma alanı hâline getirdi.
Akademik kariyeri
Fuat Sezgin, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nden mezun olduktan sonra akademik çalışmalarını aynı üniversitede sürdürdü.
"Buhârî'nin Kaynakları Hakkında Araştırmalar" başlıklı çalışmasıyla hadis literatürüne ilişkin dikkat çeken bir tez ortaya koydu. Sezgin, İmam Buhârî'nin eserini yalnızca sözlü rivayetlere değil, erken dönem yazılı kaynaklara da dayandırdığını savundu. Bu yaklaşım, uluslararası akademi çevrelerinde geniş tartışmalara konu oldu.

1960 sonrası Almanya'ya gitti
27 Mayıs 1960 askerî müdahalesinin ardından üniversitelerden uzaklaştırılan 147 akademisyen arasında yer alan Fuat Sezgin, 1961 yılında Almanya'ya gitti.
Frankfurt Goethe Üniversitesi'nde çalışmalarını sürdüren Sezgin, burada ikinci doktora çalışmasını tamamladı ve kısa süre sonra profesör oldu. Bilim tarihine ilişkin en önemli eserlerini de Almanya'daki akademik kariyeri sırasında hazırladı.
Arap-İslam Bilimler Tarihi eseri
Fuat Sezgin'in en önemli çalışması kabul edilen Geschichte des Arabischen Schrifttums, İslam dünyasında kaleme alınan bilimsel eserleri sistematik biçimde inceleyen çok ciltli bir bibliyografya ve araştırma dizisi.
Kur'an ilimleri, hadis, tarih, tıp, matematik, astronomi, coğrafya, kimya, eczacılık, zooloji ve daha birçok bilim dalındaki binlerce yazma eser bu çalışma kapsamında incelendi. Eser, bugün de bilim tarihi araştırmalarının temel başvuru kaynaklarından biri kabul ediliyor.
İslam bilim tarihine bakışı
Fuat Sezgin'in temel görüşü, modern bilimin gelişim sürecinde İslam medeniyetinin sanılandan çok daha büyük bir rol oynadığı yönündeydi.
Çalışmalarında, 9 ile 16. yüzyıllar arasında Müslüman bilim insanlarının astronomi, matematik, optik, tıp, coğrafya ve mühendislik alanlarında ortaya koyduğu bilgi birikiminin Avrupa'daki bilimsel gelişmeleri etkilediğini yazılı belgeler üzerinden ortaya koymaya çalıştı. Bu yaklaşımı uluslararası bilim tarihi literatüründe önemli bir yer edindi.

Frankfurt'ta müze kurdu
1978 yılında aldığı Kral Faysal İslami İlimler Ödülü'nün maddi desteğini bilim tarihi çalışmalarına ayıran Sezgin, 1982 yılında Frankfurt Goethe Üniversitesi bünyesinde Arap-İslam Bilimleri Tarihi Enstitüsü'nü kurdu.
Bir yıl sonra açılan İslam Bilim Tarihi Müzesi'nde, tarihî yazma eserlerde tarif edilen bilimsel aletlerin aslına uygun yüzlerce modeli sergilenmeye başlandı.
İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi
Fuat Sezgin'in uzun yıllardır üzerinde çalıştığı müzecilik anlayışı, Türkiye'de de hayata geçirildi.
2008 yılında Gülhane Parkı içerisinde açılan İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi, Müslüman bilim insanlarının geliştirdiği astronomi, tıp, denizcilik, matematik ve mühendislik araçlarının yeniden üretilmiş modellerini ziyaretçilerle buluşturdu. Müze, bugün de bilim tarihi alanında Türkiye'nin önemli kültür kurumları arasında yer alıyor.
Kaç dil biliyordu?
Fuat Sezgin'in çalışma hayatı boyunca çok sayıda dili öğrendiği biliniyor.
Kaynaklarda Arapça, Farsça, Latince, İbranice, Süryanice, Almanca ve Fransızca başta olmak üzere 27 dil üzerinde çalıştığı belirtiliyor. Bu dil bilgisi sayesinde dünyanın farklı kütüphanelerindeki yazma eserleri doğrudan inceleme imkânı buldu.
Aldığı ödüller
Fuat Sezgin, akademik yaşamı boyunca çok sayıda uluslararası ödül ve nişan aldı.
Bunlar arasında Kral Faysal İslami İlimler Ödülü, Almanya Üstün Hizmet Madalyası, Goethe Plaketi ve Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü bulunuyor. Ayrıca birçok üniversite tarafından fahri doktora unvanına layık görüldü.

2019 neden "Fuat Sezgin Yılı" ilan edildi?
Fuat Sezgin'in vefatının ardından yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile 2019 yılı "Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı" ilan edildi.
Bu kapsamda Türkiye genelinde sempozyumlar, sergiler, konferanslar ve bilim tarihi etkinlikleri düzenlendi. Amaç, İslam bilim tarihine yaptığı katkıları yeni kuşaklara tanıtmak ve bilim tarihi çalışmalarını teşvik etmekti.
Vefatı
Prof. Dr. Fuat Sezgin, 30 Haziran 2018'de İstanbul'da hayatını kaybetti.
Vasiyeti doğrultusunda, kurulmasına öncülük ettiği İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi'nin bulunduğu Gülhane Parkı'na defnedildi.
Fuat Sezgin'in mirası
Fuat Sezgin, yalnızca bilim tarihini araştıran bir akademisyen değil; yazma eserleri inceleyerek İslam medeniyetinin bilimsel mirasını uluslararası literatüre taşıyan öncü isimlerden biri olarak kabul ediliyor.
Kaleme aldığı eserler, kurduğu enstitüler ve müzeler sayesinde bilim tarihine ilişkin birçok yerleşik görüşün yeniden tartışılmasına katkı sağladı. Bugün çalışmaları; bilim tarihi, İslam araştırmaları ve kültür tarihi alanlarında dünyanın farklı üniversitelerinde başvuru kaynakları arasında yer almayı sürdürüyor.
