Makine İhracatçıları Birliği verilerine göre, Türk makine imalat sanayisinin konsolide ihracatı 2026 yılının ocak-haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,7 artarak 13,8 milyar dolar olarak gerçekleşti. Kilogram başına ortalama ihracat fiyatı ise yüzde 11 artışla 8,7 dolara yükseldi.
Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) tarafından açıklanan verilere göre, serbest bölgeler dahil makine imalat sanayisinin konsolide ihracatı yılın ilk altı ayında 13 milyar 800 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Sektör, kilogram başına ihracat değerini yüzde 11 artırarak 8,7 dolara çıkarırken, katma değerli üretimdeki ilerlemesini de ortaya koydu.
Yılın ilk yarısında en fazla makine ihracatı yapılan ülke 1,7 milyar dolarla Almanya oldu. Almanya'ya yönelik ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,7 oranında arttı. İkinci sırada ise yüzde 33,9 gibi güçlü bir artışla 1,2 milyar dolara ulaşan ABD yer aldı. İlk beşteki diğer ülkeler İtalya, Birleşik Krallık ve İspanya olarak sıralandı.
Ürün grupları bazında ihracatı en çok artan kalem yüzde 25,6 ile türbin, turbojet ve hidrolik silindirler oldu. Deri işleme makinelerinde ise yüzde 35,3 oranında düşüş kaydedildi.
MAİB Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, küresel sanayideki yatırım reflekslerini ve tedarik stratejilerini etkileyen jeopolitik belirsizliklerin kalıcı hale gelmeye başladığını belirtti. ABD-İran gerilimi başta olmak üzere artan jeopolitik risklerin Avrupa sanayisi ve özellikle Almanya'daki üreticiler üzerindeki yapısal sorunları ağırlaştırdığını ifade eden Yılmaz, geleneksel sanayi kollarındaki daralma ve istihdam kayıplarına karşın savunma harcamalarının etkisiyle bazı üretim alanlarında büyüme görüldüğünü dile getirdi.
Yılmaz, Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nde imzalanan çok uluslu tedarik anlaşmalarının küresel ekonominin güvenlik odaklı yeni bir endüstriyel tahkimat dönemine girdiğini tescillediğini kaydetti. Savunma ve güvenlikle ilgili harcamaların 2035 yılına kadar milli gelirin yüzde 5'ine çıkarılması hedefiyle şekillenen yeni küresel bütçe paradigmasının imalat sanayisi için büyük bir sipariş ve yatırım dalgası potansiyeli barındırdığını vurguladı.
Türk makine sektörünün Avrupa savunma tedarik zincirlerine entegrasyonunun kalite, izlenebilirlik, siber güvenlik ve üretim standartlarını önemli ölçüde yükselteceğini belirten Yılmaz, KOBİ'ler için başlangıçta zorlu görünen sertifikasyon ve akreditasyon süreçlerinin sektörün küresel rekabet gücünü artıracak kalıcı bir dönüşüm sağlayacağını ifade etti.
