Metin Akpınar, 2 Kasım 1941'de İstanbul'da doğan Türk tiyatro, sinema ve dizi oyuncusudur. Özellikle Türkiye'de kabare tiyatrosunun gelişmesindeki rolü, Devekuşu Kabare Tiyatrosu'ndaki uzun soluklu çalışmaları ve Zeki Alasya ile oluşturduğu “Zeki-Metin” ikilisiyle tanındı. Sahne sanatları ile Yeşilçam arasında kurduğu güçlü bağ sayesinde hem tiyatro seyircisinin hem de geniş sinema izleyicisinin yakından tanıdığı sanatçılardan biri haline geldi.
Metin Akpınar kimdir ve nerede doğdu?
Metin Akpınar, beş çocuklu bir ailenin tek erkek çocuğu olarak İstanbul'da dünyaya geldi ve çocukluk yıllarını Aksaray çevresinde geçirdi. İlköğrenimini 45. İlkokul'da, ortaöğrenimini Gedikpaşa Ortaokulu ve Pertevniyal Lisesi'nde sürdürdü. Üniversite yıllarında iki yıl Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde felsefe, iki yıl da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde hukuk eğitimi aldı; ancak bu iki programı da tamamlamadı. Sanata ilgisi ise öğrencilik yıllarında giderek ağır bastı.
Akpınar'ın tiyatroyla ilk ciddi teması 1957 yılında Yeşil Sahne'deki amatör çalışmalarla başladı. Ferdi Merter ve Erdinç Üstün'le birlikte hazırlık yaptığı oyun sahnelenmediği için bu dönemde seyirci karşısına çıkamadı. 1962-1965 yılları arasında Millî Türk Talebe Birliğinin tiyatro bölümünde yöneticilik yaptı ve çeşitli oyunlarda rol aldı. Sanat yaşamının en önemli ortaklıklarından birine dönüşecek olan Zeki Alasya ile de bu çevrede tanıştı.
Metin Akpınar'ın profesyonel tiyatro kariyeri nasıl başladı?
Metin Akpınar profesyonel oyunculuğa 1964 yılında Ulvi Uraz Tiyatrosu'nda, Haldun Taner'in “Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım” adlı eserinde rol alarak başladı. 1966'da Gen-Ar Tiyatrosu'nda çalışmasının ardından, 1967 yılında Türkiye'deki kabare tiyatrosu geleneğinin en önemli kurumlarından biri olacak Devekuşu Kabare Tiyatrosu'nun kurucuları arasında yer aldı. Haldun Taner, Ahmet Gülhan ve Zeki Alasya gibi isimlerle başlayan bu oluşum, güncel toplumsal ve siyasal meseleleri mizah üzerinden sahneye taşıyan yapısıyla Türk tiyatrosunda belirgin bir iz bıraktı.
Devekuşu Kabare'nin ilk oyunlarından “Vatan Kurtaran Şaban”daki Şaban karakteri, Akpınar'ın geniş kitlelerce tanınmasında önemli bir dönüm noktası oldu. Haldun Taner ve Ahmet Gülhan'ın 1978'de topluluktan ayrılmalarının ardından Akpınar, tiyatronun 1992'de kapanmasına kadar idari müdürlük görevini yürüttü. Bu dönem yalnız oyunculuğuyla değil, tiyatronun organizasyonu ve devamlılığı üzerindeki sorumluluğuyla da kariyerinde ayrı bir yer tuttu.
“Astronot Niyazi”, “Ha Bu Diyar”, “Haneler”, “Keşanlı Ali Destanı”, “Aşk Olsun”, “Deliler”, “Geceler”, “Yasaklar”, “Beyoğlu Beyoğlu”, “Reklamlar” ve “Dün Bugün” gibi yapımlarda yer alan Akpınar, özellikle 1970'ler ve 1980'lerde kabare tiyatrosunun geniş salonlara ve farklı seyirci kesimlerine ulaşmasında etkili oldu. Devekuşu Kabare'nin oyunları, dönemin gündelik yaşamından bürokrasiye ve toplumsal değişimlere kadar geniş bir alanı mizahın konusu haline getiriyordu. Akpınar'ın sahne oyunculuğu da hızlı diyalog, gözlem gücü ve toplumsal mizah üzerine kurulu bu geleneğin öne çıkan unsurlarından biri oldu.
