Altın piyasasında ağustos ayında hızlanan yükseliş, yatırımcıların odağını olası kâr satışlarına çevirdi. Ons altın 25 Ağustos'ta 4 bin 697 dolar seviyesini görürken, aylık değer kazancı yüzde 15'e yaklaştı. Bu performans, Eylül 1999'dan bu yana görülen en hızlı aylık yükselişlerden biri olarak kayda geçti. Saxo Bank Emtia Stratejisti Ole Hansen ise yükselişin hızının, şartların değişmesi halinde daha sert bir fiyat düzeltmesine zemin hazırlayabileceği uyarısında bulundu.
ALTINDA AĞUSTOS RALLİSİ HIZ KAZANDI
Ons altın, 25 Ağustos'ta 4 bin 697 dolara kadar çıktıktan sonra 26 Ağustos işlemlerinde 4 bin 600 doların üzerindeki seyrini korudu. Uluslararası piyasalarda yatırımcıların gözü bir yandan ABD Merkez Bankası'nın para politikasına ilişkin beklentilere, diğer yandan dolar ve tahvil faizlerindeki harekete çevrildi.
Altındaki yükseliş yalnızca spot piyasayla sınırlı kalmadı. Altına dayalı yatırım fonlarına yönelik talepte de toparlanma yaşandı. Dünya Altın Konseyi verilerine göre küresel fiziki altın destekli ETF'ler temmuzda 3 milyar dolarlık net giriş kaydetti. Fonların toplam altın varlığı bir ayda 23 ton artarak 4 bin 68 tona yükseldi. Temmuz sonu itibarıyla yıl başından bu yana net giriş 11 milyar dolara ulaştı.
YATIRIMCI POZİSYONLARI DA BÜYÜYOR
Ağustos ayındaki fiyat artışıyla birlikte altına yönelik pozisyonların daha da güçlendiği belirtiliyor. T24'ün aktardığı verilere göre ay başından bu yana küresel altın ETF'lerinin varlıklarında yaklaşık 60 tonluk artış yaşanırken, hedge fonların altın vadeli işlemlerindeki net uzun pozisyonları da 11 ayın en yüksek seviyesine çıktı.
Bu tablo yükseliş beklentisinin piyasada güçlendiğine işaret ederken, aynı zamanda pozisyonların kalabalıklaşması nedeniyle olası satışların daha hızlı gerçekleşebileceği riskini de beraberinde getiriyor.
HANSEN: HIZLI HAREKETLER DÜZELTME RİSKİNİ ARTIRIYOR
Saxo Bank Emtia Stratejisti Ole Hansen, altındaki dikey fiyat hareketlerinin yatırımcıları hızlı karar almaya yöneltebildiğini, ancak yükseliş ivmesinin kaybolması halinde düzeltmenin de daha keskin olabileceğini belirtti.
Hansen'e göre doların kalıcı biçimde güçlenmesi, ABD'de faiz beklentilerinin yukarı yönlü değişmesi veya jeopolitik risklerin azalması altındaki kâr satışlarını hızlandırabilecek başlıca unsurlar arasında bulunuyor. Spekülatif pozisyonların yüksek seviyelere çıkması da piyasayı makroekonomik beklentilerdeki değişimlere karşı daha hassas hale getiriyor.
GÖZLER JACKSON HOLE MESAJLARINDA
Altın piyasasının kısa vadeli yönünde ABD Merkez Bankası'nın Jackson Hole toplantısından gelecek mesajların belirleyici olması bekleniyor. Piyasalarda özellikle faizlerin gelecekte izleyeceği patikaya ilişkin sinyaller takip ediliyor. Altın faiz getirisi sağlamayan bir varlık olduğu için ABD faizleri ve tahvil getirilerindeki yükseliş genellikle fiyat üzerinde baskı oluşturabiliyor. Buna karşılık daha düşük faiz beklentileri altını destekleyebiliyor.
26 Ağustos itibarıyla ABD 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 4,6'nın üzerinde seyretmesi de altın yatırımcılarının izlediği göstergeler arasında. Doların yönü ve tahvil piyasasındaki hareketlilik, yüksek seviyelerde işlem gören altında kısa vadeli oynaklığı artırabilecek faktörler olarak öne çıkıyor.
TEKNİK GÖRÜNÜMDE HANGİ SEVİYELER İZLENİYOR?
Hansen'in teknik değerlendirmesinde ons altında 4 bin 770 dolar seviyesi direnç noktası olarak gösteriliyor. Aşağı yönlü bir harekette ise yaklaşık 4 bin 519 dolardaki 200 günlük hareketli ortalama ilk önemli destek olarak takip ediliyor. Bunun altında 4 bin 410 dolar seviyesi ikinci destek bölgesi olarak öne çıkıyor.
Bu seviyeler yatırımcılar açısından kesin bir fiyat tahmini anlamına gelmiyor. Altının yönü; ABD para politikası, dolar endeksi, tahvil faizleri, merkez bankalarının talebi, ETF hareketleri ve jeopolitik gelişmeler gibi çok sayıda değişken tarafından belirleniyor.
ALTIN FONLARINDA TEMMUZDA YÖN YENİDEN YUKARI DÖNDÜ
Dünya Altın Konseyi'nin ağustos ayında yayımladığı temmuz raporu, yatırımcı talebindeki değişimin boyutunu da ortaya koydu. Küresel altın ETF'leri haziranda 8,9 milyar dolarlık çıkış yaşamışken temmuzda yeniden net girişe geçti. Temmuzdaki 3 milyar dolarlık girişin 2 milyar dolarlık bölümü Avrupa merkezli fonlardan geldi. Böylece iki aylık çıkış döneminin ardından küresel fon talebinde yeniden toparlanma görüldü.
Altının ağustos ayında bu hareketi daha da hızlandırması, piyasanın önümüzdeki dönemde hem yeni zirve arayışına hem de olası kâr satışlarına açık olduğunu gösteriyor. Bu nedenle uzmanlar, özellikle kısa sürede gerçekleşen yüksek oranlı fiyat hareketlerinin ardından yatırım kararlarında volatilite riskinin hesaba katılması gerektiğini belirtiyor.
