İçeriğe geç
PusnetPUSNET
Keşfetİl HaberleriSon DakikaDünyaGündemAsayişEkonomiSporKültür-SanatÇevreEğitimSağlıkYaşamMagazinBiyografiTeknolojiGenelTurizmSiyasetTakip Edilenlerİletişim

Yasal ve Destek

Kullanım KılavuzuKullanım ŞartlarıGizlilik PolitikasıÇerez PolitikasıKVKKZiyaretçi AydınlatmaHata / İstek BildirRSS BeslemesiAtom Beslemesi

Küresel Topluluğu Birlikte Büyütelim

Doğru bilgi, güçlü topluluk. Haberini paylaş, sesini duyur.

Hemen Paylaş
Ana Sayfa›Biyografi›II. Selim kimdir? Hayatı, kariyeri ve başarıları
Biyografi

II. Selim kimdir? Hayatı, kariyeri ve başarıları

Bircan Subaşı
Bircan Subaşı
@dexignercode

Paylaşıldı: 25.08.2026 02:38

Güncellendi: 25.08.2026 02:38

II. Selim kimdir? Hayatı, kariyeri ve başarıları

II. Selim, Kanuni Sultan Süleyman ile Hürrem Sultan’ın oğlu, Osmanlı Devleti’nin 11. padişahı ve dönemin Osmanlı halifesidir. Mayıs 1524’te İstanbul’da dünyaya gelen Selim, babasının 1566’daki Zigetvar Seferi sırasında ölmesinin ardından tahta çıktı ve 15 Aralık 1574’teki ölümüne kadar yaklaşık sekiz yıl hüküm sürdü. Kaynaklarda “Sarı Selim” adıyla da anılan hükümdar, şiirlerinde “Selîmî” ve “Tâlibî” mahlaslarını kullandı. Saltanatı, Osmanlı Devleti’nin Kanuni döneminde ulaştığı geniş coğrafi ve askerî gücün korunduğu, Akdeniz’de ise Kıbrıs’ın fethi, İnebahtı yenilgisi ve Tunus’un yeniden alınması gibi büyük gelişmelerin yaşandığı bir dönem oldu.

II. Selim’in çocukluğu ve şehzadelik yılları nasıl geçti?

Şehzade Selim’in çocukluğu İstanbul’daki saray çevresinde geçti. 1530’da kardeşleri Şehzade Mustafa ve Şehzade Mehmed ile birlikte düzenlenen büyük sünnet törenlerine katıldı. Sarayda dönemin şehzadelerine verilen dinî, edebî ve idarî eğitimi aldıktan sonra sancak yönetimine gönderildi. 1542’de Konya’ya, 1544’te ise Osmanlı tahtına aday şehzadelerin önemli görev merkezlerinden biri olan Manisa’ya sancak beyi olarak tayin edildi. Uzun süre Manisa’da kalan Selim, 1558’de yeniden Konya’ya gönderildi. Şehzadelik döneminde devlet yönetimi tecrübesi kazanmasının yanı sıra edebiyat, musiki, av ve saray eğlencelerine ilgi gösterdi.

Kanuni Sultan Süleyman’ın saltanatının son yıllarında tahtın geleceği, hanedanın en önemli meselelerinden birine dönüştü. Kanuni’nin oğullarından Mehmed, Cihangir ve diğer bazı şehzadelerin erken ölümü, Şehzade Mustafa’nın ise 1553’te idam edilmesi üzerine taht mücadelesinde Selim ile kardeşi Bayezid ön plana çıktı. Hürrem Sultan’ın 1558’de ölümünden sonra iki kardeş arasındaki rekabet açık çatışmaya dönüştü. 29 Mayıs 1559’da Konya yakınlarında meydana gelen Şehzadeler Muharebesi’nde, babasının desteğini de alan Selim üstün geldi. Yenilen Bayezid önce doğuya çekildi, ardından Safevi hükümdarı Şah Tahmasb’a sığındı.

