İçeriğe geç
PusnetPUSNET
Keşfetİl HaberleriSon DakikaDünyaGündemAsayişEkonomiSporKültür-SanatÇevreEğitimSağlıkYaşamMagazinBiyografiTeknolojiGenelTurizmSiyasetTakip Edilenlerİletişim

Yasal ve Destek

Kullanım KılavuzuKullanım ŞartlarıGizlilik PolitikasıÇerez PolitikasıKVKKZiyaretçi AydınlatmaHata / İstek BildirRSS BeslemesiAtom Beslemesi

Küresel Topluluğu Birlikte Büyütelim

Doğru bilgi, güçlü topluluk. Haberini paylaş, sesini duyur.

Hemen Paylaş
Ana Sayfa›Biyografi›Makbule Atadan: Atatürk’ün yaşamına tanıklık eden kardeşi
Biyografi

Makbule Atadan: Atatürk’ün yaşamına tanıklık eden kardeşi

Bircan Subaşı
Bircan Subaşı
@dexignercode

Paylaşıldı: 31.08.2026 02:12

Güncellendi: 31.08.2026 02:12

Makbule Atadan: Atatürk’ün yaşamına tanıklık eden kardeşi

Makbule Atadan, 1885 yılında Selanik’te doğan, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün kız kardeşi ve onun çocukluk yıllarından ölümüne kadar uzanan hayatının en yakın aile tanıklarından biridir. Osmanlı Devleti’nin son döneminden Balkan Savaşları’na, Millî Mücadele’den Cumhuriyet’in kuruluşuna kadar büyük dönüşümlerin yaşandığı bir çağda yaşayan Atadan; Selanik, İstanbul ve Ankara’daki aile hayatıyla Atatürk biyografisinin önemli tanıklarından biri olarak tarih kaynaklarında yer aldı. Atatürk Ansiklopedisi

Makbule Atadan kimdir ve ailesi nasıldı?

Makbule Hanım, Ali Rıza Efendi ile Zübeyde Hanım’ın çocuklarından biriydi. Ailenin Fatma, Ahmet ve Ömer adlı çocukları küçük yaşlarda hayatını kaybetmişti. Makbule’den dört yıl büyük olan Mustafa ile dört yıl sonra doğan Naciye çocukluk yıllarında birlikte büyüdü. Naciye’nin 12 yaşında verem nedeniyle yaşamını yitirmesinin ardından ailede Mustafa ile Makbule hayatta kalan iki kardeş oldu. Bu durumun kardeşler arasındaki bağı güçlendirdiği, Makbule Atadan’ın daha sonraki anlatımlarında da görülür.

Babaları Ali Rıza Efendi’nin ölümünün ardından aile ekonomik ve sosyal açıdan zor bir döneme girdi. Zübeyde Hanım çocuklarıyla birlikte bir süre kardeşi Hüseyin Efendi’nin çalıştığı Langaza çevresindeki çiftlikte yaşadı. Mustafa’nın eğitimi nedeniyle Zübeyde Hanım çocuklarının bir bölümüyle Selanik’e döndü; Makbule ise bir süre çiftlikte kalıp daha sonra ailesine katıldı. Selanik’te dönemin koşulları nedeniyle düzenli bir okul eğitiminden yararlanamadığı, öğrenimini evde aldığı özel derslerle sürdürdüğü aktarılır. Annesinin Ragıp Bey ile yaptığı ikinci evlilikten sonra da aile hayatı Selanik’te devam etti.

Makbule Hanım’ın Selanik döneminde Lütfü Bey adlı biriyle evlendiğine ilişkin bilgiler bulunmakla birlikte bu evliliğin başlangıç ve sona erme tarihleri kesin olarak bilinmemektedir. Daha sonra Mustafa Mecdi Bey ile evlendi. Mustafa Mecdi Bey askerlikten ayrılarak ticaretle uğraştı; Cumhuriyet döneminde Türkiye İş Bankası yönetiminde görev aldı ve TBMM’nin beşinci döneminde Edirne milletvekili olarak bulundu. 1934 Soyadı Kanunu sonrasında “Boysan” soyadını alınca Makbule Hanım da uzun yıllar Makbule Boysan adını kullandı.

Selanik’ten İstanbul’a uzanan hayatı nasıl değişti?

