Mesud Pezeşkiyan, 29 Eylül 1954’te İran’ın Batı Azerbaycan eyaletine bağlı Mahabad kentinde doğan kalp cerrahı ve siyasetçidir. Reformist ve ılımlı çizgiyle ilişkilendirilen Pezeşkiyan, uzun yıllar sağlık yönetimi ve parlamento görevlerinde bulunduktan sonra 2024 cumhurbaşkanlığı seçimini kazanarak İran İslam Cumhuriyeti’nin 9. cumhurbaşkanı oldu. Göreve gelişi, Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin Mayıs 2024’teki helikopter kazasında hayatını kaybetmesinin ardından düzenlenen erken seçim sürecinin sonucunda gerçekleşti.
Mesud Pezeşkiyan kimdir?
Pezeşkiyan, İran’ın kuzeybatısındaki çok dilli ve çok kültürlü bölgelerden biri olan Mahabad’da dünyaya geldi. Türkçe kaynaklarda Türk veya İran Türkü kökeni öne çıkarılırken, uluslararası biyografilerde ailesinin Azerbaycan Türkü ve Kürt kökenlerine ilişkin farklı bilgiler de yer almaktadır. Pezeşkiyan siyasi yaşamı boyunca özellikle İran’daki Türk nüfusun dil ve kültür hakları konusunda yaptığı açıklamalarla tanındı. 2016’da parlamentoda yaptığı konuşmada Türk kimliğini açık biçimde vurguladı ve İran Anayasası’nın 15. maddesi çerçevesinde vatandaşların kendi ana dillerini öğrenebilmesini savundu.
1973’te lise eğitimini tamamladıktan sonra zorunlu askerlik hizmeti için İran’ın güneydoğusundaki Zabol’a giden Pezeşkiyan, bu dönemde tıp mesleğine yönelmeye karar verdi. Askerlik sonrasında tıp eğitimine başladı. Tebriz Tıp Bilimleri Üniversitesi’nde genel tıp eğitimini tamamlayan Pezeşkiyan, ilerleyen yıllarda genel cerrahi alanında uzmanlaştı ve 1993’te İran Tıp Bilimleri Üniversitesi’nde kalp cerrahisi yan dal eğitimini tamamladı. Mesleki kariyerinde hekimlik, akademisyenlik ve sağlık yöneticiliğini birlikte yürüttü.
Tıp kariyeri nasıl şekillendi?
Pezeşkiyan’ın tıp eğitiminin önemli bölümü İran-Irak Savaşı’nın yaşandığı 1980-1988 dönemine rastladı. Savaş yıllarında cephe bölgelerine sağlık ekiplerinin gönderilmesinde görev aldı, yaralıların tedavisinde çalıştı ve tıbbi hizmetlere katıldı. 1985’te genel tıp eğitimini tamamladıktan sonra fizyoloji dersleri vermeye başladı. Savaş sonrasında cerrahi eğitimini sürdürerek kalp cerrahisi alanında uzmanlaştı.
1994 yılında Tebriz Tıp Bilimleri Üniversitesi’nin rektörlüğüne getirildi ve yaklaşık beş yıl boyunca bu görevde kaldı. Üniversite yönetimindeki deneyimi, Pezeşkiyan’ın daha sonra merkezi sağlık yönetimine geçişinde önemli bir aşama oldu. Cerrahlık mesleğini siyasete girdikten sonra da kimliğinin temel parçalarından biri olarak korudu; cumhurbaşkanlığına aday olduğu dönemde de kamuoyunda sıklıkla “kalp cerrahı ve eski sağlık bakanı” olarak tanımlandı.
Siyasi kariyeri hangi görevlerle ilerledi?