Zeki Alasya ile kurduğu Zeki-Metin ikilisi neden önemliydi?
Metin Akpınar'ın sanat yaşamının en bilinen dönemlerinden biri Zeki Alasya ile birlikte oluşturduğu “Zeki-Metin” ikilisidir. Tiyatrodaki uzun süreli arkadaşlıkları sinemaya da taşındı. İkili, farklı kişilik özelliklerine sahip karakterleri karşı karşıya getirerek dönemin kentleşme, geçim sıkıntısı, bürokrasi, sınıf farklılıkları ve toplumsal dönüşüm gibi konularını komedi içinde işledi. Bu ortaklık, Türk sinemasında birlikte anılan komedi ikilileri arasında kalıcı bir yer edindi.
Akpınar'ın sinema serüveni Ertem Eğilmez'in yönettiği “Tatlı Dillim” ile başladı. 1974 yapımı “Mirasyediler”den itibaren Zeki Alasya ile birçok filmde birlikte kamera karşısına geçti. “Nereye Bakıyor Bu Adamlar”, “Hasip ile Nasip”, “Sivri Akıllılar”, “Beş Milyoncuk Borç Verir misin?”, “Petrol Kralları”, “Cafer'in Çilesi” ve “Güler Misin Ağlar Mısın” gibi filmler, ikilinin sinema kariyerinin tanınan örnekleri arasında yer aldı. Zeki-Metin birlikteliği yalnızca güldürüye değil, ekonomik ve toplumsal sorunların popüler sinemanın diliyle anlatılmasına da dayanıyordu.
İkili 1990'ların başında televizyon ekranlarında “Zeki-Metince” adlı yapımla da birlikte yer aldı. Devekuşu Kabare'nin 1992'de kapanmasıyla Akpınar'ın tiyatro sahnesindeki düzenli dönemi sona erdi. İstanbul Film Festivali'nin “İyi ki Yapmışım” belgeseli için hazırladığı tanıtım metninde de Akpınar'ın 1992'den sonra tiyatro sahnesinde olmadığı, ancak televizyon, sinema ve kayıt altına alınabilen Devekuşu Kabare oyunları sayesinde yeni kuşaklarla buluşmayı sürdürdüğü belirtiliyor.
Metin Akpınar'ın öne çıkan filmleri ve rolleri neler?
Akpınar, Zeki Alasya ile ortak çalışmalarının ardından kariyerini farklı sinema projeleriyle sürdürdü. 1999'da Sinan Çetin'in yönettiği “Propaganda” filminde Rahim karakterini canlandırması, ileri dönem sinema kariyerinin dikkat çeken rollerinden biri oldu. Filmden sonra oyunculuk yoluna tek başına devam edeceğini açıkladı. 2000'de “Abuzer Kadayıf” filminde Adıyamanlı bir türkücü karakterini oynadı. İbrahim Tatlıses, filmde anlatılan karakter ile kendi yaşamı arasında benzerlik bulunduğu gerekçesiyle filmin dağıtımının durdurulması talebiyle dava açtı; ancak mahkeme bu talebi kabul etmedi ve yapım gösterime girdi. Akpınar, 2002'de “Rus Gelin” filminde de rol aldı.
Metin Akpınar'ın sanatındaki temel özelliklerden biri, tiyatro disiplinini sinema oyunculuğuna taşımasıydı. Kabarede doğrudan seyirciyle kurulan ilişki, zamanlama ve sözlü mizah; oynadığı filmlerde daha geniş bir popüler komedi biçimine dönüştü. Akpınar ve Alasya'nın eski filmlerinin televizyonlarda sık sık yeniden gösterilmesi, ikilinin 1970'ler ve 1980'lerde ürettiği yapımların sonraki kuşaklar tarafından da tanınmasını sağladı.
Metin Akpınar hangi ödülleri aldı ve sanat eğitimine nasıl katkı verdi?
