İlyas Salman, Türk sineması ve tiyatrosunda özellikle 1970’lerin sonlarından itibaren geniş kitlelerce tanınan oyuncu, yönetmen ve yazarlardan biridir. Sinemada köylü, işçi ve toplumun alt gelir gruplarından karakterleri canlandırdığı yapımlarla öne çıkan Salman; komedi ile dramı bir araya getiren oyunculuğunun yanı sıra tiyatro, yönetmenlik, senaryo, şiir, müzik ve yazarlık alanlarında da çalışmalar yaptı.
İlyas Salman kimdir ve nerede doğdu?
İlyas Salman’ın nüfus kayıtlarındaki doğum tarihi 14 Ocak 1954, doğum yeri ise Malatya’nın Arguvan ilçesine bağlı Asar köyüdür. Salman, kendi anlatımına göre nüfus cüzdanında yazan tarihten yaklaşık üç-dört yıl önce dünyaya geldi. Çocukluk ve gençlik yıllarının ardından Malatya Turan Emeksiz Lisesi’ni bitirdi ve sanat eğitimi için Ankara’ya gitti.
Ankara Devlet Konservatuvarı’nda öğrenim gören Salman, eğitimini son sınıfta bıraktı. Profesyonel oyunculuk kariyerinin başlangıç noktası İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatrosu oldu. 1970’li yılların ikinci yarısında tiyatro sahnesinde yer almaya başlayan sanatçı, kısa süre içinde sinemaya geçti ve Yeşilçam’ın üretimin yoğun olduğu döneminde çok sayıda yapımda rol aldı.
Tiyatro kariyerinin ilk yıllarında Haldun Taner’in “Ay Işığında Şamata”sı ve Bertolt Brecht’in “Arturo Ui’nin Önlenebilir Tırmanışı” olarak bilinen eserinin sahne uyarlaması gibi çalışmalarda yer aldı. Şan Tiyatrosu’nda “Yedi Kocalı Hürmüz”, “Bir Neşe-i Muhabbet” ve “Bin Yıl Önce Bin Yıl Sonra” gibi yapımlarda sahneye çıktı. 1997-2000 arasında Ankara Birlik Tiyatrosu’nda çalışarak tiyatroyla bağını sonraki yıllarda da sürdürdü.
İlyas Salman’ın sinema kariyeri nasıl gelişti?
Salman’ın sinema kariyerinin belirginleştiği dönem 1970’lerin sonu ve 1980’lerin başı oldu. “Çöpçüler Kralı”, “Kibar Feyzo”, “Sultan”, “Hababam Sınıfı Dokuz Doğuruyor”, “Erkek Güzeli Sefil Bilo”, “Banker Bilo”, “Hababam Sınıfı Güle Güle”, “Çirkinler de Sever”, “Çiçek Abbas” ve “Şekerpare” gibi dönemin geniş izleyici kitlesine ulaşan filmlerinde rol aldı. Beyazperde kayıtları da Salman’ın 1970’lerden sonraki kariyerinde çok sayıda film ve televizyon yapımında yer aldığını gösteriyor.
Salman’ın sinemadaki en bilinen karakterlerinden biri “Bilo” oldu. 1980 tarihli Ertem Eğilmez filmi “Banker Bilo”da başroldeki Bilo karakterini canlandırırken Şener Şen, Meral Zeren ve Münir Özkul gibi oyuncularla aynı kadroda yer aldı. Filmde kırsaldan büyük şehre uzanan göç, ekonomik eşitsizlik ve çıkar ilişkileri komedi üzerinden anlatıldı; Salman’ın saf ve yoksul Anadolu insanı görüntüsüyle kurduğu oyunculuk dili bu tür rollerle özdeşleşti.
