Recep Tayyip Erdoğan, 26 Şubat 1954'te İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde doğan Türk siyasetçi, Türkiye Cumhuriyeti'nin 12. Cumhurbaşkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi'nin genel başkanıdır. 1994-1998 yıllarında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, 2003-2014 yıllarında Başbakan olarak görev yapan Erdoğan, 10 Ağustos 2014'te gerçekleştirilen seçimle Türkiye'de doğrudan halk oyuyla seçilen ilk cumhurbaşkanı oldu. 2018 ve 2023 seçimlerini de kazanarak Cumhurbaşkanlığı görevini sürdürdü. Yüksek Seçim Kurulu kayıtları, Erdoğan'ın 2023 seçimlerinde Marmara Üniversitesi mezunu olarak aday listesinde yer aldığını ve 28 Mayıs 2023'teki ikinci turu kazanarak yeniden seçildiğini gösteriyor. Yüksek Seçim Kurulu+1
Recep Tayyip Erdoğan kimdir ve eğitim hayatı nasıldı?
Aslen Rizeli bir aileden gelen Erdoğan, çocukluk ve gençlik yıllarını İstanbul'da geçirdi. 1965'te Kasımpaşa Piyale İlkokulu'ndan, 1973'te İstanbul İmam Hatip Lisesi'nden mezun oldu; ayrıca fark dersleri sınavlarını vererek Eyüp Lisesi diploması aldı. Daha sonra dönemin Aksaray İktisadi ve Ticari İlimler Yüksek Okulu bünyesinde eğitim gördü; kurumun Marmara Üniversitesi'ne bağlanmasının ardından üniversite kayıtlarında Marmara Üniversitesi İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesi mezunu olarak yer aldı ve 1981'de mezun oldu. Gençlik yıllarında futbolla da ilgilenen Erdoğan, 1969-1982 döneminde amatör düzeyde futbol oynadı.
Erdoğan'ın siyasi faaliyetleri 1970'li yıllarda Millî Selamet Partisi çevresinde yoğunlaştı. 1976'da partinin Beyoğlu Gençlik Kolu Başkanlığına, aynı yıl İstanbul İl Gençlik Kolları Başkanlığına seçildi. 12 Eylül 1980 askerî darbesinin ardından Millî Selamet Partisi'nin kapatılması üzerine, 1983'te kurulan Refah Partisi'nde siyasete devam etti. 1986'daki milletvekili ara seçiminde ve 1989 yerel seçimlerinde aday oldu ancak seçilemedi. 1991 genel seçimlerinde milletvekilliği için yarıştı; tercihli oy sisteminin uygulanması sonucunda milletvekilliği kazanımı Yüksek Seçim Kurulu kararıyla geçerli olmadı.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemi nasıl geçti?
Erdoğan'ın ülke çapında tanınmasını sağlayan önemli kırılma noktası 27 Mart 1994 yerel seçimleri oldu. Refah Partisi'nin adayı olarak yüzde 25,19 oyla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. Görev dönemi, İstanbul'un hızla artan nüfusu nedeniyle su, çöp, hava kirliliği, ulaşım ve altyapı sorunlarının yoğun biçimde tartışıldığı yıllara denk geldi. Belediye yönetimi bu dönemde altyapı yatırımları, su temini, çöp depolama sistemlerinin yenilenmesi ve ulaşım projeleri üzerinde çalıştı. Erdoğan'ın belediye başkanlığı tecrübesi, daha sonraki siyasi kariyerinde kullandığı yönetim ve hizmet siyaseti söyleminin temel unsurlarından biri oldu.

6 Aralık 1997'de Siirt'te yaptığı bir konuşma nedeniyle hakkında dava açılan Erdoğan, Türk Ceza Kanunu'nun dönemin 312. maddesi kapsamında “halkı din ve ırk farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasıyla mahkûm edildi. On aylık hapis cezası aldı ve belediye başkanlığı sona erdi. 26 Mart 1999'da cezaevine giren Erdoğan, yaklaşık dört ay sonra 24 Temmuz 1999'da tahliye edildi. Bu süreç, hem siyasi yasaklı hale gelmesine hem de 2000'li yılların başında yeni bir siyasi hareketin kuruluşunda rol üstlenmesine giden yolu hazırladı.
