İçeriğe geç
PusnetPUSNET
Keşfetİl HaberleriSon DakikaDünyaGündemAsayişEkonomiSporKültür-SanatÇevreEğitimSağlıkYaşamMagazinBiyografiTeknolojiGenelTurizmSiyasetTakip Edilenlerİletişim

Yasal ve Destek

Kullanım KılavuzuKullanım ŞartlarıGizlilik PolitikasıÇerez PolitikasıKVKKZiyaretçi AydınlatmaHata / İstek BildirRSS BeslemesiAtom Beslemesi

Küresel Topluluğu Birlikte Büyütelim

Doğru bilgi, güçlü topluluk. Haberini paylaş, sesini duyur.

Hemen Paylaş
Ana Sayfa›Biyografi›Leyla Zana’nın siyasetten insan hakları mücadelesine uzanan yaşamı
Biyografi

Leyla Zana’nın siyasetten insan hakları mücadelesine uzanan yaşamı

Bircan Subaşı
Bircan Subaşı
@dexignercode

Paylaşıldı: 31.08.2026 00:46

Güncellendi: 31.08.2026 00:46

Leyla Zana’nın siyasetten insan hakları mücadelesine uzanan yaşamı

Leyla Zana, 3 Mayıs 1961’de Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde doğan Kürt siyasetçi, eski milletvekili ve insan hakları alanındaki çalışmalarıyla tanınan bir isimdir. Türkiye Büyük Millet Meclisinde 19. ve 24. dönemlerde Diyarbakır, sonraki dönemlerde ise Ağrı milletvekili olarak görev yaptı. Siyasi yaşamı; 1991’deki milletvekili yemini tartışmasından dokunulmazlığının kaldırılmasına, yaklaşık on yıllık cezaevi döneminden Avrupa Parlamentosunun Sakharov Düşünce Özgürlüğü Ödülü’ne kadar Türkiye’nin yakın siyasi tarihindeki pek çok önemli gelişmeyle kesişti. Türkiye Büyük Millet Meclisi+1

Leyla Zana kimdir ve çocukluk yılları nasıl geçti?

Leyla Zana, Fahrettin ve Hediye Dağlı çiftinin kızı olarak dünyaya geldi. Eğitim yaşamı çocukluk döneminde kesintiye uğradı ve ilkokulun ilk yıllarında okuldan ayrılmak zorunda kaldı. 1975’te, 14 yaşındayken kendisinden yaşça büyük olan kuzeni Mehdi Zana ile evlendi. Mehdi Zana daha sonra Diyarbakır Belediye Başkanı oldu. 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından gözaltına alınarak tutuklanması ve uzun süre cezaevinde kalması, Leyla Zana’nın yaşamındaki önemli kırılma noktalarından biri oldu.

Eşinin cezaevinde bulunduğu dönemde okuma yazma öğrenen Zana, daha sonra eğitimini dışarıdan sürdürerek ilkokul, ortaokul ve lise düzeyini tamamladı. TBMM’nin resmi özgeçmişinde de lise mezunu ve gazeteci olarak kaydedildi. Bu süreçte cezaevlerindeki koşullar, tutuklu yakınlarının yaşadığı sorunlar ve insan hakları alanındaki tartışmalarla daha yakından ilgilenmeye başladı. Avrupa Parlamentosunun Zana hakkındaki biyografisinde de onun siyasi ve toplumsal alandaki görünürlüğünün, eşinin tutukluluğu sırasında yürüttüğü faaliyetlerle arttığı belirtiliyor.

Zana, 1980’li yıllarda insan hakları çalışmalarına yöneldi. Kaynaklarda 1987’de İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesinin kuruluş çalışmalarında yer aldığı, daha sonra dernek bünyesinde faaliyet yürüttüğü belirtiliyor. 1988’de Yeni Ülke gazetesinde gazetecilik yapmaya başladı. Böylece siyasal yaşamına geçmeden önce insan hakları savunuculuğu ve gazetecilik alanlarında faaliyet gösterdi.

Leyla Zana’nın milletvekilliği süreci nasıl başladı?

1991 Türkiye genel seçimleri, Leyla Zana’nın siyasi kariyerindeki en önemli dönüm noktalarından biri oldu. Sosyaldemokrat Halkçı Parti listesinden Diyarbakır milletvekili seçilerek TBMM’nin 19. Yasama Dönemine girdi. Avrupa Parlamentosu, Zana’yı 1991’de Türkiye Parlamentosuna seçilen ilk Kürt kadın olarak tanımlıyor. Zana’nın seçilmesi, özellikle kadınların ve Kürt seçmenlerin parlamentodaki temsili açısından uluslararası yayınlarda da geniş biçimde ele alındı.