Balkan Savaşları sonucunda Selanik’in Osmanlı yönetiminden çıkması, ailenin hayatında önemli bir kırılma yarattı. Makbule Hanım, annesi Zübeyde Hanım ile birlikte Birinci Dünya Savaşı yıllarında İstanbul’a yerleşti. Aile bir süre yakınlarının yanında kaldıktan sonra Mustafa Kemal’in Beşiktaş Akaretler’de kiraladığı 76 numaralı eve geçti. Mustafa Kemal’in Çanakkale, Diyarbakır, Halep ve diğer görev bölgelerinde bulunması nedeniyle aile uzun süre ayrı yaşadı; görüşmeleri çoğu zaman askerî görevlerin izin verdiği kısa dönemlerle sınırlı kaldı.

Mustafa Kemal, Diyarbakır’daki görevi sırasında himayesine aldığı Abdürrahim’i İstanbul’daki annesi ve kız kardeşinin yanına gönderdi. Abdürrahim, Makbule Hanım’a “abla” diye hitap ederek aile ortamında büyüdü. Bu dönem, Atatürk’ün daha sonra manevi çocuklarıyla genişleyecek aile çevresinin erken örneklerinden biri olarak değerlendirilebilir. Atatürk’ün yakın çevresindeki çocukların bir bölümünün bakım ve yetiştirilmesinde Zübeyde Hanım ile Makbule Hanım’ın bulunduğu aile ortamı da rol oynadı.

Makbule Atadan
Makbule Atadan

13 Kasım 1918’de İstanbul’a dönen Mustafa Kemal, bir süre sonra Şişli’deki üç katlı eve taşındı. Makbule Hanım ile Zübeyde Hanım evin üst katında, Mustafa Kemal orta katta, yaverleri ise alt katta yaşamaya başladı. Bugün müze olarak kullanılan bu ev, Mustafa Kemal’in Millî Mücadele öncesinde arkadaşlarıyla görüşmeler yaptığı başlıca merkezlerden biriydi. Makbule Hanım da ağabeyinin ziyaretçilerini ağırlayarak bu yoğun siyasi ve askerî hazırlık dönemine evin içinden tanıklık etti.

Millî Mücadele yıllarında Makbule Atadan neler yaşadı?

Mustafa Kemal’in Anadolu’ya geçmek üzere İstanbul’dan ayrıldığı 16 Mayıs 1919 günü, Makbule Hanım ağabeyini uğurlayan aile fertleri arasındaydı. Kendi anlatımlarına göre Mustafa Kemal ayrılmadan önce annesi ve kız kardeşiyle uzun bir görüşme yapmış, görevinin niteliğini ayrıntılı biçimde açıklamadan kendilerine dikkat etmelerini istemişti. Mustafa Kemal’in 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ulaşmasından sonra İstanbul’daki aile, işgal yönetiminin baskısını daha fazla hissetmeye başladı. Ailenin yaşadığı evlerin yabancı askerlerce aranması ve baskın ihtimali, Zübeyde Hanım ile Makbule Hanım’ın Millî Mücadele yıllarını sürekli kaygı içinde geçirmesine yol açtı.

1922’de Millî Mücadele’nin son aşamasına girildiğinde aile yeniden bir araya geldi. Mustafa Kemal’in Fransız yazar Claude Farrère ile görüşmek üzere İzmit’e geldiği sırada Zübeyde Hanım ile Makbule Hanım da bölgeye gitti. Zübeyde Hanım daha sonra Mustafa Kemal ile Ankara’ya geçti; Makbule Hanım ise İstanbul’a döndü. Kısa süre sonra eşi Mustafa Mecdi Bey ile birlikte Ankara’ya giderek Çankaya’daki aile çevresine yeniden katıldı.

Zübeyde Hanım 15 Ocak 1923’te İzmir’de yaşamını yitirdiğinde Makbule Hanım İstanbul’daydı ve cenazeye yetişemedi. Daha sonra İzmit’te ağabeyi Mustafa Kemal ile görüşerek annelerinin ölümünün ardından yeniden bir araya geldiler. Mustafa Kemal’in Latife Hanım ile evlenmesinden sonra Makbule Hanım ve eşi bir süre İstanbul’da yaşamayı sürdürdü. Atatürk ile Latife Hanım’ın evliliğinin sona ermesinin ardından Makbule Hanım’ın Çankaya’daki varlığı daha görünür hâle geldi; bazı davet ve törenlerde Cumhurbaşkanı’nın yakın aile ferdi olarak protokolde yer aldı.

Cumhuriyet döneminde siyasi ve sosyal rolü neydi?