AK Parti'nin kuruluşundan başbakanlığa nasıl yükseldi?
Recep Tayyip Erdoğan, 14 Ağustos 2001'de kurulan Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kurucu kadrosunda yer aldı ve partinin genel başkanı seçildi. AK Parti, 3 Kasım 2002 genel seçimlerinde yüzde 34,43 oy alarak Mecliste çoğunluğu elde etti. Erdoğan'ın siyasi yasağı nedeniyle milletvekili adayı olamaması üzerine hükümeti Abdullah Gül kurdu. Daha sonra yapılan yasal düzenlemelerin ardından Erdoğan'ın seçilme engeli kaldırıldı ve 9 Mart 2003 Siirt yenileme seçiminde milletvekili seçildi. Abdullah Gül'ün başbakanlıktan ayrılmasının ardından Erdoğan, 14 Mart 2003'te Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı oldu.
Erdoğan'ın başbakanlığı 2003'ten 2014'e kadar üç hükümet dönemini kapsadı. AK Parti 2007 genel seçimlerinde yüzde 46,58, 2011 seçimlerinde ise yaklaşık yüzde 49,8 oy aldı ve Erdoğan sırasıyla 60. ve 61. hükümetleri kurdu. Bu yıllarda Avrupa Birliği üyelik müzakereleri, kamu yatırımları, sağlık ve sosyal güvenlik reformları, ulaşım altyapısındaki genişleme, özelleştirmeler ve dış politikadaki yeni açılımlar hükümet gündeminin başlıca unsurları arasında yer aldı. Aynı dönem Gezi Parkı protestoları, çözüm süreci, yargı ve basın özgürlüğü tartışmaları ile 17-25 Aralık 2013 soruşturmaları gibi sert siyasi krizlere de sahne oldu. AK Parti'nin resmî biyografisi, Erdoğan'ın 2007'de yüzde 46,6, 2011'de yaklaşık yüzde 49,8 oyla hükümet kurduğunu kaydediyor.
Cumhurbaşkanlığı döneminde hangi siyasi değişimler yaşandı?

2007 anayasa değişikliğiyle cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından seçilmesinin önü açıldı. Erdoğan, 10 Ağustos 2014 seçiminde yüzde 51,79 oy alarak Türkiye'nin halk oyuyla seçilen ilk cumhurbaşkanı oldu ve 28 Ağustos 2014'te göreve başladı. 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi, Olağanüstü Hal dönemi ve ardından gelen anayasal değişiklikler onun ilk cumhurbaşkanlığı döneminin en önemli gelişmeleri arasında yer aldı. 16 Nisan 2017 referandumunda kabul edilen anayasa değişiklikleriyle parlamenter sistemden Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçiş kararlaştırıldı; aynı değişiklik cumhurbaşkanının siyasi parti üyeliğini sürdürebilmesine de imkân sağladı.
Erdoğan, anayasa değişikliğinin ardından 2 Mayıs 2017'de yeniden AK Parti'ye üye oldu ve 21 Mayıs 2017'de gerçekleştirilen 3. Olağanüstü Büyük Kongre'de yeniden genel başkan seçildi. Böylece 2014'te cumhurbaşkanlığı nedeniyle bıraktığı parti yönetimine döndü. 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 52,59 oy alarak yeniden seçildi ve 9 Temmuz 2018'de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ilk cumhurbaşkanı olarak yemin etti. AK Parti kayıtları Erdoğan'ın halen partinin genel başkanı olduğunu gösteriyor.
2023 sonrasında Erdoğan'ın siyasi gündeminde neler öne çıktı?