Kanuni Sultan Süleyman, Bayezid’in teslim edilmesi için Safevi sarayıyla uzun süren diplomatik temas yürüttü. Bayezid ve oğulları 1561’de Kazvin’de öldürüldü. Böylece Selim, Kanuni’nin hayatta kalan tek erkek evladı ve rakipsiz taht adayı haline geldi. 1562’de başkente daha yakın olan Kütahya sancağına gönderilmesi de bu konumunu güçlendirdi. Selim, babasının 1566’daki son Avusturya seferine katılmadı; Kütahya çevresindeyken Kanuni’nin Zigetvar Kuşatması sırasında öldüğü haberini Sadrazam Sokollu Mehmed Paşa’nın gönderdiği gizli mektupla öğrendi.

II. Selim Osmanlı tahtına nasıl çıktı?

Kanuni’nin ölüm haberi, ordunun düzeninin bozulmasını önlemek amacıyla bir süre gizli tutuldu. Selim haberi aldıktan sonra hızla İstanbul’a hareket etti ve Eylül 1566’da başkente ulaştı. Topkapı Sarayı’nda devlet ileri gelenlerinin biatını kabul ederek tahta çıktı. Ardından babasının cenazesini ve seferden dönen Osmanlı ordusunu karşılamak üzere Balkanlar’a doğru yola çıktı. Kanuni’nin ölümü askere açıklanarak cenaze namazı Belgrad’da kılındı ve naaşı İstanbul’a gönderildi. II. Selim’in cülusunun ilk günlerinde kapıkulu askerlerinin bahşiş ve maaş talepleri nedeniyle ciddi gerginlikler yaşandı. Bu olaylar, yeni padişahın askerî teşkilatın siyasetteki ağırlığını daha saltanatının başlangıcında yakından görmesine yol açtı.

II. Selim’in yönetiminde Sadrazam Sokollu Mehmed Paşa belirleyici bir konuma sahipti. Kanuni döneminin son yıllarından itibaren devlet yönetiminde büyük tecrübe kazanmış olan Sokollu, dış politika, maliye, askerî hazırlıklar ve merkezî idarenin işleyişinde güçlü rol üstlendi. II. Selim’in devlet işlerini bütünüyle bıraktığı yönündeki yaygın anlatı fazla genelleyici kabul edilir; padişah özellikle önem verdiği bazı askerî ve siyasî meseleleri yakından takip etti. Kıbrıs’ın alınması konusundaki ısrarı ve İnebahtı yenilgisinden sonra donanmanın yeniden kurulmasını emretmesi bunun önemli örnekleri arasında gösterilir.

II. Selim döneminde hangi savaşlar ve fetihler yaşandı?

II. Selim’in hükümdarlığının ilk yıllarında Osmanlı Devleti hem Avrupa’da hem de doğu ve güney eyaletlerinde çeşitli meselelerle karşılaştı. 1568’de Habsburglarla yapılan Edirne Antlaşması, Orta Avrupa’daki mevcut sınır düzenini büyük ölçüde koruyarak bir süreliğine doğrudan Osmanlı-Habsburg çatışmasını sınırlandırdı. Aynı yıllarda Yemen’de İmam Mutahhar’ın başını çektiği ayaklanmalar ve Basra çevresindeki sorunlar merkezi yönetimi uğraştırdı. Kuzeyde ise Osmanlıların Don ve Volga nehirleri arasında bağlantı kurma ve Astrahan üzerindeki Rus nüfuzunu sınırlama amacı taşıyan 1569 seferi kalıcı başarı sağlayamadı. Böylece II. Selim dönemi yalnızca Akdeniz’deki fetihlerle değil, Osmanlıların çok geniş bir coğrafyada aynı anda yürüttüğü askerî ve diplomatik mücadelelerle şekillendi.

Saltanatın en önemli askerî girişimi Kıbrıs’ın fethiydi. Doğu Akdeniz’in stratejik noktalarından biri olan ve Venedik Cumhuriyeti’nin kontrolünde bulunan ada, Anadolu ile Mısır ve Doğu Akdeniz arasındaki deniz yolları açısından büyük önem taşıyordu. II. Selim Kıbrıs seferini destekledi; Sokollu Mehmed Paşa ise Avrupa devletlerinin ortak tepki gösterebileceği endişesiyle harekâta daha ihtiyatlı yaklaştı. 1570’te başlayan Osmanlı seferinde Lefkoşa ele geçirildi, uzun süren kuşatmanın ardından Mağusa’nın 1571’de düşmesiyle Kıbrıs’ın fethi tamamlandı. Ada daha sonra Osmanlı idaresine dahil edildi ve Doğu Akdeniz’deki güç dengesi önemli ölçüde değişti.