Uzun sanat yaşamı boyunca çeşitli onur ödüllerine değer görülen Akpınar, 2008'de İsmail Dümbüllü Ödülleri kapsamında Yaşam Boyu Onur Ödülü aldı. 2010 Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde Yaşam Boyu Onur Ödülü'ne, 2011 Uluslararası İstanbul Film Festivali'nde ise Onur Ödülü'ne layık görüldü. Oyunculuğunun yanında akademik ortamda da deneyimini aktaran Akpınar, Haliç Üniversitesi ve Okan Üniversitesi konservatuvarlarında “Tiyatroda Kabare Tarihi” dersleri verdi.
Akpınar'ın yaşamı ve sanat anlayışı sonraki yıllarda belgesel ve kitap çalışmalarına da konu oldu. Yönetmen Selçuk Metin'in imzasını taşıyan “İyi ki Yapmışım” belgeseli, sanatçının kendi anlatımı ile yakın çevresinin tanıklıklarını bir araya getirerek onun kariyerini Türkiye'nin yakın tarihiyle birlikte ele aldı. Belgeselin dünya prömiyeri 2020 yılında 39. İstanbul Film Festivali kapsamındaki Ulusal Yarışma Ödül Töreni'nde yapıldı.
Gazeteci ve yazar Zeynep Miraç'ın Akpınar'la yaptığı uzun söyleşilere dayanan “Sahneye Adanmış Bir Ömür: Metin Akpınar” adlı biyografi kitabı ise 2022'de yayımlandı. Kitapta Akpınar'ın çocukluğundan tiyatroya yönelişine, Zeki Alasya ile dostluğundan Devekuşu Kabare yıllarına ve Ulvi Uraz ile Haldun Taner gibi sanatçılarla ilişkisine kadar geniş bir dönem ele alındı; sanatçının özel albümünden fotoğraflara da yer verildi.
Metin Akpınar'ın özel hayatı ve diğer çalışmaları neler?
Metin Akpınar, 1961 yılında Göksel Özdoğdu ile evlendi. Sanatın dışında çeşitli ticari girişimlerde de bulundu. 1992'de KİPA marketler zincirinin kurucu ortakları arasında yer aldı; daha sonra İzmir Kent Hastanesi'nin kuruluşuna ortak oldu ve yönetim kurulunda görev yaptı. Siyasi görüşünü sosyalist olarak tanımlayan Akpınar'a 1991 ve 1995 yıllarında Demokratik Sol Parti'den milletvekili adayı olması yönünde teklifler geldi, ancak bu teklifleri kabul etmedi.
Akpınar'ın özel hayatı 2023 yılında görülen bir soybağı davasıyla yeniden kamuoyunun gündemine geldi. Duygu Nebioğlu ve Sevgi Nebioğlu'nun biyolojik kızları olduğu ortaya çıktı. Akpınar yaptığı açıklamada ikiz kardeşlerin yıllar sonra kendisine ulaştığını, onları tanıdıktan sonra çocukları olarak kabul ettiğini ve eşi Göksel ile birlikte maddi ve manevi destek sağlamaya çalıştıklarını belirtti. Hukuki sürecin ardından Duygu Nebioğlu, 13 Ekim 2023 itibarıyla Akpınar'ın nüfusuna geçti. Akpınar ayrıca Sevgi Nebioğlu Katkıcı üzerinden iki erkek torun sahibidir.
Metin Akpınar'ın kariyeri, Türkiye'de modern kabare tiyatrosunun kuruluş yıllarından Yeşilçam komedilerine, televizyon yapımlarından belgesel ve biyografi çalışmalarına uzanan altmış yılı aşkın bir sanat dönemini kapsıyor. Devekuşu Kabare'deki üretimi ve Zeki Alasya ile geliştirdiği sahne-sinema ortaklığı, Türkiye'nin yakın tarihindeki toplumsal değişimleri mizah üzerinden anlatan kalıcı örnekler ortaya çıkardı. Hayatını anlatan çalışmaların da vurguladığı üzere Akpınar'ın biyografisi yalnızca bir oyuncunun kariyerini değil, Türkiye'de kabare tiyatrosunun ve popüler komedinin geçirdiği dönüşümün önemli bir bölümünü de yansıtıyor.