1982 yapımı “Çiçek Abbas” ise Salman’ın kariyerindeki diğer önemli filmlerden biri oldu. Sinan Çetin’in yönettiği, Yavuz Turgul’un senaryosunu yazdığı filmde Salman, minibüs şoförü olma mücadelesi veren Abbas karakterini canlandırdı; Şener Şen ise Şakir rolüyle karşısına çıktı. Film, Salman’ın yalnızca güldürü öğeleriyle değil, toplumsal konumu ve hayalleri arasında sıkışmış bir karakteri canlandırma becerisiyle de tanınmasını sağlayan yapımlardan biri haline geldi.
Salman’ın yer aldığı Yeşilçam filmlerinin önemli bir bölümünde güldürü, sınıfsal farklılıklar, köy-kent çatışması, göç, yoksulluk ve toplumsal eşitsizlik gibi temalarla birlikte işlendi. Ertem Eğilmez’in filmlerinde de Salman; Münir Özkul, Adile Naşit, Kemal Sunal, Şener Şen, Ayşen Gruda, Halit Akçatepe, Zeki Alasya ve Metin Akpınar gibi Türk sinemasının tanınmış oyuncularıyla aynı dönemin oyuncu kadroları içinde yer aldı.
Dram rolleri ve ödüllü filmleri hangileri?
İlyas Salman, kariyerinin ilerleyen dönemlerinde komedi filmleriyle kurduğu popüler kimliğin yanında dramatik rollerde de yer aldı. Tunç Okan’ın yönettiği “Fikrimin İnce Gülü - Sarı Mercedes”teki performansı, 1993’te 5. Ankara Uluslararası Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü getirdi. 2007’de “Sis ve Gece” filmindeki Cuma rolüyle 18. Ankara Uluslararası Film Festivali’nde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu seçildi.
2012 yapımı Reis Çelik filmi “Lal Gece”, Salman’ın sonraki dönem kariyerinin önemli yapımlarından biri oldu. İki aile arasındaki kan davasını sonlandırmak amacıyla çocuk yaşta evlendirilen bir kız ile kendisinden çok daha yaşlı bir adamın düğün gecesine odaklanan filmde Salman, damat karakterini canlandırdı. Yapım, Berlin Film Festivali’nde Kristal Ayı da dahil olmak üzere uluslararası festivallerde çeşitli başarılar elde etti.
Salman, “Lal Gece”deki performansıyla 2012’de 19. Uluslararası Altın Koza Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü Engin Günaydın ile paylaştı. Aynı festivalde “Lal Gece” Adana İzleyici Ödülü’nün de sahibi oldu. Bu başarı, Salman’ın Yeşilçam’daki komedi karakterlerinin çok ötesine geçen dramatik oyunculuk repertuvarını yeniden öne çıkardı.
Aynı yıl Salman’a 49. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında Yaşam Boyu Onur Ödülü verildi. Böylece yaklaşık dört on yıla yayılan sinema ve tiyatro çalışmaları festival düzeyinde yaşam boyu başarı ödülüyle de karşılık buldu.
Salman ilerleyen yıllarda da kamera karşısına çıkmayı sürdürdü. “Gece”, “Mısır Adası”, “Ve Panayır Köyden Gider” ve “Elif Ana” gibi farklı dönem ve türlerdeki yapımlarda rol aldı. Televizyonda ise “Akasya Durağı” gibi dizilerde izleyici karşısına çıktı. Böylece kariyeri yalnızca Yeşilçam’ın klasik döneminde kalmadı; 2000’ler ve sonrasında da sinema ve televizyon projeleriyle devam etti.
Yönetmenlik, müzik ve yazarlık çalışmaları neler?
İlyas Salman oyunculuğun yanında sinemanın kamera arkasında da görev aldı. 1990’da “Aile Bağları”, “Yaşanan Dünya” ve “Zavallı” çalışmalarında yönetmen olarak yer aldı; aynı dönem çeşitli yapımlarda senaristlik yaptı. “Zavallı” ayrıca eserleri arasında gösterildi. Bu çalışmalar, Salman’ın sanat yaşamının yalnızca oyunculukla sınırlı olmadığını ortaya koydu.
