Antalya’da tarımsal üretimde kimyasal pestisit kullanımını azaltmaya yönelik biyolojik mücadele uygulamaları yaygınlaştırılıyor. Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, özellikle sera üretiminde trips ve beyaz sinek gibi zararlılara karşı faydalı predatör akar Amblyseius swirskii kullanımını öne çıkarıyor. Uygulamayla zararlı popülasyonlarının doğal yollarla baskılanması, ürünlerde kalıntı riskinin azaltılması ve sürdürülebilir üretimin güçlendirilmesi amaçlanıyor.
TRİPS VE BEYAZ SİNEĞE KARŞI DOĞAL DÜŞMAN
Amblyseius swirskii, tarımsal üretimde zararlı organizmaların doğal düşmanı olarak kullanılan faydalı akarlar arasında bulunuyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitki Koruma Ürünleri Veri Tabanı'nda bu biyolojik mücadele etmeninin sera sebze ve meyvelerinde beyaz sinek ile çiçek tripsine karşı ruhsatlı kullanımları yer alıyor.
Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün çalışmasında da faydalı akarların zararlı yoğunluğunu kontrol altında tutmasına dayanan yöntemin, kimyasal mücadele ihtiyacının azaltılmasına katkı sağladığı belirtildi. Böylece hem üretim alanındaki doğal dengenin korunması hem de hasat edilen üründe pestisit kalıntısı riskinin düşürülmesi hedefleniyor.
ANTALYA'NIN 317 BİN DEKARA YAKLAŞAN ÖRTÜALTI ALANI VAR
Biyolojik mücadelenin Antalya açısından önemi, kentin sera üretimindeki büyüklüğüyle de öne çıkıyor. Tarım ve Orman Bakanlığının 2024 verilerine göre Antalya'da toplam 316 bin 957 dekar örtüaltı üretim alanı bulunuyor. Türkiye genelindeki 776 bin 110 dekarlık örtüaltı alanının yaklaşık yüzde 41'i Antalya'da yer alıyor.

Kentte 245 bin 109 dekar plastik sera ve 44 bin 336 dekar cam sera bulunuyor. Antalya, Türkiye'deki plastik sera alanlarının yüzde 54'ünü, cam sera alanlarının ise yüzde 79'unu tek başına barındırıyor. Bu üretim ölçeği, zararlılarla mücadelede kullanılan yöntemleri hem ürün kalitesi hem de üretim maliyetleri açısından daha önemli hale getiriyor.
BİYOLOJİK MÜCADELE ANTALYA'DA YENİ DEĞİL
Antalya'da faydalı canlılardan yararlanılarak zararlılarla mücadele uzun süredir yürütülüyor. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü daha önce örtüaltı yetiştiriciliğinde trips, beyaz sinek, kırmızı örümcek, yaprak biti ve domates güvesi gibi zararlılara karşı doğal düşmanların kullanıldığını açıklamıştı. Turunçgil ve nar üretiminde de bazı zararlılara karşı predatör ve parazitoid böceklerden yararlanılıyor.
ÜRETİCİYE DESTEK PROGRAMI DA UYGULANIYOR

Biyolojik ve biyoteknik mücadele, Tarım ve Orman Bakanlığının destekleme programında da yer alıyor. Bakanlığın yayımladığı verilere göre 2010-2025 döneminde Türkiye genelinde 96 bin 439 üreticiye, yaklaşık 2 milyon 666 bin dekar alandaki biyolojik ve biyoteknik mücadele uygulamaları için destek ödemesi yapıldı. 2025 yılında örtüaltında paket destek tutarı dekara 3 bin 825 TL olarak uygulanmıştı. 2025-2027 dönemine ilişkin desteklerin esasları ilgili tebliğ kapsamında yürütülüyor.
HEDEF DÜŞÜK KALINTI RİSKİYLE PAZAR GÜCÜNÜ KORUMAK
İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, biyolojik mücadelenin yalnızca çevresel açıdan değil, ürünlerin pazarlanması bakımından da önem taşıdığına işaret ediyor. Kimyasal pestisit kullanımının azaltılması; toprak, su ve ekosistemin korunmasına katkı sağlarken düşük kalıntı riski taşıyan ürün elde edilmesini de destekliyor.
Özellikle yaş sebze ve meyvenin yoğun şekilde üretildiği Antalya'da iç pazar ve ihracat standartlarına uygun ürün yetiştirilmesi üreticinin rekabet gücü açısından önem taşıyor. Müdürlük, kaliteli ve güvenli üretimi hedefleyen çiftçileri biyolojik mücadele yöntemlerinden yararlanmaya çağırdı.
