Osmanlı'nın üç padişah döneminde mimarbaşı olarak görev yapan Mimar Sinan, inşa ettiği yüzlerce eserle dünya mimarlık tarihinin en önemli isimleri arasında gösteriliyor. "Ustalık eserim" dediği Selimiye Camii bugün UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alıyor.
Mimar Sinan, kaynaklarda genel kabul gören bilgilere göre 1489 veya 1490 yılında Kayseri'nin Ağırnas köyünde doğdu. Yaklaşık yarım asır boyunca Osmanlı Devleti'nin Hassa Başmimarı olarak görev yaptı.
Yalnızca camiler değil; köprüler, su kemerleri, medreseler, hamamlar, külliyeler ve kervansaraylarla da Osmanlı şehirlerinin siluetini şekillendirdi.
Askerlikten mimarlığa uzanan yolculuk
Genç yaşta Acemi Oğlanlar Ocağı'na alınan Sinan, burada marangozluk ve yapı teknikleri konusunda eğitim gördü.
Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman dönemindeki seferlere katılarak mühendislik ve inşaat alanında deneyim kazandı. Belgrad ve Rodos seferleri ile çeşitli askerî görevlerde edindiği tecrübe, ileride geliştireceği mimari anlayışın temelini oluşturdu.
1539 yılında, dönemin başmimarı Acem Ali'nin vefatının ardından Hassa Başmimarı görevine getirildi. Bu görevini Kanuni Sultan Süleyman, II. Selim ve III. Murad dönemlerinde ölümüne kadar sürdürdü.

Mimarlık anlayışı
Mimar Sinan, yapılarını yalnızca estetik açıdan değil mühendislik bakımından da geliştirdi. Büyük kubbeleri daha geniş açıklıklara taşıyan taşıyıcı sistemler kurdu; ışık kullanımı, akustik, deprem dayanıklılığı ve mekân bütünlüğü konusunda döneminin ötesinde çözümler üretti.
Hayatının anlatıldığı Tezkiretü'l-Bünyan ve Tezkiretü'l-Ebniye adlı eserlerde mimarlık anlayışı ve inşa ettiği yapılar hakkında bilgiler yer alıyor.
Çıraklık, kalfalık ve ustalık eserleri
Mimar Sinan'ın mimarlık serüveni en çok üç büyük eser üzerinden anlatılıyor.
Şehzade Camii'ni "çıraklık eserim", Süleymaniye Camii'ni "kalfalık eserim" ve Edirne'deki Selimiye Camii'ni "ustalık eserim" olarak tanımladığı kabul ediliyor. Bu üç yapı, Osmanlı klasik dönem mimarisinin gelişimini gösteren en önemli örnekler arasında yer alıyor.

Selimiye Camii neden önemli?
II. Selim'in emriyle 1568 yılında yapımına başlanan Selimiye Camii, yaklaşık yedi yıllık çalışmanın ardından 1575 yılında tamamlandı.
Tek büyük kubbesi, dört ince minaresi ve yenilikçi taşıyıcı sistemiyle Osmanlı mimarisinin zirvesi kabul edilen yapı, Mimar Sinan'ın kendi ifadesiyle en önemli eseri oldu.
Selimiye Camii ve Külliyesi, 2011 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne dahil edildi.
Önemli eserleri
Mimar Sinan'ın imzasını taşıyan eser sayısı farklı kaynaklarda değişiklik gösteriyor. Genel kabul gören verilere göre yaklaşık 375 eser inşa ettiği belirtiliyor; bunların önemli bir bölümü günümüze ulaştı.
Öne çıkan eserleri arasında Şehzade Camii (İstanbul), Süleymaniye Camii ve Külliyesi (İstanbul), Selimiye Camii ve Külliyesi (Edirne), Mihrimah Sultan Camii (Üsküdar), Rüstem Paşa Camii (İstanbul), Şemsi Paşa Camii (Üsküdar) ve Sokullu Mehmet Paşa Camii (Kadırga) bulunuyor.
Cami dışındaki yapılarından Büyükçekmece Köprüsü ile Mağlova Su Kemeri de mühendislik çözümleriyle öne çıkan eserleri arasında sayılıyor.

Vefatı
Mimar Sinan, 17 Temmuz 1588 tarihinde İstanbul'da hayatını kaybetti. Türbesi, kendi eseri olan Süleymaniye Külliyesi'nin yanında bulunuyor ve günümüzde de ziyaret ediliyor.
Mimarlık tarihindeki yeri
Mimar Sinan, Osmanlı mimarisini yalnızca kendi döneminde değil sonraki yüzyıllarda da etkileyen bir isim oldu. Geliştirdiği kubbe sistemleri, taşıyıcı çözümleri ve şehir ölçeğinde planladığı külliyeler mimarlık tarihinin önemli örnekleri arasında gösteriliyor.
Türkiye'nin yanı sıra Balkanlar ve Orta Doğu'da ayakta kalan çok sayıdaki eseri, onun mühendislik bilgisi ile estetik anlayışını birlikte yansıtmaya devam ediyor.