Makbule Atadan
Makbule Atadan

Makbule Hanım’ın doğrudan siyasi faaliyetleri sınırlı kaldı. Bununla birlikte 1930 yılında Atatürk’ün isteğiyle Fethi Okyar öncülüğünde kurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası’na katıldı. Çok partili siyasal hayata geçiş arayışlarının önemli örneklerinden olan parti kısa süre içinde kapandı ve Makbule Hanım bundan sonra aktif siyasette kalıcı bir rol üstlenmedi. Atatürk Ansiklopedisi’ndeki biyografiye göre kuruluş sürecindeki görüşmelerde Atatürk, kız kardeşinin yeni partide bulunmasını özellikle istemişti.

1935’ten itibaren Makbule Hanım, Çankaya Köşkü yerleşkesinde kendisi ve eşi için yapılan ve kaynaklarda Camlı Köşk olarak anılan yapıda yaşadı. Çankaya Köşkü nöbet defterleri, Atatürk’ün kız kardeşini burada birçok kez ziyaret ettiğini ortaya koyar. Aynı kayıtlarda Makbule Hanım’dan zaman zaman “Büyük Bayan” şeklinde söz edildiği belirtilir. Atatürk’ün sağlık sorunlarının ağırlaşmaya başladığı 1930’ların ikinci yarısında kardeşler arasındaki temas daha da sıklaştı.

Atatürk’ün mal varlığı ve vasiyeti konusu da Makbule Hanım’ın sonraki yaşamını doğrudan etkiledi. Atatürk, mal varlığının önemli bölümünün millete ve çeşitli kurumlara bırakılmasını sağlayan düzenlemeler yaptı; vasiyetinde Makbule Hanım’a Türkiye İş Bankası’ndaki hisselerden elde edilen gelirden yaşamı boyunca aylık ödeme yapılmasını ve Çankaya’daki köşkte oturma hakkını öngördü. Makbule Hanım ilerleyen yıllarda ekonomik koşullar nedeniyle bazı taşınmazlarını sattı ve kendisine yapılan ödemenin artırılması amacıyla hukuki girişimlerde bulundu.

Atatürk’ün son günlerinde yanında mıydı?

Makbule Hanım, Atatürk’ün hastalığının ağırlaştığı 1938 yılında İstanbul’da Dolmabahçe Sarayı’nda bulundu. Doktorların izin verdiği zamanlarda ağabeyiyle görüştü ve saray nöbet kayıtlarına göre bu dönemde Atatürk’ün yanına birçok kez kabul edildi. Kendi hatıralarında son görüşmesinin Atatürk’ün ölümünden çok kısa süre önce gerçekleştiğini anlattı. Atatürk 10 Kasım 1938’de hayatını kaybettikten sonra Makbule Hanım cenaze törenlerinde ailesini temsil eden en önemli isimlerden biri oldu.

Atatürk’ün naaşı 21 Kasım 1938’de Ankara Etnografya Müzesi’ndeki geçici kabrine konuldu. Anıtkabir’in tamamlanmasının ardından 10 Kasım 1953’te gerçekleştirilen büyük nakil törenine Makbule Atadan da katıldı. Atatürk Ansiklopedisi’nde yer alan bilgilere göre naaşın mozolenin altındaki mezar odasında toprağa verilmesi sürecinde Makbule Atadan’ın isteği de dikkate alındı. Böylece Atadan, ağabeyinin 1938’deki cenazesinin yanı sıra 15 yıl sonra Anıtkabir’e nakline de tanıklık etti.

Makbule Atadan’ın anıları neden önemlidir?

Makbule Atadan
Makbule Atadan

Makbule Atadan’ın tarih açısından öne çıkan yönlerinden biri, Atatürk’ün çocukluğu ve aile hayatı konusunda birinci elden tanıklıklar bırakmış olmasıdır. Selanik’teki aile yaşamı, Ali Rıza Efendi ve Zübeyde Hanım, Mustafa Kemal’in çocukluk davranışları, İstanbul’daki Millî Mücadele hazırlıkları ve Atatürk’ün özel hayatına ilişkin birçok ayrıntı onun gazetecilere verdiği röportajlar aracılığıyla kayda geçti. Bu anlatılar tarihçiler tarafından diğer belgeler ve tanıklıklarla karşılaştırılarak kullanılan önemli biyografik kaynaklar arasındadır. Atatürk’ün soy ağacına ilişkin araştırmalarda da Makbule Atadan’ın anlatımları birinci el kaynaklar arasında değerlendirilmiştir.