Kıbrıs’ın alınması Avrupa’da geniş bir ittifakın oluşmasına yol açtı. Papalık, İspanya ve Venedik başta olmak üzere çeşitli güçlerden meydana gelen Kutsal İttifak donanması ile Osmanlı donanması 7 Ekim 1571’de İnebahtı’da karşılaştı. Osmanlı donanması savaşta ağır kayıp verdi ve çok sayıda gemisini yitirdi. İnebahtı, 16. yüzyıl Akdeniz tarihinin en önemli deniz savaşlarından biri olarak kabul edilir. Bununla birlikte yenilgiden hemen sonra II. Selim yeni bir donanmanın hazırlanmasını emretti. Osmanlı tersanelerinin yoğun çalışmasıyla kısa sürede büyük bir filo yeniden denize çıkarıldı ve devletin Akdeniz’deki askerî varlığı sürdürüldü.

İnebahtı yenilgisine rağmen Kıbrıs Osmanlı hakimiyetinde kaldı. Venedik Cumhuriyeti 1573’te Osmanlı Devleti ile barış yaptı, Kıbrıs üzerindeki iddiasından vazgeçti ve savaşın ortaya çıkardığı yeni siyasî durumu kabul etti. II. Selim döneminin son büyük askerî başarısı ise Tunus’un 1574’te yeniden Osmanlı hakimiyetine alınması oldu. Tunus, kısa süre önce İspanyol nüfuzuna girmişti; Osmanlı kuvvetlerinin kapsamlı deniz ve kara harekâtıyla bölge yeniden ele geçirildi. Bu gelişme, İnebahtı’nın Osmanlıların Batı ve Orta Akdeniz’deki etkinliğini tamamen ortadan kaldırmadığını gösterdi. II. Selim, Tunus’un fethinden yalnızca birkaç ay sonra hayatını kaybetti.

II. Selim döneminde kültür ve mimari nasıl gelişti?

II. Selim’in adı günümüzde en güçlü biçimde Edirne’deki Selimiye Camii ve Külliyesi ile yaşamaktadır. Padişah tarafından Mimar Sinan’a yaptırılan Selimiye, Osmanlı klasik mimarisinin en önemli eserlerinden biri kabul edilir. Sinan’ın kendi eserleri arasında özel bir yere koyduğu yapı, büyük merkezi kubbesi, dört ince minaresi, dengeli iç mekân düzeni ve İznik çinileriyle Osmanlı mimarlığının ulaştığı düzeyi temsil eder. Selimiye Camii ve Külliyesi, mimari ve tarihî değeri nedeniyle 2011’de UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alındı; UNESCO yapıyı Sinan’ın külliye mimarisindeki en ileri ifadelerinden biri olarak değerlendiriyor.

II. Selim’in mimari faaliyetleri Selimiye ile sınırlı değildi. Şehzadeliği sırasında Konya’da başlatılan Sultan Selim Camii ve Külliyesi onun hükümdarlığı döneminde tamamlandı. Mekke’de Mescid-i Haram çevresindeki yapıların yenilenmesi ve kubbeli revakların oluşturulması için çalışmalar yürütüldü; bölgenin su ihtiyacına yönelik Aynizübeyde su yolunun tamamlanması da bu dönemin önemli hizmetleri arasındaydı. İstanbul’da Ayasofya çevresindeki bazı yapılar temizlendi ve Mimar Sinan’ın yönetiminde ana yapıyı güçlendiren payandalar ile çeşitli eklemeler gerçekleştirildi. Bu müdahaleler, Ayasofya’nın sonraki yüzyıllara ulaşmasında önemli koruma çalışmalarından biri olarak değerlendirilir.

