Yadigar Ejder, gerçek adıyla Adnan Ayberk, Türk sinemasının özellikle 1970’li ve 1980’li yıllarında çok sayıda yapımda yardımcı oyuncu olarak kamera karşısına çıkan karakter oyuncularından biriydi. Yadigar Kuzu adıyla da anılan sanatçı; iri fiziği, kendine özgü yüzü ve kısa sahnelerde bile kolayca ayırt edilen ekran varlığı sayesinde Yeşilçam seyircisinin hafızasında yer edindi. Başrol oyuncusu olmamasına rağmen özellikle Kemal Sunal’ın rol aldığı komedilerde canlandırdığı sert görünümlü, kabadayı, kahveci, fedai veya köylü karakterlerle tanındı. Film kayıtları arasında Şark Bülbülü, Gerzek Şaban, Korkusuz Korkak, Üç Kağıtçı, Doktor Civanım, Davaro, Gol Kralı, Kılıbık ve Şaban Pabucu Yarım gibi geniş kitlelere ulaşan yapımlar bulunuyor. SinemaTürk+1
Yadigar Ejder kimdir ve çocukluğu nasıl geçti?
Yadigar Ejder’in doğum tarihi konusunda sinema veri tabanlarında farklı kayıtlar bulunuyor. Türkçe Wikipedia’da ve bazı biyografi kaynaklarında 5 Ekim 1951, Sivas bilgisi yer alırken; Sinemalar.com gibi bazı veri tabanları 5 Ekim 1947 tarihini kullanıyor. Gerçek adının Adnan Ayberk olduğu konusunda ise kaynaklar büyük ölçüde birleşiyor. Altı çocuklu, orta hâlli bir ailenin en büyük çocuğu olarak büyüdüğü; eğitimini ilkokul üçüncü sınıfta bıraktığı aktarılıyor. Çocukluk yıllarından itibaren sinemaya ilgi duyduğu ve Sivas’taki sinema çevresiyle erken yaşlarda temas kurduğu da hayatına ilişkin anlatılarda yer alıyor.
1960’lı yılların ikinci yarısında İstanbul’a gelen Ejder’in yaşamı, Yeşilçam’ın yıldız oyuncular dışındaki büyük emekçi kadrosunun koşullarıyla iç içe geçti. Türk sinemasının yüksek sayıda film ürettiği bu dönemde başrol oyuncularının çevresinde, hikâyeyi tamamlayan çok sayıda karakter oyuncusu ve figüran çalışıyordu. Ejder de zaman içinde bu oyuncular arasında kendine özgü bir yer edindi. Fiziksel görünümü nedeniyle özellikle güçlü adam, kabadayı, fedai ve tehditkâr karakterlere uygun görülse de komedi filmlerinde bu görüntünün tersine çevrildiği sahneler, onun en çok hatırlanan performanslarının önemli bölümünü oluşturdu.
Yadigar Ejder’in Yeşilçam kariyeri nasıl gelişti?
Yadigar Ejder’in filmografisi 1970’lerden itibaren belirgin biçimde genişledi. SinemaTürk arşivinde sanatçı adına dramdan komediye, tarihî maceradan aksiyona kadar çok farklı türlerde çok sayıda oyunculuk kaydı bulunuyor. Kara Murat Devler Savaşıyor, Sakar Şakir, Dila Hanım, Avanak Apti, İyi Aile Çocuğu, Şark Bülbülü, Korkusuz Korkak, Umudumuz Şaban, Gerzek Şaban, Devlet Kuşu, Gol Kralı, Davaro, Üç Kağıtçı, Doktor Civanım, Kılıbık ve Şaban Pabucu Yarım bunlar arasında yer alıyor. Bu çeşitlilik, onun yalnızca belirli bir film serisine bağlı kalmadığını; dönemin farklı yapımcı ve yönetmenlerinin filmlerinde yardımcı karakterler üstlendiğini gösteriyor.
Ejder’in kariyerinin seyirci açısından en görünür bölümü Kemal Sunal’ın başrolde bulunduğu filmlerle oluştu. Sunal’ın komedilerinde sık kullanılan temel karşıtlıklardan biri, fiziksel olarak güçlü veya toplum içinde otorite sahibi görünen kişilerin filmin saf, yoksul ya da ezilen kahramanı karşısında gülünç duruma düşmesiydi. Ejder’in iri cüssesi bu mizah yapısında etkili bir görsel unsur hâline geldi. Bu nedenle çoğu kez hikâyenin merkezinde bulunmasa da birkaç sahnede canlandırdığı karakterler yıllar sonra dahi hatırlanabildi.
Yadigar Ejder hangi rolleriyle hatırlanıyor?
Sanatçının en bilinen karakterlerinden biri 1979 yapımı Şark Bülbülü’ndeki Mazlum’dur. Ejder, filmin komedi dünyası içinde fiziksel görünüşüyle öne çıkan yardımcı karakterlerden birini canlandırdı. 1980 yapımı Gerzek Şaban’da Kahveci Hamza rolüyle seyirci karşısına çıktı. 1982 tarihli Doktor Civanım’da ise Gaffur karakterini oynadı. Bu roller, onun sinemada genellikle başrol süresine sahip olmadan da karakterin görünüşü, konuşma biçimi ve komedi sahnesindeki işlevi sayesinde akılda kalabilen oyunculardan biri olduğunu gösterdi. SinemaTürk kayıtlarında Doktor Civanım 1982 tarihli olarak yer alırken bazı popüler sinema veri tabanlarında filmin yılına ilişkin farklı kayıtlarla karşılaşılabiliyor.