6 Kasım 1991’de yapılan milletvekili yemin töreni ise Zana’nın siyasi yaşamının en çok tartışılan olaylarından biri haline geldi. Meclis kürsüsüne başında Kürt ulusal renklerini taşıyan bir bantla çıkan Zana, Türkçe yemin metninin ardından Kürtçe “Min ev sond ji bo gelê Kurd û gelê Tirk xwend” ifadesini kullandı. Bu sözler Türkçe kaynaklarda “Ben bu yemini Kürt ve Türk halkları için içtim” şeklinde aktarıldı. O dönem kamusal alanda Kürtçenin kullanımına ilişkin yoğun siyasi ve hukuki tartışmalar yaşanması nedeniyle olay Mecliste sert tepkilere yol açtı ve sonraki yıllarda “1991 TBMM yemin krizi” olarak anıldı.

Zana’nın milletvekilliğinin ilk dönemi, Türkiye’de Kürt meselesi ve güvenlik politikalarının en sert tartışıldığı yıllara denk geldi. 2 Mart 1994’te TBMM Genel Kurulunda yapılan oylamayla Zana’nın yanı sıra Orhan Doğan, Hatip Dicle, Ahmet Türk, Sırrı Sakık ve Mahmut Alınak’ın da milletvekili dokunulmazlıkları kaldırıldı. Zana ertesi gün gözaltına alındı; 17 Mart 1994’te Hatip Dicle, Selim Sadak ve Orhan Doğan ile birlikte tutuklandı.

Leyla Zana neden hapis cezası aldı?

Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesinde görülen dava sonucunda Zana, 8 Aralık 1994’te yasadışı örgüt üyeliği suçlaması kapsamında 15 yıl hapis cezasına mahkûm edildi. Aynı davada yargılanan bazı eski milletvekilleri de benzer cezalar aldı. Zana’nın tutuklanması ve yargılanması Türkiye içinde olduğu kadar Avrupa kurumları ve uluslararası insan hakları kuruluşlarında da tartışma konusu oldu. Cezaevi yıllarında yazdığı mektupların bir bölümü önce basında yayımlandı, ardından kitaplaştırıldı; ayrıca dönemin Fransa Cumhurbaşkanı François Mitterrand’ın eşi ve insan hakları çalışmalarında tanınan Danielle Mitterrand ile mektuplaştı.

Dava daha sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine taşındı. AİHM, Sadak, Zana, Dicle ve Doğan’ın başvurularına ilişkin 17 Temmuz 2001 tarihli kararında, onları mahkûm eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile yargılama sürecindeki bazı güvenceler bakımından Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinin ihlal edildiğine hükmetti. Kararda ayrıca sanıkların suçlamalardaki değişiklik konusunda zamanında bilgilendirilmemeleri ve aleyhlerindeki tanıkları sorgulama imkânlarıyla ilgili adil yargılanma sorunları tespit edildi.

AİHM kararı sonrasında Türkiye’de yapılan yasal düzenlemeler, bu tür kararların ardından yeniden yargılamanın önünü açtı. Zana ve arkadaşlarının davası yeniden görüldü; ilk aşamada mahkûmiyet kararı korunmasına rağmen süreç devam etti. Zana, yaklaşık on yıl cezaevinde kaldıktan sonra 8 Haziran 2004’te Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi’nden tahliye edildi. Avrupa Parlamentosu da tahliyesinin ardından Zana’nın Avrupa Parlamentosunda konuşma yapabildiğini kaydediyor.

Leyla Zana
Leyla Zana

Leyla Zana hangi uluslararası ödülleri aldı?

Leyla Zana’ya 1995 yılında Avrupa Parlamentosunun insan hakları ve düşünce özgürlüğü alanındaki en önemli ödüllerinden biri olan Sakharov Düşünce Özgürlüğü Ödülü verildi. Avrupa Parlamentosu, ödül kararını Zana’nın insan hakları, demokrasi ve Kürt meselesinin barışçıl çözümüne yönelik faaliyetleri bağlamında açıkladı. Zana ödül verildiği sırada cezaevinde olduğu için ödülünü o tarihte bizzat alamadı; serbest bırakılmasının ardından Avrupa Parlamentosuyla yeniden temas kurdu.

Aynı dönemde Zana’ya Aachen Barış Ödülü de verildi. TBMM’de yayımlanan resmi özgeçmişinde ayrıca farklı Avrupa şehirleri ve kuruluşları tarafından verilen başka ödül, madalya ve fahri vatandaşlık unvanları da yer alıyor. Bu uluslararası ilgi, Zana’nın Türkiye’deki siyasi tartışmaların ötesinde Avrupa’daki insan hakları ve azınlık hakları tartışmalarında da bilinen bir isim haline gelmesini sağladı.

Leyla Zana siyasete nasıl döndü ve milletvekilliği neden sona erdi?

Cezaevinden çıktıktan sonra siyasi faaliyetlerini sürdüren Zana, çeşitli konuşmaları nedeniyle yeniden soruşturma ve davalarla karşı karşıya kaldı. 21 Mart 2007’de Diyarbakır’daki bir etkinlikte yaptığı açıklamalar nedeniyle “terör örgütü propagandası yapmak” suçundan hapis cezasına mahkûm edildi. Başka konuşmaları nedeniyle açılan ve uzun süre farklı mahkemeler ile Yargıtay arasında gidip gelen bir davada verilen 10 yıllık hapis cezası da Yargıtay tarafından bozuldu; sonraki yargılama sürecinde ilgili suçlamaların bir bölümü bakımından kovuşturmanın ertelenmesine, diğer bölüm bakımından ise ceza verilmesine yer olmadığına karar verildi.