Pezeşkiyan’ın merkezi yönetimdeki siyasi kariyeri, reformist Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi döneminde başladı. 1997’de Sağlık Bakan Yardımcılığı görevine getirildi. Hatemi’nin ikinci döneminde ise 2001-2005 yılları arasında Sağlık ve Tıp Eğitimi Bakanı olarak görev yaptı. Bakanlığı sırasında özellikle sağlık hizmetlerine erişimin genişletilmesi ve kırsal bölgelerde sağlık sigortasının yaygınlaştırılması üzerinde çalıştı. ABD Barış Enstitüsü’nün Iran Primer çalışmasına göre görev döneminde kırsal nüfus için sağlık sigortası kapsamının genişletilmesinde rol oynadı.
Bakanlık sonrasında parlamentoya yönelen Pezeşkiyan, 2008’den 2024’e kadar Tebriz, Osku ve Azerşehr seçim bölgesini temsil etti. Beş dönem milletvekilliği yaptı ve 2016-2020 yıllarında İran parlamentosunun Birinci Başkan Yardımcılığı görevini üstlendi. Milletvekilliği döneminde yalnızca sağlık politikalarıyla değil, vatandaşlık hakları, etnik ve dilsel çeşitlilik ile siyasi sistemin işleyişine ilişkin açıklamalarıyla da öne çıktı. 2016’da Türk nüfusun yoğun olduğu bölgelerden seçilen milletvekillerinin oluşturduğu parlamenter grubun çalışmalarında yer aldı.
Pezeşkiyan, İran siyasetindeki reformist kanada yakın olmakla birlikte kendisini birçok kez mevcut anayasal düzen içerisinde değişim arayan bir siyasetçi olarak konumlandırdı. İran’daki siyasi kutuplaşmanın arttığı dönemlerde toplumsal gerilimin azaltılması, yönetimde liyakat ve devlet kurumlarının vatandaşlara karşı daha hesap verebilir olması gerektiğini savunan açıklamalar yaptı. Cumhurbaşkanlığı kampanyasında da ekonomik sorunların hafifletilmesi, dış dünyayla diplomatik temasların artırılması ve yaptırımların azaltılması gibi başlıkları öne çıkardı.
Cumhurbaşkanlığına nasıl seçildi?
Pezeşkiyan’ın cumhurbaşkanlığı adaylığı ilk kez 2024’te gündeme gelmedi. 2013 seçimleri öncesinde adaylık sürecine katıldı ancak yarıştan çekildi. 2021’de yeniden aday olmak istedi fakat Anayasayı Koruyucular Konseyi tarafından adaylığı onaylanmadı. 2024’te ise Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin ölümünün ardından düzenlenen erken seçim için adaylığı kabul edildi ve seçimdeki başlıca reformist aday haline geldi.
28 Haziran 2024’te gerçekleştirilen ilk turda Pezeşkiyan yaklaşık 10,4 milyon oyla birinci sırada yer aldı ancak seçilmek için gerekli çoğunluğu sağlayamadı. Eski nükleer başmüzakereci Said Celili ikinci olarak ikinci tura kaldı. 5 Temmuz’daki ikinci turda Pezeşkiyan 16 milyondan fazla oy alarak Celili’yi geride bıraktı; açıklanan sonuçlarda oy oranı yaklaşık yüzde 53,7 olarak kaydedildi. Böylece seçim zaferi, reformist siyasetin uzun süre sonra cumhurbaşkanlığı makamına yeniden ulaşması olarak değerlendirildi.
Pezeşkiyan, 28 Temmuz 2024’te İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamenei tarafından resmen cumhurbaşkanı olarak onaylandı ve 30 Temmuz’da parlamentoda yemin ederek görevine başladı. Cumhurbaşkanlığına 69 yaşında başlaması onu İran İslam Cumhuriyeti tarihinde bu makama seçilen en ileri yaştaki isimlerden biri yaptı. Göreve başladığı sırada İran; ekonomik yaptırımlar, nükleer program üzerindeki uluslararası anlaşmazlıklar, yüksek bölgesel gerilim ve İsrail ile yaşanan doğrudan ve dolaylı çatışmaların etkisi altındaydı.
Cumhurbaşkanlığında hangi başlıklar öne çıktı?