Filmografisinin yalnızca bu üç yapımla sınırlı olmaması, Yadigar Ejder’in Yeşilçam’daki önemini anlamak açısından belirleyici. 1970’lerin ikinci yarısı ile 1980’lerde art arda birçok filmde rol aldı; komedilerin yanı sıra melodram, macera ve aksiyon filmlerinde de görüldü. Örneğin 1977’de Sakar Şakir ve Dila Hanım, 1978’de Avanak Apti ve İyi Aile Çocuğu, 1979’da Korkusuz Korkak ve Umudumuz Şaban, 1980’de Devlet Kuşu ve Gol Kralı, 1981’de Davaro ve Üç Kağıtçı, 1983’te Kılıbık, 1985’te Şaban Pabucu Yarım gibi yapımlarda oyuncu kadrosunda yer aldı.
Yadigar Ejder’in sinema tarihindeki yeri aynı zamanda Yeşilçam’ın yardımcı oyuncularının çalışma hayatına ilişkin bir örnek olarak değerlendiriliyor. Dönemin çok sayıda karakter oyuncusu gibi Ejder de seyircinin yüzünü çok iyi bildiği fakat adını başrol yıldızları kadar sık görmediği isimlerden biriydi. Yönetmen Memduh Ün’ün yıllar sonra aktarılan anılarında Ejder’in ekonomik güçlükleri, kendisine uygun kıyafet bulmanın zorluğu ve sinema çevresiyle kurduğu ilişki anlatıldı. Bu tanıklıklar, Yeşilçam’ın kamera önündeki parlak dünyasının arkasında yardımcı oyuncuların oldukça farklı yaşam koşullarında çalışabildiğini gösteren kişisel belgeler arasında yer aldı.
“Yadigar Ejder” adını neden kullanıyordu?
Adnan Ayberk’in sinemada “Yadigar Ejder” adını kullanmasının kökenine ilişkin anlatılar Sivas’a uzanıyor. Aktarılan bilgilere göre çocukluğunda aynı çevreden bildiği, Sivas’ta tanınan Yadigar Aykut adlı kabadayının adından etkilenerek “Yadigar” ismini benimsedi. CNN Türk’te yayımlanan ve sanatçının yaşam öyküsünü ele alan çalışmalara dayanan haberlerde de Sivas’ta tanınan bir kabadayının adını kullandığı belirtiliyor. “Ejder” soyadıyla birleşen bu sahne adı zamanla gerçek adının önüne geçti ve sinema seyircisinin onu tanıdığı kalıcı isim hâline geldi.
Yadigar Ejder nasıl öldü ve hakkındaki iddialar nelerdi?
Yadigar Ejder 4 Mart 1991’de İstanbul’da hayatını kaybetti. Ölümüyle ilgili uzun yıllar boyunca, ekonomik sıkıntı yaşadığı ve Taksim Gezi Parkı’nda bir bank üzerinde donarak öldüğü yönünde yaygın bir anlatı dolaştı. Ancak sanatçının hayatını araştıran yönetmen ve yazar Erhan Tuncer’in çalışmaları bu anlatıya itiraz etti. Ejder’in yüksek tansiyon ve şeker hastalığı bulunduğu; ölümünün sağlık sorunlarına bağlı kalp krizi ve beyin kanamasıyla veya düşüp başını çarpmasıyla bağlantılı olabileceği yönünde farklı bilgiler aktarıldı. Bu nedenle “parkta donarak öldü” anlatısını kesinleşmiş bir ölüm nedeni olarak vermek doğru kabul edilmiyor. Erhan Tuncer’in biyografik çalışmasının tanıtımında da bu iddia açık biçimde reddediliyor.
Sanatçının cenazesi İstanbul’daki Beyoğlu Kulaksız Mezarlığı’na defnedildi. Ölümünün ardından özellikle televizyonlarda tekrar tekrar gösterilen Kemal Sunal filmleri, Yadigar Ejder’in yeni kuşaklar tarafından da tanınmasını sağladı. Adının yeniden gündeme gelmesinde Erhan Tuncer’in araştırmaları önemli rol oynadı. Tuncer’in 2015’te Nirengi Kitap tarafından yayımlanan Bir Yadigar Ejder Kitabı adlı çalışması, oyuncunun yaşamını ve Yeşilçam’daki karakter oyuncularının koşullarını ele aldı; eser daha sonra Deli Gözel - Bir Yadigar Ejder Kitabı adıyla da yayımlandı. Kitabın sunumunda Ejder’in yaşam öyküsü üzerinden, sinema tarihinde çoğu zaman yıldızların gölgesinde kalan yardımcı oyuncuların dünyasına da odaklanıldığı belirtiliyor.
Yadigar Ejder’in kalıcı etkisi büyük ödüller veya başrollerden çok, Yeşilçam’ın kolektif hafızasındaki karakter oyunculuğunda görülüyor. Şark Bülbülü’nün Mazlum’u, Gerzek Şaban’ın Kahveci Hamza’sı ve Doktor Civanım’ın Gaffur’u gibi roller onun adının sinema tarihinde yaşamayı sürdürmesini sağladı. Onlarca farklı yapımdaki yardımcı rolleriyle Ejder, Türk sinemasının yalnızca yıldız oyunculardan değil, hikâyeyi birkaç sahnede tamamlayan ve filmlerin atmosferini kuran geniş bir oyuncu kuşağından oluştuğunu hatırlatan isimlerden biri olarak kaldı.
