Türkiye’de 2026 buğday hasadına ilişkin beklentiler yükseldi. Uluslararası Un Sanayicileri ve Hububatçılar Birliği (IAOM) Avrasya Başkanı Eren Günhan Ulusoy, yağışlardaki güçlü artışın ardından buğday rekoltesinin 24,5 milyon tona ulaşabileceğini açıkladı. Tarım ve Orman Bakanlığının sezon başındaki resmi tahmini ise yaklaşık 23 milyon ton seviyesindeydi.
YAĞIŞLAR ÜRETİM BEKLENTİSİNİ YUKARI TAŞIDI
IAOM verilerine göre yağışların geçen yıla kıyasla yüzde 76 artması, toprak nemini ve hububatın gelişimini olumlu etkiledi. Ulusoy, bu koşullar altında Türkiye’nin buğday üretiminde yeni bir rekora yaklaşabileceğini belirterek rekolte beklentisini 24,5 milyon ton olarak açıkladı.
Bu tahmin gerçekleşirse, sezonun ilk dönemindeki resmi öngörülerin de üzerine çıkılmış olacak. Tarım ve Orman Bakanlığının 3 Haziran’da yayımladığı 2026 yılı ilk bitkisel üretim tahmininde buğday üretiminin bir önceki yıla göre yüzde 26,7 artacağı öngörülmüştü. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı da haziran ayında yaklaşık 23 milyon ton buğday beklediklerini açıklamıştı.

TMO’NUN HUBUBAT ALIMI 11,5 MİLYON TONA ULAŞTI
Yüksek üretim beklentisi TMO'nun alım rakamlarına da yansıdı. Tarım ve Orman Bakanlığının 17 Ağustos tarihli açıklamasına göre TMO, hasat sezonunun başlangıcından itibaren 769 merkezde toplam 11,5 milyon ton hububat aldı. Üreticilere yapılan ödeme ise yaklaşık 120 milyar liraya ulaştı.

2026 sezonunda TMO'nun ekmeklik ve makarnalık buğday için açıkladığı alım fiyatı ton başına 16 bin 500 lira oldu. Bakanlık, temel destek, planlı üretim desteği ve sertifikalı tohum desteğiyle birlikte üreticinin eline geçen toplam tutarın ton başına 19 bin 514 liraya karşılık geldiğini bildirmişti.
İÇ PİYASADA ARZ SORUNU BEKLENMİYOR
IAOM Avrasya Başkanı Ulusoy, yüksek yerli üretim beklentisinin yanı sıra mevcut stok yapısına işaret ederek Türkiye’de kısa ve orta vadede buğday arzı veya tedariki konusunda sorun öngörmediklerini belirtti. Bu tablo, Karadeniz'deki savaş nedeniyle küresel tahıl ticaretinde lojistik risklerin yeniden arttığı bir dönemde önem taşıyor.

Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşta liman ve lojistik altyapısına yönelik risklerin sürmesi, dünya tahıl ticaretindeki belirsizliği artırıyor. Avrupa'daki kuraklığın da bazı bölgelerde rekolteyi baskıladığı belirtilirken, Türkiye’deki yüksek üretim beklentisi hem iç piyasa hem de un sanayisinin hammadde ihtiyacı açısından yakından izleniyor.
TÜRKİYE UN TİCARETİNDE ÖNEMLİ BİR MERKEZ

IAOM'un paylaştığı verilere göre Türkiye un sanayisi yıllık yaklaşık 32 milyon ton üretim kapasitesine sahip ve küresel un ticaretinin yüzde 23'ünü gerçekleştiriyor. Türkiye'nin 11 yıldır dünya un ihracatında ilk sırada bulunduğu belirtiliyor.
Türkiye'nin başkanlığını yürüttüğü IAOM Avrasya Bölgesi ise 32 ülkeyi kapsıyor. Bölgenin 2 milyarı aşan nüfusu ve 7,1 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğünün yanı sıra dünya buğday üretiminin yaklaşık yüzde 30'unu, un ihracatının ise yüzde 55'ini temsil ettiği bildiriliyor.
TAHIL SEKTÖRÜ TAŞKENT’TE BULUŞACAK

Küresel tahıl ticaretindeki yeni dengeler, 28-29 Eylül'de Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te düzenlenmesi planlanan 5. IAOM Eurasia Konferansı ve Sergisi'nde de ele alınacak. İlk kez Taşkent'te yapılacak organizasyona 1000'in üzerinde sektör temsilcisinin katılması bekleniyor. Hububat, un, makarna, bulgur ve yem sektörlerinin yanı sıra değirmen teknolojileri, depolama, lojistik ve paketleme alanlarında faaliyet gösteren şirketler de etkinlikte yer alacak.