Pezeşkiyan’ın kampanyasında dış politikadaki en belirgin vaatlerinden biri, İran’ın nükleer programı konusunda Batılı ülkelerle diplomatik kanalların yeniden işletilmesi ve yaptırımların hafifletilmesine yönelik bir anlaşma zemininin aranmasıydı. Bununla birlikte İran’da dış politika ve güvenlik kararları yalnızca cumhurbaşkanlığı tarafından belirlenmediği için Pezeşkiyan’ın hareket alanı; dini liderlik, Devrim Muhafızları, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi ve diğer devlet kurumlarının etkisiyle şekillendi. Bu nedenle reformist söylemi, İran’ın mevcut güvenlik ve dış politika yapısı içinde uygulanabilir politikalar geliştirme arayışıyla birlikte ilerledi.
Göreve başlamasından hemen sonra bölgesel güvenlik gündemi ağırlaştı. Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye, Pezeşkiyan’ın yemin töreni için geldiği Tahran’da öldürüldü. Pezeşkiyan saldırıyı kınadı ve İran’ın egemenliğine yönelik ihlallere karşılık verileceğini açıkladı. Sonraki dönemde İsrail ile İran arasındaki gerilim; İran’ın bölgedeki müttefik yapıları, Lübnan’daki Hizbullah, Gazze savaşı ve karşılıklı füze ve hava saldırıları nedeniyle daha açık bir devletler arası güvenlik krizine dönüştü.
Pezeşkiyan yönetiminin iç politikadaki önemli mesajlarından biri, devlet yönetiminde farklı toplumsal ve mezhepsel kesimlerin daha fazla temsil edilmesi oldu. Cumhurbaşkanlığı döneminin başında Sünni isimlerin üst düzey idari görevlere getirilmesi bu yaklaşımın sembolik örnekleri arasında değerlendirildi. Bunun yanında ekonomik yaptırımların etkileri, enflasyon, para birimindeki değer kaybı, enerji sorunları ve devlet bütçesi üzerindeki baskılar Pezeşkiyan yönetiminin temel iç politika sınamaları arasında yer aldı.
Özel yaşamı ve kültürel kimliği hakkında neler biliniyor?
Pezeşkiyan’ın özel yaşamındaki en önemli olaylardan biri 1994’te meydana gelen trafik kazasıdır. Eşi ve çocuklarından biri bu kazada hayatını kaybetti. Pezeşkiyan daha sonra yeniden evlenmedi ve iki oğlu ile kızını kendisi büyüttü. Bazı uluslararası biyografilerde kazada hayatını kaybeden çocuğunun kızı olduğu belirtilmektedir. Kızı Zahra Pezeşkiyan, Şerif Teknoloji Üniversitesi’nde kimya alanında yüksek lisans eğitimi aldı.
Dini metinlere ilgisiyle de bilinen Pezeşkiyan, Kur’an ve Şii düşüncesinin temel eserlerinden Nehcü’l-Belâga üzerine yaptığı konuşmalarla tanındı. İran-Türkiye Dostluk Derneği üyeliği de bulunan Pezeşkiyan, Türkçe ve ana dilde eğitim konularındaki görüşlerini parlamentoda açık biçimde dile getirdi. İran’ın Tebriz merkezli futbol kulübü Traktör’e sempatisi de kamuoyunda bilinen kişisel özellikleri arasında yer aldı.
Mesud Pezeşkiyan’ın yaşam öyküsü, İran’ın son yarım yüzyıllık siyasi ve toplumsal dönüşümleriyle kesişen bir kariyer ortaya koymaktadır. İran-Irak Savaşı sırasında hekimlik yapan, ardından üniversite yöneticiliği ve sağlık bakanlığı üstlenen Pezeşkiyan; uzun milletvekilliği döneminden sonra ülkenin en yüksek seçilmiş yürütme makamına ulaştı. Cumhurbaşkanlığı dönemi ise reform beklentileri ile İran’ın kurumsal güç dengeleri, ekonomik yaptırımlar ve giderek ağırlaşan bölgesel güvenlik krizlerinin aynı anda belirleyici olduğu bir süreç içinde şekillenmektedir.