Sanatçı müzik ve şiir alanında da üretimde bulundu. “Aramayın Beni Başka Yerde”, “Dağların Ardı Nazlıdır”, “Doğdukları Yerde Doymayanlar”, “İnadına Türküler”, “Söze Güneş Doğdu”, “Türkülerimiz Var Söylenecek” ve “Yaram Sızlar” adıyla müzik-şiir albümleri yayımladı. 2009’da Ahmed Arif’in “Hasretinden Prangalar Eskittim” kitabındaki şiirlerden oluşacak “Karanfil Kokuyor Cıgaram” adlı sahne çalışmasını hazırladı; ancak yaşadığı geçici sağlık sorunları nedeniyle Bakırköy Sanat Merkezi’nde planlanan gösteri ertelendi.
Edebiyat alanında 2006’da “Hasretim Sansürlüdür” adlı şiir kitabı yayımlandı. Daha sonra yazılarını kitaplaştırdı; “Kırmızı Beyaz” Türksolu dergisindeki makalelerinden oluştu. Kaynaklarda 2009 tarihli “Hem Sosyalistim Hem de Kemalist” çalışması ile 2018’de yayımlanan “Faşo Ağalara Karşı Birleşelim!” de Salman’ın yazılı eserleri arasında yer alıyor.
İlyas Salman’ın siyasi ve toplumsal kimliği nasıl şekillendi?
Salman, sanat yaşamı boyunca siyasi görüşlerini kamuoyu önünde açık biçimde ifade eden isimlerden biri oldu. Kendisini sol siyasi çizgide tanımladı, Türkiye Komünist Partisi’ne üye oldu ve partinin etkinliklerine katıldı. Türksolu dergisinde çeşitli yazılar kaleme aldı. 2022’de oluşturulan Sosyalist Güç Birliği’nin kuruluş açıklamasını imzalayan akademisyen, sanatçı, gazeteci, hukukçu ve siyasetçiler arasında yer aldı.
31 Mart 2023’te Türkiye Komünist Partisi’nden İstanbul milletvekili adayı olduğunu açıkladı. Böylece uzun yıllardır açıklamaları ve yazıları aracılığıyla sürdürdüğü siyasi faaliyetini seçimlerde doğrudan adaylık düzeyine taşıdı. Salman’ın politik kimliği zaman zaman kamuoyundaki tartışmaların konusu olsa da sanat kariyeri, farklı dönemlerdeki sinema ve tiyatro çalışmalarıyla ayrı bir çizgide devam etti.
Salman, kökeni konusunda da kamuoyunda zaman zaman yanlış kabullerin oluştuğunu belirtti. Uzun yıllar canlandırdığı Kürt karakterler nedeniyle kendisinin Kürt olduğunun yazıldığını, ancak ailesinin Alevi Türkmen kökenli olduğunu ifade etti. İnanç konusunda ise kendisini ateist olarak tanımladı. Bu bilgiler Salman’ın kendi yazıları ve açıklamalarında da yer aldı.
İlyas Salman, Gülser Salman ile evlidir. Çiftin Devrim adlı bir kızı ve Temmuz Ali adlı bir oğlu bulunmaktadır. Uzun soluklu kariyerinde tiyatrodan Yeşilçam’a, bağımsız sinemadan televizyona, yönetmenlikten şiir ve müziğe kadar farklı alanlarda üretim yapan Salman; özellikle “Bilo”, “Çiçek Abbas” gibi popüler karakterleri ile “Fikrimin İnce Gülü - Sarı Mercedes” ve “Lal Gece” gibi ödüllü dramatik çalışmaları sayesinde Türk sinemasının farklı kuşaklarına ulaşan oyunculardan biri olmayı sürdürmektedir.