II. Selim aynı zamanda şiir ve musikiye ilgi duyan bir hükümdardı. “Selîmî” ve “Tâlibî” mahlaslarıyla şiirler kaleme aldı; günümüze ulaşmış müstakil bir divanı bulunmamakla birlikte çeşitli şiirleri kaynaklarda yer aldı. Saray çevresinde şairleri, musikişinasları ve âlimleri destekledi; Şeyhülislam Ebussuud Efendi’ye özel saygı gösterdi. Osmanlı saray kültürünün edebiyat, musiki ve sanatla iç içe yapısı onun hükümdarlığı döneminde de sürdü. Bu yönüyle II. Selim yalnızca askerî ve siyasî olayların değil, 16. yüzyıl Osmanlı kültür hayatının da önemli isimlerinden biri oldu.

II. Selim nasıl öldü ve Osmanlı tarihindeki yeri nedir?

II. Selim, 15 Aralık 1574’te İstanbul’da yaklaşık 50 yaşında hayatını kaybetti. Ayasofya’nın haziresinde kendisi için Mimar Sinan tarafından tasarlanan türbeye defnedildi. Türbenin inşasına padişah hayattayken başlanmış, yapı onun ölümünden sonra tamamlanmıştı. İlk olarak türbe alanındaki geçici bir bölüme gömülen II. Selim’in naaşı, türbenin tamamlanmasının ardından buraya nakledildi. Onun ardından tahta oğlu III. Murad geçti ve Osmanlı hanedanındaki iktidar kesintisiz biçimde devam etti.

II. Selim, sekiz yıllık saltanatı boyunca ordunun başında sefere çıkmayan ilk Osmanlı padişahı olarak Osmanlı siyasi geleneğinde bir dönüm noktası kabul edilir. Bu durum, Kanuni ve önceki hükümdarların savaş meydanında bizzat orduya komuta ettiği padişah modelinden farklı bir yönetim anlayışına geçişin işaretlerinden biri olarak görülür. Bununla birlikte dönemini yalnızca padişahın sefere çıkmaması üzerinden değerlendirmek eksik kalır. Kıbrıs’ın Osmanlı topraklarına katılması, İnebahtı sonrasında donanmanın süratle yeniden kurulması, Tunus’un fethi, Akdeniz’de devam eden güç mücadelesi ve Mimar Sinan’ın Selimiye gibi başyapıtları II. Selim devrinin kalıcı mirasını oluşturdu. Onun saltanatı, Osmanlı İmparatorluğu’nun 16. yüzyılın ikinci yarısındaki askerî, siyasî ve kültürel gücünün devam ettiği; aynı zamanda devlet yönetiminde sadrazamların ve merkez bürokrasisinin ağırlığının daha görünür hale geldiği önemli bir geçiş dönemi olarak tarihte yer aldı.

0

0 yorum

Sen

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yap!

İlgili Haberler

  • II. Abdülhamid kimdir? Hayatı, kariyeri ve başarılarıBiyografi
  • Hürrem Sultan kimdir? Hayatı, kariyeri ve başarılarıBiyografi
  • Çağan Efe Ak kimdir? Hayatı, kariyeri ve başarılarıBiyografi
  • Mustafa Kemal Atatürk kimdir? Hayatı, kariyeri ve başarılarıBiyografi
  • Doğu Demirkol kimdir? Hayatı, kariyeri ve başarılarıBiyografi
  • Joaquín Guzmán kimdir? Hayatı, kariyeri ve başarılarıBiyografi
  • Ümit Dikbayır kimdir? Hayatı, kariyeri ve başarılarıBiyografi
  • Seda Sayan kimdir? Hayatı, kariyeri ve başarılarıBiyografi
  • Abdullah Öcalan kimdir? Nasıl böyle alçaklaşabildi?Biyografi
  • II. Mehmed kimdir? Hayatı, kariyeri ve başarılarıBiyografi
Pusnet

Alanya ve Antalya öncelikli, doğrulanmış ve tarafsız yerel haber platformu.

Kurumsal
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • Künye
  • Düzeltme Politikası
  • İletişim
Yasal
  • Gizlilik Politikası
  • KVKK
  • Çerez Politikası
  • Kullanım Şartları
  • Ziyaretçi Aydınlatma
Keşfet
  • Son Dakika
  • Gündem
  • Bölgeler / İl Haberleri
  • RSS Beslemesi
  • Atom Beslemesi
© 2026 Pusnet. Tüm hakları saklıdır.
  • Keşfet
  • Ara
  • Bildirim
  • Profil