Zana, uzun bir aranın ardından 2011 genel seçimlerinde bağımsız aday olarak yeniden Diyarbakır milletvekili seçildi ve TBMM’nin 24. Döneminde parlamentoya döndü. Avrupa Parlamentosu kayıtlarına göre siyasi parti üyeliğine ilişkin yasağın sona ermesinin ardından Halkların Demokratik Partisine katıldı. Haziran 2015 ve Kasım 2015 seçimleriyle birlikte 25. ve 26. dönemlerde Ağrı milletvekili olarak Mecliste yer aldı. Böylece siyasi yaşamında 1990’ların başındaki ilk milletvekilliğinden yaklaşık yirmi yıl sonra yeniden parlamenter siyaset içinde etkin bir konuma geldi.

2013’te yürütülen ve kamuoyunda “çözüm süreci” olarak bilinen görüşmeler döneminde de Zana, Kürt meselesinin siyasi yollarla çözülmesi yönündeki temaslarda adı öne çıkan isimlerden biri oldu. Avrupa Parlamentosu, Zana’nın Abdullah Öcalan’ın 2013’te silahlı mücadeleden demokratik siyasi mücadeleye geçiş yönündeki çağrısına uzanan dönemde yürütülen temaslarda aktif rol aldığını belirtiyor. Sürecin sonraki yıllarda sona ermesiyle Türkiye’de Kürt meselesine ilişkin siyasi ortam yeniden sertleşti.

26. Yasama Döneminin başlangıcında Zana’nın milletvekili yemini yeniden tartışma konusu oldu. TBMM kayıtlarına göre Anayasa’nın 81. maddesindeki şekle uygun biçimde ant içmediği kabul edildi ve daha sonraki süreçte Genel Kurul toplantılarına katılımı konusunda devamsızlık dosyası hazırlandı. Anayasa ve Adalet komisyonları üyelerinden oluşan Karma Komisyon, 2017’de milletvekilliğinin devamsızlık nedeniyle düşürülmesi yönünde karar aldı.

TBMM Genel Kurulu, 11 Ocak 2018’de yaptığı oylamada Zana’nın milletvekilliğini “devamsızlık” gerekçesiyle düşürdü. Resmi kayıtlara göre değerlendirmeye esas alınan dönemde Genel Kurulun 212 birleşimine katılmadığı belirtildi; 324 milletvekilinin katıldığı açık oylamada 302 kabul ve 22 ret oyu kullanıldı. Böylece Zana’nın 2011’de yeniden başlayan parlamentodaki ikinci uzun dönemi 2018’de sona erdi.

Leyla Zana’nın siyasi yaşamı; Kürt siyasal hareketinin parlamentodaki temsili, kadınların siyasetteki konumu, ifade özgürlüğü, milletvekili dokunulmazlığı, adil yargılanma hakkı ve Türkiye’nin Avrupa kurumlarıyla ilişkileri gibi çok sayıda başlıkla iç içe geçti. Destekçileri onu insan hakları ve Kürt meselesinin barışçıl çözümü için mücadele eden bir siyasetçi olarak değerlendirirken, açıklamaları ve siyasi tutumu Türkiye’de uzun yıllar yoğun tartışmalara ve çeşitli hukuki süreçlere konu oldu. Avrupa Parlamentosunun Sakharov Ödülü kayıtları ile TBMM belgeleri, Zana’nın hem Türkiye siyasetinde hem de Avrupa’daki insan hakları tartışmalarında uzun süre görünür bir figür olduğunu ortaya koyuyor.

0

0 yorum

Sen

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yap!

İlgili Haberler

  • Eğitim yönetiminden bakanlığa Yusuf Tekin’in kariyer yolculuğuBiyografi
  • Pentagram’ın güçlü vokali Murat İlkan’ın müzik yolculuğuBiyografi
  • Deniz Gezmiş: 68 kuşağından idam sürecine uzanan yaşamBiyografi
  • Doğu Cephesi komutanı Kâzım Karabekir’in yaşamıBiyografi
Pusnet

Alanya ve Antalya öncelikli, doğrulanmış ve tarafsız yerel haber platformu.

Kurumsal
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • Künye
  • Düzeltme Politikası
  • İletişim
Yasal
  • Gizlilik Politikası
  • KVKK
  • Çerez Politikası
  • Kullanım Şartları
  • Ziyaretçi Aydınlatma
Keşfet
  • Son Dakika
  • Gündem
  • Bölgeler / İl Haberleri
  • RSS Beslemesi
  • Atom Beslemesi
© 2026 Pusnet. Tüm hakları saklıdır.
  • Keşfet
  • Ara
  • Bildirim
  • Profil