2023 Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunda hiçbir aday yüzde 50'yi aşamadı. YSK verilerine göre Erdoğan ilk turda ülke genelinde yüzde 49,52 oy aldı; 28 Mayıs'taki ikinci turda Kemal Kılıçdaroğlu karşısında yüzde 52,18 oyla yeniden Cumhurbaşkanı seçildi ve 3 Haziran 2023'te TBMM'de yemin ederek yeni görev dönemine başladı.
Erdoğan'ın üçüncü cumhurbaşkanlığı döneminde ekonomi politikaları, yüksek enflasyonla mücadele, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından yeniden inşa süreci, savunma sanayii, Suriye ve Gazze başta olmak üzere bölgesel dış politika konuları ön planda kaldı. İç siyasette ise 31 Mart 2024 yerel seçimleri sonrasında muhalefet belediyelerine yönelik soruşturmalar ve 2025'te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanması yoğun tartışmalara yol açtı. İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından Türkiye'nin çeşitli şehirlerinde geniş katılımlı protestolar düzenlendi; hükümet soruşturmaların yargının işi olduğunu savunurken muhalefet siyasi müdahale iddiasında bulundu. Reuters, Mart 2025'te İmamoğlu'nun tutuklanmasının ülkenin on yılı aşkın süredeki en büyük protestolarından bazılarını tetiklediğini bildirdi.

Basın özgürlüğü de Erdoğan döneminin en fazla tartışılan başlıkları arasında yer aldı. Sınır Tanımayan Gazeteciler'in 2025 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'nde Türkiye 180 ülke arasında 159'uncu sırada gösterildi. Hükümet yetkilileri ve iktidar temsilcileri Türkiye'de basının özgür olduğunu ve gazetecilere yönelik işlemlerin mesleki faaliyetlerinden değil hukuki soruşturmalardan kaynaklandığını savunurken, uluslararası basın ve insan hakları kuruluşları yargı baskısı, gözaltılar ve medya sahipliği yapısına ilişkin eleştirilerini sürdürdü.
Erdoğan'ın Türkiye siyasetindeki etkisi nasıl değerlendiriliyor?
2024'ün sonlarından itibaren Devlet Bahçeli'nin açıklamalarıyla ivme kazanan ve iktidar tarafından “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan yeni süreç de Erdoğan'ın son dönem siyasi gündeminin temel başlıklarından biri oldu. 2025'te TBMM bünyesinde Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kuruldu. Komisyonun kararıyla AK Parti, MHP ve DEM Parti temsilcilerinden oluşan üç kişilik heyet 24 Kasım 2025'te İmralı'ya giderek Abdullah Öcalan'ın beyanlarını aldı. Erdoğan, görüşme kararını terörün tasfiyesini hızlandırabilecek bir adım olarak değerlendirdi. TBMM kayıtlarında heyetin üyeleri Hüseyin Yayman, Feti Yıldız ve Gülistan Kılıç Koçyiğit olarak yer aldı.
Recep Tayyip Erdoğan, 1994'te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçilmesinden itibaren otuz yılı aşkın süre boyunca Türkiye siyasetinin merkezindeki isimlerden biri oldu. Belediye başkanlığı, başbakanlık, cumhurbaşkanlığı ve AK Parti genel başkanlığı görevleriyle Türkiye'nin yönetim sisteminin dönüşümünde doğrudan rol oynadı. Destekçileri Erdoğan dönemini altyapı yatırımları, savunma sanayii, sağlık hizmetleri, dış politikada etkinlik ve uzun süreli siyasi istikrar üzerinden değerlendirirken; eleştirmenleri güçler ayrılığı, yargı bağımsızlığı, ekonomi yönetimi, demokratik kurumların işleyişi ve basın özgürlüğü alanlarındaki gerilemelere vurgu yapıyor. Bu nedenle Erdoğan'ın siyasi mirası, hem Türkiye'nin yakın tarihindeki seçim başarıları ve kurumsal dönüşümler hem de demokrasi ve hukuk devleti eksenindeki tartışmalar birlikte değerlendirilerek ele alınmaktadır.