Makbule Hanım ile yapılan görüşmeler 1940’ların sonundan itibaren basında yayımlandı. Selime Seden’in 1947 ve 1948’de Akın gazetesindeki görüşmeleri, 1950’de Yaşar Yula’nın Zafer gazetesindeki röportajı ve 1953’te Yeni İstanbul’da yayımlanan “Büyük Kardeşim Atatürk” dizisi bunlar arasındaydı. Hastalığının ilerlediği dönemde verdiği son kapsamlı anlatılardan biri de 1955 yılında yayımlandı. Bu hatıralar daha sonra çeşitli araştırma ve kitaplara kaynaklık etti.

Makbule Hanım, Mustafa Mecdi Boysan’dan 1946 yılında ayrıldı. 1947 tarihli belgelerde “Atadan” soyadını kullanmaya başladığı görülür; bu soyadının Atatürk’ten kalan hatıraya gönderme yaptığı belirtilir. Atatürk’ün ölümünden sonra bir süre İstanbul’da yaşadı. Sağlığının bozulması üzerine 1954’te Ankara’ya geldi, tedavisinin ardından yeniden İstanbul’a döndü; ancak hastalığının ilerlemesi nedeniyle tekrar Ankara’da tedavi altına alındı.

Makbule Atadan, 18 Ocak 1956’da Ankara’daki Gülhane Askerî Hastanesi’nde 71 yaşında hayatını kaybetti. Ertesi gün devlet töreni düzenlenen cenazesine Cumhurbaşkanı Celal Bayar, TBMM Başkanı Refik Koraltan, Başbakan Adnan Menderes, CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, bakanlar, milletvekilleri, askerî ve sivil yetkililer ile çok sayıda vatandaş katıldı. Ölümüyle birlikte Atatürk’ün çocukluk yıllarından hayatta kalan en yakın aile tanıklarından biri de yaşamını yitirmiş oldu.

Makbule Atadan’ın tarihsel önemi siyasi bir kariyerden ya da bağımsız bir devlet görevinden çok, Mustafa Kemal Atatürk’ün aile çevresine ilişkin uzun süreli tanıklığından kaynaklanır. Selanik’te aynı evde başlayan kardeşlik ilişkisi İstanbul’daki işgal yılları, Ankara’daki Cumhuriyet dönemi ve Dolmabahçe’deki son günlere kadar sürdü. Geride bıraktığı anlatımlar; Atatürk’ün yalnızca asker, devlet adamı ve Cumhurbaşkanı olarak değil, bir ailenin ferdi olarak yaşamını anlamaya yardımcı olan tamamlayıcı tarih kaynakları arasında yerini korudu.

0

0 yorum

Sen

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yap!

İlgili Haberler

  • Sendikacılıktan CHP yönetimine uzanan Cevdet Selvi’nin yaşamıBiyografi
  • Sahne ve ekranın deneyimli oyuncusu Sevinç AktanselBiyografi
  • Akın Gürlek’in yargıdan Adalet Bakanlığına uzanan kariyeriBiyografi
  • Brezilya’dan Türkiye’ye uzanan yıldız: TaliscaBiyografi
  • Norveç tahtının yeni hükümdarı VIII. HaakonBiyografi
  • Sahne ve ekranda Bülent Şakrak’ın oyunculuk yolculuğuBiyografi
  • Victor Osimhen’in Lagos’tan Galatasaray’a uzanan gol yolculuğuBiyografi
  • Julián Álvarez kimdir? Hayatı ve kariyeriBiyografi
  • Norveç tahtında 35 yıl: V. Harald’ın yaşamıBiyografi
  • Enver Paşa ve Osmanlı’nın son dönemindeki rolüBiyografi
Pusnet

Alanya ve Antalya öncelikli, doğrulanmış ve tarafsız yerel haber platformu.

Kurumsal
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • Künye
  • Düzeltme Politikası
  • İletişim
Yasal
  • Gizlilik Politikası
  • KVKK
  • Çerez Politikası
  • Kullanım Şartları
  • Ziyaretçi Aydınlatma
Keşfet
  • Son Dakika
  • Gündem
  • Bölgeler / İl Haberleri
  • RSS Beslemesi
  • Atom Beslemesi
© 2026 Pusnet. Tüm hakları saklıdır.
  • Keşfet
  • Ara
  • Bildirim
  • Profil